Ana Sayfa / Basın / 
07.09.2008
31.12.2006 11:11

Saddam'ın idamı Irak'taki şiddete çözüm değil - Burhan el Çelebi

 

Saddam Hüseyin'in apar topar idam edilmesi göz boyamadan başka anlam taşımayacak; Irak işgalinin bedelini göğüslemek bakımından hiçbir işe yaramayacak bir dizi saptırmanın arasında bir başka saptırma bu. Bush yönetimi kanın oluk oluk aktığı bu kısır döngüyü kırmayı gerçekten istiyorsa, açık yüreklilikle çıkıp, bu felaket yeni muhafazakâr maceranın gerçek amaçlarını Amerikan kamuoyu, Irak halkı ve uluslararası toplumla paylaşmalı.

 
Irak işgali ABD emperyalizminin özgürlük savaşı kisvesi altındaki bir eylemiydi. İran ve Suriye'den önce Irak seçildi, zira 13 yıllık yaptırımlarla güçsüz düşürülmüştü.

 

İşgal, ABD'ye Ortadoğu'da üs kurması ve İran'ı yakından gözlemesi için fırsat verdi. Devasa petrol kaynaklarının kontrolüne de burun kıvıracak hali yoktu elbet. Irak'ın Saddam'dan duyduğu rahatsızlığın işgali bir şekilde kabul edilir kılacağı sanılıyordu.

 

Elbette neticede, kabul edilmekten gayrı ne varsa o oldu. Irak halkının, Ortadoğu'nun ve dünyanın işgali benimsemediği görüldü. Bugün ortada işgal altında ve egemenliği ihlal edilmiş bir ülke var. BM'nin hukuki ve ahlaki otoritesi zedelendi. Irak'ın kültürel mirası yok olmak üzere, doğal kaynakları heba ediliyor, altyapısı çökertilmiş durumda.

 
Güvenlik, asayiş ve hukukun üstünlüğünün yerinde yeller esiyor. Terörizm yükseliyor. Bunlar, bizzat Washington'ın raporlarındaki ifadeler. 3 milyondan fazla Iraklı evlerini terk etmek zorunda kaldı. 600 binden fazla sivil öldürüldü.

 
Eski rejimin yetkilileri yargılandı ve cezalandırıldı. Bazıları Saddam örneğindeki gibi idam cezasına çarptırıldı. Suçların niteliğine bakılmaksızın herkese, adalet, dürüstlük ve bağımsızlığın temel gereklerini karşılayan doğru düzgün mahkemelerde yargılanma hakkı verilmelidir. Fakat Irak'ta bunun zerresini bulmak mümkün değil; ABD valisi Paul Bremer'ın kurduğu ve Saddam'ı yargılayan mahkemenin yargıçları, uluslararası hukuka doğrudan aykırı biçimde atandı.

 

Söz konusu idam cezası, onu saygı duyulmaya değer kılabilecek yasallıktan yoksun. Hâlâ Saddam'ı destekleyenlerin, ABD başkanı ve Irak başbakanının çağrı yapıp durduğu siyasi sürece katılma ihtimalini de azaltır. Bu yüzden de böylesine gayrimeşru bir idamın yaraları saracağına pek az Iraklının inanmasında şaşılacak bir durum yok.

 
ABD Irak halkına bu tür düzmece hesap sorma gösterilerini layık görüyor, fakat Irak işgali ve bu süreçte yapılan muazzam insan hakları ihlallerinden dolayı sorumlu tutulan bir Allahın kulu yok. Şu anki Iraklı nesiller adaleti sağlayamasa bile, gelecek nesiller elbet sağlayacaktır. Onlar, bu katliamları tanıması için uluslararası hukuka başvuracaktır.

 
Amerika tazminat ödesin

 
İşgal güçleri hemen çekip gitmelerinin mümkün olmadığı, zira bu durumda iç savaşın patlak vereceğine dair saçma iddialarını sürdürüyor. Benim kanaatime göra tam tersi doğru: İşgalciler çekildiğinde, iç savaş ihtimali de azalacaktır. Sıradan Iraklılar birbirlerini öldürmekle ülkeyi yeniden inşa etmek arasında bir tercih yapmak zorunda kalacaktır; ülkelerini, ancak bağımsız, egemen bir Irak'ta yeniden kurabilirler.

 
ABD ve müttefikleri, savaşın neden olduğu acılardan dolayı Irak halkından özür dilemeli, Birinci Körfez Savaşı sonrası Kuveyt'te uygulanan kriterler temelinde tazminat ödemelidir. BM'nin gözetimi altında işgali sona erdirmeli ve iktidarı, insan haklarına saygılı ve egemen bir Irak hükümetine devretmelidir.

(Britanya Irak Vakfı'nın eski başkanı ve Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü üyesi, The Guardian, 28 Aralık 2006)

 
(Radikal, 31 Aralık ’06)

 

 


YAZICIYA GONDER


September
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 1 2 3 4 5