19.10.2006 07:35
DTP'den "iç dinamiklere" barış bildirisi - Erdem Toprak -ANF
ANKARA (19.10.2006)- Toplumda artan barış taleplerini dikkate alan DTP, bütün kesimlerle bağlantıya geçmek için harekete geçti. Kalıcı barışın tesis edilmesi için toplumun bütün kesimlerini harekete geçirmeyi hedefleyen DTP, bu amaçla hazırladığı bildiriyi binlerce sivil toplum örgütüne göndermeye başladı. DTP’nin bildirisinde, barış fırsatının bir kez daha heba edilmemesi için iç dinamiklerin inisiyatif alması talep edilirken, milliyetçi şovenist girişimlere de prim verilmemesi isteniyor. Bildiride, “tek bir insanın ölmemesi, halkların bir birini boğazlamaması, Türk ve Kürt halklarının birliği” için tüm örgütler duyarlı olmaya çağrılıyor.
Demokratik Toplum Partisi Merkez Yürütme Kurulu geçtiğimiz günlerde, ateşkesin kalıcı barışa dönüştürülmesi için kampanya başlatma kararı aldı. Karar doğrultusunda, Türkiye’deki iç dinamiklerin de bu süreçte aktif rol alması için PKK’nin ardından sivil toplum örgütlerine çağrı yapılmaya başlandı. Son günlerde Türkiye kamuoyunun yanısıra AB ve ABD yetkilileriyle de Kürt sorununun çözümü için çeşitli temaslarda bulunan DTP yönetimi; Kürt sorununun dış etkenlerden ziyade iç dinamiklerin sorunu olduğu düşüncesiyle bu kesimlere yöneldi.
5 BİN ÖRGÜTE ÇAĞRI
Türkiye’de son günlerde ateşkes süreci tartışma ortamı başlatırken, bu sürecin önemli bir aktörü olan DTP, çözüme katkı sağlamak ve şovenist girişimlerin önüne geçmek amacıyla hazırladığı bildiriyi, ulaşabildiği tüm sivil örgütlere göndermeye başladı. Bildiri kampanyası, TÜSİAD, TOBB, Türk-İş, DİSK, Hak-İş, KESK, Kamu Sen, Memur Sen, TMMOB, TTB, TBB, İHD, Mazlumder ile bunlara bağlı örgütler ve bu örgütlerin şubeleri, sanayi ve ticaret odalarından esnaf ve çiftçi birliklerine, fikir ve sanat örgütlerinden gazete okurları derneğine kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Kampanya kapsamında yaklaşık 5 bin örgüte faks ya da e-posta yoluyla ulaşılacağı tahmin ediliyor.
‘ON BİNLER ÖLMESİN’
“Sayın Barışseverler” diye kaleme alınan bildiride, Kürt sorununun çözülmemesi nedeniyle on binlerce insanın yaşamını yitirdiği hatırlatılıyor ve bu acıların bir daha yaşanmaması için sorunun barışçıl yollarla çözülmesi gerektiği vurgulanıyor. Barış bildirisinde silahlı çatışmaların, ağır kayıplara yol açtığı ve büyük acılara neden olduğu belirtiliyor. Bildiride, çatışmaların durması için harcanan çabaların “savaşın sürmesinden yarar uman güçlerce” boşa çıkarıldığına dikkat çekiliyor.
Türkiye’de son dönemlerde silahların susmasının toplumda olumlu beklentilere yol açtığı ifade edilen bildiride, şöyle deniliyor: “Temmuz 2005’te Başbakan Tayip Erdoğan’ın Diyarbakır’da yaptığı konuşmada Kürt sorununa sahip çıkması, ‘devlet geçmişte hatalar yapmıştır, sorun demokratikleşmeyle çözülecektir’ demesi iyimser beklentiler yaratmıştı. Ancak geçen sürede sorunun çözümü yolunda hiçbir adım atılmadı. Tersine savaş yeniden tırmandı. Milliyetçi-şoven bir dalga ile halklarımızın arasında uçurumlar yaratmak isteyenlerin faaliyetleri çoğaldı.”
ETNİK ÇATIŞMA TEHLİKESİ
Bildiride, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl yollarla çözülmemesi halinde, şiddet ve baskı politikalarının devreye gireceği ve bunun da halklar arasında etnik bir çatışma tehlikesine yol açacağı uyarısı yapılıyor.
Bildiride, barış için son dönemlerde yapılan olumlu girişimlere atıfta bulunularak, şu görüşler savunuluyor: “Çatışma ve şiddet ortamının yok edilmesi, toplumsal barışın sağlanması, Kürt sorununun demokratik, sivil çözümü ülkemizin ve halklarımızın geleceği açısından son derece büyük önem taşımaktadır. Bu gelişmeler karşısında uzun süredir aydınlar, insan hakları savunucuları, sendikalar, tüm demokrasi yandaşları ve barış güçleri, çatışmaların ve akan kanın durması, sorunun barışçıl ve demokratik yoldan, diyalogla çözülmesi çağrılarını yoğunlaştırmakta ve barış taleplerini yükseltmektedir. Bu çabalara çeşitli uluslararası ve bölgesel odaklar da katılmış bulunuyor.”
‘ATEŞKES HEBA EDİLMESİN’
Bildiride, DTP’nin yaptığı ateşkes çağrısına PKK’nin olumlu yanıt verdiği hatırlatılarak, kamuoyunda memnuniyetle karşılanan bu kararın kalıcı barışa dönüşmesi için sivil toplumun da önemli bir rol üstlenmesi gerektiği belirtiliyor. Barış için çaba göstermeye hazır olan örgütlerle birlikte hareket etmeye hazır olduğunu açıklayan DTP’nin bildirisi şöyle devam ediyor:
“Ateşkes henüz barış değildir ama bu yönde yaratılmış çok önemli bir fırsattır. Sorunun tartışılabilmesi için bile bütün silahların susması gerekir. DTP, Kürt sorununun çözümünün iç dinamiklerle yaratılmasından yanadır. Öyleyse bizler, uzun süredir savaşın sona ermesini isteyen barış yanlıları, bu süreci geliştirme sorumluluğuyla yüz yüzeyiz. Tek bir insanımızın bile yaşamını yitirmemesi için; halklarımızın birbirini boğazlaması değil, onurlu, özgür ve eşit bir Türk-Kürt birliği içinde geleceğini kardeşçe inşa etmeye girişebilmesi için cesur ve kararlı adımlar atmayı bilmeliyiz. Bu düşüncelerle sizleri, ateşkes sürecinin bu kez heba edilmesini önlemeye, savaşı yaratan koşulların ortadan kaldırılması, silahların tümden susması ve halklarımızın özgürlüğü ve demokratik bir Türkiye için kalıcı bir barış ortamının yaratılması yönünde tüm enerjimizi birleştirmek üzere dayanışmaya çağırıyor, hepimizin geleceğini ilgilendiren bu hayati sorunlar ve süreçle ilgili görüşlerinizi bizimle paylaşmanızı bekliyoruz.”
(ANF NEWS AGENCY)