01.01.2007 14:16
2007 Kuklacıların Yılı mı Olacak? - Türkel Minibaş
Eğer yeni yıla petrol zengini bir ülke liderinin idam sehpasındaki resmiyle girdiyseniz...
Emperyal güçlerin diktatör eylediği, ideolojik ve etnik temizlik yaptırdığı bu adamın gün gelip de ülke petrolünü kendini diktatör edenlere kullandırmadığı için ambargolara, işgale uğradığını ve sonunda asıldığını biliyorsanız...
Hele hele, diktatörlerin ulusun kaynaklarını paylaşmaya kalkan emperyal güçlere karşı çıkanları cezalandırmak için getirildiğini iki darbenin rahle-i tedrisinden geçerek öğrenmişseniz...
2007’de petrole dayalı paylaşımın din, mezhep, etnik çatışmalarla besleneceği, ulusların uluslara kırdırılacağı bir yıl olacağının da farkında olmalısınız!..
Eğer yeni yıla komşunuz Irak’ta, Lübnan’da, Filistin’de hatta Afganistan’daki bombaların yarattığı vahşet karşısında baka kalan insan fotoğraflarıyla girmişseniz ki girdiniz... Yeni yılı ister Paris, ister İstanbul ya da Münih’te karşılamış olun petrolün tüm insani değerleri yok etmeye devam ettiği bir yıl olacağını da biliyor olmalısınız!
***
Yine de dün bir geceliğine de olsa Ortadoğu’da yaşanan katliamı.. Lübnan ve Afganistan’daki askerlerimizi ve neden oralarda olduğumuzu unuttuk!..
Yeni yıl hazırlıklarının coşkusuyla:
* 4 kişilik ailenin dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için aylık zorunlu gıda harcamasının bir yılda yüzde 13.31 arttığını; yani geçen yılki yüzde 5.65 oranının iki katından fazla gıda masrafı yapmak zorunda olduklarını;
* Son bir yılda açlık sınırının 72.28 YTL, yoksulluk sınırının ise 235.45 YTL arttığını; dolayısıyla açlık sınırının 615 YTL’ye, yoksulluk sınırının da 2 bin 4 YTL’ye yükseldiğini;
* Maliyetleri düşürmek için Çin’e, Hindistan’a taşınan tekstil ve konfeksiyon firmalarında çalışanların işsizler ordusuna katıldığını;
* Dev maden şirketlerinin Ege’nin, Karadeniz’in topraklarını hallaç pamuğu gibi attığını;
* Sosyal Sigortalar ve Genel Sigorta Kanunu’nun yürürlük tarihinin 1 Temmuz 2007’ye ertelendiğinden aile bütçemizdeki tedavi ve ilaç masraflarının artacağını;
ise aklımızın ucuna bile getirmedik. Çünkü dün bayramın ilk günü, akşamı da yeni yıldı!
Dün akşam lokantalar, kahveler “Hoş geldin yeni yıl” şarkılarıyla inledi. Cep telefonu ve internet hatları “Yeni yılın mutluluk, sağlık, barış getirmesi...” diye başlayan dileklere kasa kırdı.
Ne var ki, bugün Ocak’ın ilk günü. Külkedisinin arabası çoktan balkabağına dönüştü. Zira, 2006’nın son çeyreğine ait veriler 2007 için iyimser olmayı zorlaştırıyor. TÜİK’in verilerine göre yılın ilk 9 ayında:
* GSYİH yüzde 7.4’ten 5.6’ya geriledi. Yani, ekonomi büyümesine büyüdü ama hızını yavaşlattı.
* Tüketici fiyatları 2005’in Kasım’ına göre 2.2 oranında, üretici fiyatları ise 1.6’dan 11.6’ya yükseldi.
* İthalattaki artış ihracattaki artışın üstüne seyrettiğinden cari açık kontrol altına alınamadı. Sürekli büyüdü. Dış ticaret açığı 52.6 milyon dolara çıkarken ihracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 60.6’ya geriledi.
* Her ne kadar ihracat Kasım’da yeni bir rekor kırarak 8 milyar doların üstüne çıkarak Ocak-Kasım arasında yüzde 15.6 artarak 76.6 milyar doları bulduysa da... İthalat yüzde 19.2 artarak 125.3 milyar dolara ulaştığından dış ticaret açığı 11 ayda yüzde 25.4 artarak 48.7 milyar dolara ulaştı. İhracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 63’ten yüzde 61.1’e geriledi.
* Cari işlemler açığındaki yüzde 67.1 artınca açığın 33 milyar dolarla GSMH’nin yüzde 8.2’ye yükselmesi doğal karşılandı.
* Dış borçlarda özel kesimin payı arttı.
***
... ve Türkiye bu tablo ile 2007’de iki seçime hazırlanmakta. Cumhurbaşkanı ve iktidar partisinin belirleneceği bu iki seçim sadece çağdaş, laik Türkiye’nin geleceğini belirlemeyecek! Petrol üzerine yürütülen kavgada Türkiye’ye biçilen aktif rolü kabullenecekleri de belirleyecek.
Kısacası 2007, küresel güçlerin çıkarlarıyla bütünleşenler için altın bir yıl olacak. Tabii ki, bu çıkarlar için iktidara getirildiklerini ve 2007’nin yılbaşında hangi fotoğrafla girdiklerini unutmadıkları sürece!
Bu kadar sözden sonra barış içinde geçecek bir yıl dilemem olanaksız, ama!.. Aklın sevgiyle bütünleştiği, insanın insana dönük tüm vahşet ve şiddet eylemlerine karşı örgütlü mücadelenin arttığı... Dahası, kuklacıların kuklalarının yılı olmamasını dileyebilirim.
Akıl ve sevgi yakanızdan hiç eksik olmasın.
(Cumhuriyet, 1 Ocak ‘07)