Karayolu işçisine 'sendikacı' tehdidi!

Karayolları'nda örgütlü Yol-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı İsmet Tan Antalya Bölge Müdürlüğü bünyesinde çalışan Yol-İş Üyesi Cengiz Topel'i tehdit etti. Sendika bürokratları bu tür baskı ve tehtidlerle öncü işçilerin tepkisi kırılmaya çalışılıyor. Yaşanan olaya ilişkin Karayolları Kayseri 6. Bölge’de öncü işçiler açıklamasını sunuyoruz.


Yol-İş ağası İsmet Tan’ın tehditlere pabuç bırakmayacağız!

Birleşen işçiler yenilmezdir!

Antalya Bölge Müdürlüğü bünyesinde çalışan Yol-İş Üyesi Cengiz Topel tehdide maruz kaldı. Asıl üzerinde durulması gereken tehdidin Yol-İş Genel Başkan Yardımcısı tarafından yapılmış olmasıdır. Bu tehdide papuç bırakmayacağımızı ilan etmek istedik.

Öncelikle biz kendimizi tanıtalım. Biz birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için anlayışına , birleşen işçilerin yenilmeyeceğine inanıyoruz. Bizler Karayolları'nın özelleştirilmesine karşı bayrak açan, taşeron işçilerin güvenceli, sendikalı olarak çalışması gerektiğine inanan ve yıllardan beridir hakları ve gelecekleri için mücadele eden Karayolları Kayseri 6. Bölge Müdürlüğü bünyesinde çalışan öncü işçileriz. Son süreçte açtığımız KARA yolları 6. bölge işçileri adlı facebook sayfasından da duygu ve düşüncelerimizi dile getiriyoruz. Ayrıca aylık olarak çıkardığımız Karayolları İşçileri Bülteni aracılığı ile Karayolları işçilerini özelleştirme ve taşeronlaştırmaya karşı mücadeleye çağırıyoruz.

Türkiye Yol-İş sendikamız Genel Başkan Yardımcısı İsmet Tan, Cengiz Topel Dikbaş adlı işçiyi neden tehdit etti? Yoksa Cengiz Topel işçi davasına ihanet edip son satış sözleşmesine imza mı atmıştı? Karayolları'nda ve kamuda çalışan binlerce işçinin güvenceli, sendikalı çalışması için çaba mı göstermemişti? İsmet Tan bu nedenlerle Cengiz Topel’i tehdit etseydi bütün karayolu işçileri onu alkışlardı. Zira onların elindeki tüm silahlar işçi sınıfına çevrilidir.

İsmet Tanlar bir defa olsun tehdit silahını işçilerin haklarını kazanması için kullanmadılar.

Cengiz Topel Karayolları Çalışanları Bilgi Paylaşım Platformu adlı internet sitesinde yazılar yazıyor. Aynı zamanda Karayolları'nın özelleştirilmesi sürecine muhalif olan tutumuyla öne çıkıyor. İsmet Tan önce Cengiz Topel’e yönelik olarak sitede yazı yazmaması için aba altından sopa gösterdi. Ardından da kamu da gerçekleşen satış sözleşmesini sitede yayınlaması, taşeron işçilerin güvenceli ve sendikalı çalışmasının, taşeron işçilerin mahkeme kararlarının uygulanmasına dair bir maddenin sözleşmede yer almamasını eleştirmesi nedeniyle açıkça tehdit etti. İsmet Tan Cengiz Topel’i telefonla arayarak “eceli gelen köpek cami duvarına işer” dedi.

İsmet Tanlar'ın ilk icraatı bu da değildir. Daha önce Karayolları Kayseri 6. Bölge işçisi Şinasi Topçu’yu yıllarca sürgüne göndermişlerdi. Bununla da yetinmeyen İsmet Tan’lar Şinasi Topçu adlı işçiyi sendika üyeliğinden atmaya kalkmışlardı. Sendika üyeliğinden atmayı içeren kirli hesap mahkeme kararıyla bozulmuştu.

