24.10.2006 10:19
Demokrasinin Esas Çocuğu: Ağar - Nazım Alpman
İSTANBUL- DoğruYol Partisi Genel Başkanı Mehmet Ağar, kendisini ve icraatlarını yakından tanıyan herkesi şaşırtarak yoluna devam ediyor.
Bayram günü de Sabah’a verdiği röportajda “dağda silah yerine ovada siyaset” tezi üzerinden milim şaşmadan konuşuyor. Kendisini adres göstererek eleştiren Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’a da bugüne kadar ki en ağır eleştiriyi yapıyor:
-Kodu mu oturtan paşa cephede olur!
Mehmet Ağar’ın bir başka şaşırtmacası da PKK saflarında ölen militanların anneleriyle ilgili “yeni görüşünde” ortaya çıkıyor:
-Ben anaları ayırmam. Çocuğu olmayan bu acıyı anlayamaz.
Ağar eski Türk fimlerinde sıkça rastladığımız “ayılma” dönemi yaşayan esas çocuk profili veriyor. Hani geçirdiği ağır travma sonrası hayattan kopan başrol oyuncusu, filmin sonuna doğru şiddetli bir şokla kendine gelir. Ve bütün gerçekleri hatırlar!
Ağar şimdi tam bu rolün adamı halinde:
-Çok fazla polisi, çok fazla silahı olan devlet güçlü değildir. Çok fazla demokrasi ve hukuk devleti olursa güçlüdür!
Peki ya eski Ağar?
Bütün karanlık işlere bulaşmış tetikçilerin en yakınında ortaya çıkan bir Ağar izi? Abdullah Çatlı’nın sahte kimliğindeki yetkili imzasıyla, Haluk Kırcı’nın nikahında şahitlik imzasını nasıl değerlendireceğiz?
Ağar’ın bunlara da yanıtı var:
-Polisken bürokrattım, bana verilmiş alan vardı. Söylenen her şeyi yaptım!
Mehmet Ağar’ın söylediği bir şey daha var ki, yıllardır demokrasiyi kendine dert edinenlerin dillerinde biten tüyü kopartıp alıyor:
-Türkiye birilerinin dayatmasıyla değil, kendi meselelerini kendi çözen ülke olmalıdır.
Ülkenin son 25 yılına damga vurmuş bir ekibin önde gelen ismi olarak Mehmet Ağar’ın yüksek sesle dile getirdiklerine bakınca doğal olarak soruluyor:
-Ağar’a böyle ne oldu?
Sevenleriyle birlikte, karşıtları da aynı çekinceli iyimserlik durağına geliyorlar:
-Demokrasinin esas çocuğu “derin” uykudan uyandı!
(sansursuz.com, 24 Ekim 06)