Ana Sayfa / Basın / 
20.11.2008
26.10.2006 00:51

'Düz ova siyaseti' - Yüksel Genç

 

Son günlerin en popüler tartışması 'düz ovada siyaset yapmak'tı. Bu tartışmaların şimdiden açığa çıkardığı sonuçları görmemek mümkün değil.

 

Söylem ortaya atıldığından bu yana 'ova siyaseti' fikriyle henüz karşılaşmış olmanın derin teesüflerini ima edenler kadar, siyaset yapmanın ancak belli tekellerle mümkün olduğunu ifade edenler de çıktı. Ve esasında var olanın değişiminden korkan dillerdi bunlar. Bir de bu sözü pozitif olarak önemseyenler, çözüme sunacağı katkıyı tartıp biçenler çıktı. Bu ikincisinin taraftarları kanımca daha yoğunluktaydı.

 

Bu denli yoğun bir kesim silah yerine diyalog siyasetini benimsiyordu da niçin şimdiye kadar güçlü dillendirmediler, sorusu birçoğumuzun aklına gelsede, Türkiye sistemine münhasır gerçeklikleri tanıyanlar bu söylemin peşinden de gitme gereği fazla duymazlar. Şimdi önemli olan bu sözün üstelik ulusalcılığı yanında, militer geçmişinden şüphe duyulmayacak biri tarafından söylenmiş olmasıdır. Bu konu zaten kamuoyunda yoğunca tartışılıyor.

 

Ama bizim ilgilendiğimiz şey, birincisi bu söylemin Türkiye siyasal geleneğine getirecekleri, ikincisi ise söylemin projelenmiş değerinin ne olduğudur.

 

İlk sorumuzun yanıtının bugünden verilmesi güç. Ama çoğunluğun 'düz ovada siyaset' anlayışını önemsemesi, Türkiye'de sorunların asayiş-güvenlik eksenine oturtularak çözülme mantığından çıkma ihtiyacının sanıldığından da fazla olduğunu gösteriyor. Telafisi imkansız olan kurşun yerine telafisi her zaman için mümkün olan sözün tercihinin Türkiye'nin siyaset algısına yenilikler getireceği muhakkak. Kaldı ki bu tartışmalar Türkiye'nin kimi geleneksel ön kabüllerden oluşan steril siyaset anlayışından çıkma çabalarına da işaret ediyor. Burdan baktığımızda bu tartışma demokratik bir kazanım olarak değerlendirilebilir.

 

Ancak ikinci sorumuzun yanıtı o denli olumlu görünmüyor. Çünkü Mehmet Ağar büyük bir kesimde değer bulan söylemini, Sabah gazetesindeki röportajında beklenenin dışında tanımladı ve siyaset yapma hakkını henüz dağa gitmemişlere yükledi. Yaklaşımını PKK'ye olası kadro akışını durdurmak olarak tanımladı. Dağdakilerinde inişini kolaylaştıracak bir çözüm yerine, onların silah değil diyalog siyasetine çekilmesini sağlamak yerine, düzdekilerin gidişini önlemek maksadı olduğunu söyleyiverdi. Böylece 'ovada siyaset'in anlamının dağdakini düze indirmek değil, düzdekini dağa göndermemek olduğunu açıklamış oldu. Bu bana geçmişte çokça işlenen 'denizi kurutmak' söylemini hatırlattı. O dönemlerde de sorunun nedenlerini yok etmeye değil, sorunun neden olduğu tepkiyi önlemeye enerji harcanır, ve her şey bir döngüye hapsedilirdi.

 

İşte bu noktada birinci soruya biçtiğimiz steril siyasetten kurtulma talebi ve özleminin pratik ifadesininde kolay kolay oluşmayacağı anlaşılmış oldu. Kaldı ki yasal sınırlarda yaşam süren muhaliflerin, steril siyaset dilini kullanmayanların siyaset yaparken ne denli zorlandığı hepimizin malumudur. Bu zorlanmaların acilen ortadan kaldırılması günümüzde radikal değil rasyonel bir ihtiyaçtır. Çözüm rasyonel ihtiyaçlarından bir diğeri de gerillanın siyasal hayata katılımıdır. Yani Ağar'ın 'ovada siyaset' söylemi, Türkiye de gerillayı da siyasi hayata dahil edebilecek steril ve statükocu siyaset dilinden, o söylemin döngüsünden kurtaracak bir projeyle karşılılk bulmalıdır. Bu söylem klasik politik algıların aşılmasına vesile olacak güçlü argümanlar taşımalıdır. Siyasetin çözüm ve demokrasiye evrilen dilini geliştirmeye hizmet etmelidir. Bu fırsat kaçırılmış değildir. Sadece söylem sahiplerinin ve destekçilerinin rasyonel cesaret göstermesine ihtiyaç vardır.

 

Bu durumda yapılması gereken aslında tek ayaklı projeyi ikinci ayağa kavuşturmak, denizi kurutmak gibi geçen yüzyıldan kalma politikalardan kurtulmaktır. Aksi halde tek yönlü döngü açığa çıkarılmış ve çözüm için önemli argümanlardan olan siyaset yapma argümanı da heba edilmiş olur.

 

(Ülkede Özgür Gündem, 26 Ekim ’06)


YAZICIYA GONDER


November
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30