31.12.2006 10:10
Saddam'ın idamı kime yarar? - Yüksel Genç
Ve saddam idam edildi. Yüksek ihtimal bugünün tüm gazetelerinde benzer ifadeleri bulacağız. Açık sevinç gösterenlere de rastlayacağız, lanetleyene de. Lanetin ardından bir mit arayanlar da azımsanmayacak sayıda olacak. Putlarını yaratarak yaşamı tanımlayan Ortadoğu ülkelerinde bu görüntüleri hiçte garipsemeyeceğiz üstelik. Tıpkı taptığını taşlarken ki haleti ruhhiye- yi garipsemediğimiz gibi.
Irak'ın işgalinden önce oyların yüzde yüzünü alan Saddam'ın, işgalle birlikte halkı tarafından lanetlenmesi bu yüzden çoğumuza olağan göründü. 148 Şiinin öldürülmesiyle sonuçlanan Duceyl olayında idama mahkum olunca bir anda yüzlerce gönüllü celladının olması da şaşırtmadı. Bundan olsa gerek medyanın idamı kare kare göstermesinin ve herkesi ortak etmesinin ahlaki sorgusuna da girmedi kimse.
Neler yapmıştı, uzun uzun anlatmayacağım burada. Ama insanlığın belleğinde Saddam Amerika tarafından beslenmiş, uzun yıllar kendi ülkesinin insanlarını katletmesine müsaade edilmiş, hatta tıpkı Halepçe'deki gibi kimyasal silah satışını dahi üstlenmiş batıyla uzun yıllar ilişkilerini korumuş, diktatörlüğünün ve zalimliğinin katsayısını bu desteklere paralel biçimde artırmış, bu derin destekle ki 200 binin üzerinde Kürdün katliamıyla son yılların en büyük soykırım programını uygulamış, ve yine son yılların en trajik sonuna müstehak seçilmiş, kendisini yaratan Amerika tarafından ipi çekilmiş bir diktatördü Saddam.
İşte bu adam dün sabah saatlerinde idam edildi. Üstelik henüz Duceyl davası dışındaki davaları karara bağlanmadan, yargılamaları bitmeden! Neden böyle oldu? Halen içimizi eriten Halepçe Katliamı'na dönük yargılamalar yapılamamışken, yüzbinlerce Kürdün ölümüne neden olan Enfal'de dahi adalet tecelli edememiş iken, Saddam'ın insanlığa karşı işlenen suçlardan yargılanması tamamlanamadan, Saddam'ı bu süreçler boyunca destekleyen güç odakları sorgulanamadan neden idam gerçekleştirildi? Yıl sonuna bir kala neden, ekranlarımız alelacele Saddam'ın idam edilişinin gösteri mekanına dönüştü?
Saddam'ın asıldığı saatte Bush Amerikan askerleri için zor bir yılın geçtiğini söylüyordu. Yoksa Saddam öldürülen yüzbünlerce Kürt ve Şii için değil de yıl boyu kayıp veren Amerika askerlerinin intikamı için mi idam edildi? Önümüz seçim ve Bush'u zor günler bekliyor. Özellikle Irak'taki işgal artık Amerikalılar için başarısız ve iç savaş olarak niteleniyorken Bush, Saddam'ın idamıyla durumu kurtarmaya mı çalışıyor? O Şaşaalı(!) işgal günlerinde Saddam'ın heykelinin, başına geçirilmiş iple alaşağı edildiği günlerin heybetini Bush bugün esasını yaptırarak mı yakalamak istiyor? Yani Saddam'ın idamıyla Amerika son günlerde içine girdiği yenilgi duygusunu zafere çevirmeye hatta işgali sonlandıracak zafer tacına dönüştürmeye mi hazırlanıyor? Ya da Amerika ilerleyecek yargılamalarda Saddam'ın suç ortağı olarak sıranın kendine geleceğini görüp, diğer yargılamaların önünümü almak istiyor? Nedenlerin hepsinin doğru olması muhtemel. Ama ortada reddedilemez bir gerçek durmaktadır; Saddam'ın idamına rağmen Irak'ta halklar adına adalet henüz gerçekleşmemiştir, hatta idam nihai adaletin gerçekleşme şansını sakatlamıştır! Bu trajedinin devamıdır. Kaçınılan iç savaşın körüklenmesi ve uzun istikrarsızlık sürecinin onayıdır.
***
Trajedi sizi bazen size en büyük zalimliği yapanda yakalar. Onun trajedisi sizin trajedinizin de bir parçası olduğu için sarsar. Bu sarsıntı bir intikam soluklanışı olmak kadar bir acı duyma haline de yol açar. Sorun belkide kendi trajedinize nerden baktığınızla ilgilidir. Böyle düşündüğümde Saddam'ın idamının tüm Kürtlerin sevinçle karşıladığı bir intikam soluklanışı olmadığını belirtmeliyim. Saddam'ın idamı, belki de adaleti henüz teslim edilmemiş Kürtler için bir acı duyma halidir. Kendisine yapılan soykırımın iadei adaletini beklemektedir. Saddam'ın idamını değil! İdamla adaletin gelmeyeceğini yaşadıklarından öğrenmiştir.
Kaldı ki Saddam'ın idamına en fazla sevinen ülkeler Amerika, İngiltere ve İran'mış! Birbirine düşman gerçekliklerin ortak sevincinde emin olun halkların sevineceği bir şey yoktur.
(Özgür Gündem, 31 Aralık 06)