Çin Amerika’yı korkuttu

Pekin, Washington ve Ankara’nın arasını bozdu. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki, Türkiye’nin kendi füze savunma sistemini Çin’le işbirliğinde üretme kararına yönelik ciddi kaygıları olduğunu açıkladı. Çin, Rusya’nın S-300P füze sisteminin değiştirilmiş kopyası olan HQ-9 sistemiyle ihaleyi kazanarak ABD’nin ticari ve politik hırslarına darbe indirdi.

Amerikan şirketi Raytheon, Türkiye Silahlı Kuvvetleri’ni füze savunma sistemleriyle donatma hakkını Çin’in hassas araç ithalat-ihracat şirketi CPMIE’ye kaybetti. İhaledeki yenilgi, silah satışında dünya birincisi olan ABD’yi çok üzdü. Çin, sözleşme tutarında ABD’nin gerisinde olsa da silah ihracatı artış temposunda önde bulunuyor. Bu sefer, Çin’in HQ-9 füze savunma sistemleri sevkiyatlarına ilişkin finansman şartları ve teknolojileri Türkiye’ye devretmeye hazır olması, Amerikan PAS 3 füze sistemlerinin taktik ve teknolojik nitelikleri karşısında ağır bastı. Öte yandan Ankara’nın seçimini Çin sisteminden yana yapmasının bir diğer nedeni de çok yönlü dış politikayı uygulama çabaları olabilir. Rus askeri dergi “Ratsionalnaya oborona” başyazarı İgor Korotçenko, aslında ABD’yi bu nedenin kızdırdığını söyledi:

“Çin, füze sistemini Türkiye’ye teklif ederek ABD’nin hayati çıkar alanına tecavüz etti. Amerikalılar, Türkiye’nin “Patriot” füze sisteminin geliştirilmiş sürümünü satın alacağını umuyordu. Ancak Türkiye yönetimi aniden Çin’in önerisini kabul etti. Bu durum, Amerikalıların planlarını altüst etti ve Türkiye’nin ilerideki davranışını ve askeri-teknolojik politikasını tahmin edilmez yapıyor.”

ABD, Türkiye’ye çok kızdı. Ankara, NATO’nun gayri resmi tüm konularda Washington’la mecburi dayanışma ilkesini göz ardı etti. Aslında sorun, bu argümanın ihale galibini belirlemede etkili olmaması değil. Türkiye, kendi füze savunma sistemini, ABD’nin yatırımlarına maruz kalan bir Çin şirketiyle işbirliğinde oluşturacak. CPMIEC, İran, Kuzey Kore ve Suriye’ye askeri teknoloji ve silah öğeleri sevkiyatını yaptığı gerekçesiyle ABD’nin kara listesinde yer alıyor.

Washington, Ankara’nın Pekin ile askeri işbirliğini geliştirmeden duyduğu tedirginliği dile getirmekle yetinmeyeceğini belirtti. Sözleşme henüz hükümet tarafından onaylanmadığı için Türkiye’ye baskı yapmak niyetinde. Jen Psaki, Başkan Barak Obama yönetiminin Türkiye makamlarının kararı yeniden gözden geçirmesini bekleyip beklemediği sorusuna “Görürüz” yanıtını verdi. Öte yandan Ankara’nın inatçılığı durumunda Washington’un ne gibi önlem alabileceği sorusunu da yanıtlamaktan kaçındı. ABD Dışişleri Sözcüsü, “Hipotetik yorumlara girmek istemem” dedi.

Ankara, Pekin’le işbirliğinin olası sonuçlarını önceden hesapladı. Bu nedenle muhtemelen geri adım atmayacak. Çin de silah ihracatındaki büyük başarısını daha da geliştirmek için elinden geleni yapacak. Zira söz konusu sadece Çin’in silah ihracatı tarihinde en büyük anlaşmayı imzalaması değil, bölgesinde başlıca rol oynamayı çalışan bir ülkede jeopolitik mevzilerini güçlendirmesidir.

Çin ve Türkiye’yi, teknoloji devretmenin somut teknik parametreleri ve NQ-9 füze sistemini Türkiye’nin taleplerine göre modifikasyonu konularında uzun ve zor müzakereler bekliyor. Üstelik Türkiye, NATO üyesi olarak ittifak ülkeleri için ortak askeri inşaatın tüm yönlerini gizli tutmak zorunda. Türkiye, bilgi sızıntısını önleyebileceğini ortaklarına garanti edebilecek mi? Zira füze savunma sistemleri üretecek ortak fabrikada ve radar ile füzeatar montajlarında Türk uzmanları Çinli ortaklarla omuz omuza çalışacak.

Rusya'nın Sesi / 02.10.13