Ana Sayfa / Basın / 
05.09.2008
31.08.2006 05:14

AKP'nin Lübnan kararı yeni Ortadoğu ve İran'la ilgili - Saad Muhyu

 

Türkiye'nin Güney Lübnan'a konuşlandırılacak çokuluslu güce katılma ihtimali ne anlama geliyor? AKP hükümeti katılımın sınırlı kalacağını belirtti.

Bu güçlerin boyutu sembolik olacak ve misyonu sivil ve insani konularla sınırlanacak.

Muhalefet ise karara karşı. Laikler Başbakan Erdoğan'ı ülkeyi İslam dünyasına yaklaştırmakla suçlayarak bu adıma karşı sert bir kampanya başlattı. Wall Street Journal da, iktidara gelmesinden bu yana AKP'nin ulusal Türk kimliğini ümmet kimliğiyle değiştirmeye ve Ankara'yla Tel Aviv arasındaki stratejik koalisyonu bitirmeye çalıştığını söyleyerek daha da ileriye gitti.

 

Karşı tarafta da tezat yorumlar var. Örneğin, Erdoğan'a ve Hizbullah lideri Nasrallah'a yakın Lübnanlı Türkiye uzmanı Muhammed Nureddin, Türk güçlerinin güneye gelmesinin 'İsrail'e hizmet olarak görüleceğini' ifade ediyor. Arap Birliği Araştırmaları Merkezi'nin yayımlayacağı araştırmasında Nureddin şöyle diyor: 'İsrail Türk askerlerinin çokuluslu güce katılmasını hatta onları komuta etmesini istiyor. Çünkü Türkiye NATO üyesi, laik ve Müslüman bir ülke. Ordusu iyi eğitimli ve epey profesyonel.'


Nureddin şu uyarıda da bulunuyor: 'Türkiye'nin İran dahil ilgili taraflarla uzlaşmadan yapacağı katkı, Tahran'la ilişkilerini Şii-Sünni hassasiyeti gibi tehlikeli bir alanda gerecek.' Radikal yazarı İsmet Berkan da bunu destekliyor: 'Türk güçleri istikrarsız bir bölgeye gidecek ve er ya da geç Hizbullah'la çatışacak. Ankara'nın avantajı şüpheli. Zira nihayetinde Hizbullah İran uzantısı. Bu İran'la çatışmak anlamına gelir'.

 

Kim haklı? Lübnan'daki Türk rolünü ulusal kimlik üzerinde tehlike olarak gören laikler ve Amerikalılar mı yoksa bu adımı İsrail'e hizmet olarak yorumlayan İran ve Hizbullah taraftarları mı?

 

Nükleer silah yarışı başlar mı?


Durumun yarattığı şaşkınlık, Türkiye'deki görüşlerin sadece Lübnan'daki çekişmeyle değil, İran'ın nükleer silahlarıyla da ilgili olduğunun farkına varınca ortadan kalkıyor. Nükleer bomba ve uzun menzilli füzelere sahip bir İran dengeleri altüst eder ve Türkiye'nin Ortadoğu ve Orta Asya'daki konumunu tehlikeye atar. Türkiye 'yeni Ortadoğu' için hazırlanan haritanın yemek listesinde değil misafir listesinde bulunmak istiyor. 
Bunlar, meclis onay verirse Türkiye'nin katılımının sembolik kalacağı anlamına geliyor. Sonuçta, Ortadoğu'da bir dönüm noktası yaşanıyor. Peki Türkiye'yle İran arasında bir nükleer silahlanma yarışı başlar mı? (Birleşik Arap Emirlikleri gazetesi Haliç, 30 Ağustos 2006)


(Radikal, 31 Ağustos ’06)


YAZICIYA GONDER


August
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
28 29 30 31 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31