Ana Sayfa / Basın / 
03.12.2008
25.10.2006 10:13

ABD Seçimleri-II: 'Yükselen Dalga'nın Arkasındaki Enerji - Ergin Yıldızoğlu

 

Pazartesi günü, ABD Kongre seçimlerinde, Cumhuriyetçilere büyük bir toplumsal hoşnutsuzluk dalgasının çarpacağına ilişkin yorumları irdelemiştim. Bugün bu dalgaya enerjisini veren süreçlere bakacağım.

 

Ekonomi, dış politika

 

Ekonomi: Clinton döneminden devralınan bütçe fazlasının yerini büyük bir bütçe açığı aldı. Ücretlerde gerilerken, zenginleri kayıran vergi indirimleri dikkat çekici bir servet transferi gerçekleştirdi. Sağlık, eğitim hizmetleri alanında Bush yönetimi, hiçbir iyileşme getiremedi. Bu arada petrol fiyatları yükseldi, ev piyasasındaki köpük sönüyor, ekonomi yavaşlıyor, dış ticaret açığı, cari açık artıyor. Seçmen bu açıklarla işsizlik arasında ilişki kuruyor. ABD ekonomisiyle Çin ve Uzak Doğu ekonomileri arasıda oluşan mali-ticari dengesizlik özellikle korkutuyor; ABD’de bir iktidarsızlık duygusu yaratıyor. Seçmen tüm bunların faturasını, nedenlerini bir türlü açıklayamadığı bir savaşa milyarlarca dolar harcamaya devam eden Bush yönetimine çıkartma eğiliminde.

 

Dış politika: Bu, artık bir batalığa dönüşmüş olan Irak ve Afganistan’la sınırlı değil. Bush yönetimi Irak’ta kitle imha silahları konusunda yalan söylemişti; şimdi işlerin kötüye gittiğini, bir yenilginin gündemde olduğunu generaller, Cumhuriyetçi Parti (GOP) seçkinleri dahi kabul ediyorlar. Dış politikada başıbozukluk o düzeye ulaştı ki, Dışişleri’nden bir görevli El Cezire’ye konuşurken “Tarih bizi küstah ve aptal olarak anımsayacak” diyebiliyor.

 

ABD askerleri ölmeye devam ederken Bush yönetiminin bir değişiklik yapmaktaki acizliği seçmende düşkırıklığı yaratıyor. Ama daha genelde, seçmen, izlenen dış politikanın ABD’nin uluslararası konumu zayıflattığına giderek daha çok inanıyor. Bush’un orduyu kitle imha silahları olmayan Irak’a yolladıktan sonra, Kuzey Kore nükleer deneme yapınca, sorunun çözümünü, gelecekte kendine en büyük rakip olarak gördüğü Çin’e havale etmek durumunda kalması, kimsenin gözünden kaçmıyor. Nitekim, Brzezinski’nin yanı sıra Reagan dönemi Dışişleri Bakanı, Haig’in de Irak politikasını eleştiren koroya katılması (CNN, Late Edition, 22/10), James Baker’in, devreye girmesi, başkanlık ettiği komitenin hazırladığı raporun, seçimlerden sonra yayımlanacak olmasına karşı ana tezlerinin şimdiden basına sızması, GOP seçkinlerinin dış politika yönelimine el koymaya başladıklarını, Bush yönetiminin kulağının, babası tarafından, adeta başarısız bir öğrenci gibi çekilmekte olduğunu düşündüren bir görüntü oluşturuyor. Bu koşullarda, seçmenin, gittikçe artan bir kesiminin, karşılarındakinin “süngüsü düşmüş” bir yönetim olduğunu düşünmeye başlamaları da doğal.

 

Ve rezaletler

 

Bush yönetiminin seçimlerdeki ahlaki duruşuyla kazandığını ileri süren egemen anlayış, kürtaja, eşcinsellere düşman, kök hücre araştırmalarına karşı politikalarla, aile değerleri, dini değerler vb. üzerinde yapılan bir vurguyla destekleniyordu. Ancak Bush’un 2. döneminde patlak vermeye başlayan skandallar bu ahlaki üstünlük savının da, “Irak’taki kitle imha silahları” gibi bir mitoloji olduğunu gösterdi.

 

Önce GOP Meclis Başkanı Tom Delay hakkında yolsuzluk davası açıldı, adam istifa etmek zorunda kaldı. Lobici Abramot’un rüşvet skandalı; Abramof konuşmaya başlayınca çürümenin gerçek boyutlarını sergiledi. Bu arada Cumhuriyetçi politikacılar kendilerini seçmen önünde rezil etmeye başlamışlardı. Senato ve mecliste “10 Emir”in sergilenmesini isteyen Georgia adayı, Lynn Westmorlan, TV’de bu emirlerden üçünü bile sayamadı. Florida’da, yeniden sayımı engelleyen, “Başkanı son tahlilde Tanrı seçer” incisiyle meşhur Kahterin Harris aday. Texas’ın adayı Sam Johnson, Suriye’ye nükleer bomba atacak F-15’i bizzat kullanmak, Steve King, Meksika ile Amerika arasında 1000 kilometrelik bir duvar örmek istiyor. Pennsylvania adayı Dan Sherwood, kendisine taciz davası açan metreslerine miktarı açıklanmayan paralar ödüyor. Ama seçmeni en çok, GOP eşcinsellere karşı türlü kampanyalar yürütürken Kongre üyesi, eşcinsel Mark Foley’in, çocuk yaşta bir erkek stajyere gönderdiği mesajlar ve e-mailler sarstı. Daha da yaralayıcı olan partinin liderliğinin, örneğin Delay’ın yerine gelen Dennis Haster’in bu sorunun üzerini örtmeye çalışmış olmalarıydı (The New Republic, 30/10)

 

Bu süreçler dalganın geri çekilmek bir yana daha da güçlenebileceğini düşündürüyor. Örneğin Cumhuriyetçilerin tehlikede gördükleri iskemle sayısı başlangıçta 18’di. Pazartesi günü Los Angeles Times bu sayının 48’e yükseldiğini, Wall Street Journal’da müşterek bahislerde GOP’nin kazanma şansının düşmeye devam ettiğini bildiriyordu. Ama son 72 saatte tüm bu görüntünün değişebileceğine inananlar da var.

 

(Cumhuriyet, 25 Ekim 06)


YAZICIYA GONDER


December
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31 1 2 3 4