İsmet Tan’ların temel görevi işçilerin ekonomik ve sosyal haklarını korumaktır. Bunun için son kamu sözleşmesinde gerekirse AKP iktidarına karşı grev tehdidinde bulunmaları ve gereğini yapma cesaretini göstermeleri gerekirdi. İsmet Tanlar ne yaptılar? Yaklaşık 200 bin civarındaki kamu işçisine ilk ve ikinci 6 ay için yüzde 4'er zam üçüncü ve dördüncü 6 aylar için ise yüzde 3 fark içeren sözleşmeye evet dediler. İsmet Tan’lar ilk görüşmeye oturduklarında ücretlere yüzde 10 zam ve taşeron işçilerine ilişkin mahkeme kararlarının uygulanmasına ilişkin taleplerini böylece yalayıp yutmuş oldular.

Daha önce de asgari ücret konusunda da İsmet Tanlar'ın yönetim kademelerinde bulunduğu TÜRK-İŞ işçilerin çıkarlarını temel alarak değil, “ülke ekonomisinin” ve “patronların da olumlu sonuçlar” alacağı mantığı ile masaya oturdular. İşçiyi açlığa mahkum eden, asgari sefalet ücretine onay verdiler. Yani varlık nedenlerinin sermayeyi korumak olduğunu bir defa daha ispatladılar.

İsmet Tan’lar vb. ağalarının borusunun öttüğü Türk-iş asgari ücretin, “İşçi ve ailesinin günün ekonomik ve sosyal koşullarına göre insanca yaşamasını (mümkün) kılacak, insanlık onuruyla bağdaşacak bir düzeyde olması”nı dile getirdiler. Kamu işçilerini de sözleşmeleriyle ilgili olarak buna benzer söylemlerle oyaladılar. Ama talepleri kabul ettirmek için nasıl bir mücadele programı ortaya koyacaklarından hiç bahsetmediler. İşçilerin katılımını örgütlemek için kıllarını bile kıpırdatmadılar. “Biz ne yapalım? Biz istedik vermediler!” dediler. İşçiler harekete geçirmemek, eylemden uzak tutmak için tüm hünerlerini sergilediler.

Tehditlere pabuç bırakmamak için safları sıklaştıralım!

Karayolları 6. Bölge işçileri özelleştirme ve taşeronlaştırmaya karşı olduğumuzu ilan ediyoruz. Haklarımıza ve geleceğimize sahip çıkıyoruz. Eşit işe eşit ücret istiyoruz. Taşeron işçilerin kadroya alınmasını, bu yolda verilmiş mahkeme kararlarının uygulanmasını talep ediyoruz. Karayollarında çalışan tüm işçilerin sendikalı olması gerektiğine inanıyoruz. Karayolları’nın makinelerinin, araçlarının müteahhitlere teslim edilmesini cinayet olarak görüyoruz. Yapım ihalesi adı altında hizmet alımı yapan, müteahhit firmalarını ihya eden düzene tepki duyuyoruz.

Cengiz Topel ve öncü karayolu işçilerini tehdit eden Özelde İsmet Tan’a genelde tüm Yol-İş Genel Merkezi'nden taleplerimizi savunmalarını beklemek ölüden gözyaşı beklemekle eş değerdir. Öyleyse safları sıklaştıralım. Birliğimizi sağlayalım. Bunu başarırsak, gerçek gücün karayolu işçileri olduğunu İsmet Tan’lara gösteririz.

Tehditler bizleri yıldıramaz!
Kahrolsun sendika ağaları!
Özelleştirme saldırısını durdurmak için ileri!
Birleşen işçiler yenilmezdir!
Taşeronlaşmaya hayır!
Birleşen işçiler yenilmezdir!

Karayolları Kayseri 6. Bölge’den öncü işçiler