Ana Sayfa / Basın / 
11.10.2008
31.01.2007 13:27

Ermeni Cemaati tedirgin - Birgün Özbarış -ANF

 

İSTANBUL (31.01.2007)- Ermeni Avukat Fethiye Çetin, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in cenazesinden sonra milliyetçi çevrelerin saldırılarını arttırdığını söyledi. Türkiye’deki Ermeni cemaatinin tedirgin olduğunu belirten Avukat Çetin, Hürriyet gazetesinin son anketinin ise çirkin bir girşim olduğuna dikkat çekti.

Türkiye’de bir muammaya dönüşen ve sözü geçtiğinde cezalandırılması gereken büyük bir suçtur ’Ermeni soykırımı’ gerçeği. Yıllarca zülüm gören, katledilen ve mallarına el konulan Ermenilerin, belkide yaşadıklarının en büyük belgeleri gasp edilen gayri menkulleri olarak karşımızda duruyor. Ancak onlar bu gerçeği hiçbir zaman açık birşekilde dile getiremezken, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hırant Dink, sorunu dile getiren önemli bir fügür oldu Ermeniler için. Ancka bu fügür gözlere battı ve önce”Türklüğe hakaretten” damgalandı, ardından ise derin devletin arka başçesi tarfafından katledildi. Cenaze töreninin ardından gözler Ermeni cemaatine çevrildi. Milliyetçi kanat tehditlerini arttırdı ve her tarafta tehdit mektupları uçuşmaya başladı. Bu tehditlerden payını alan ve yarı Ermeni olan Avukat Fethiye Çetin, Dink cinayetinden sonra Ermeni ve Türk ilişkilerini ANF’ye değerlendirdi.

- Gazeteci Hırant Dink’in cenaze törenine insanların akın akın gelmesi Ermeni cemaatinde nasıl bir etki yarattı?

- Ermeniler için Hırant Dink önemli bir fügürdü.. Hırant’ın öldürülmesi onları çok derinden sarstı ancak Türkiye kamuoyunun ve özellikle cenazedeki o kalabalığın desteği onları bir miktar mutlu etti. Ancak ne var ki cenazeden hemen sonra yaratılan bu mutluluk Türkiye’deki milliyetçi çevreler tarafından erken yok edildi ve saldırılar giderek arttı.

- Saldırıların arkasındaki amaç nedir?

- Milliyetçi çevreler ve kişiler cenaze törenine bu kadar insanın akın akın katılmasını kabullenemedi ve çok çirkince saldırıya geçti. Cenaze törenine neden bu kadar insan katıldı? Neden bu slogan atıldı? Gibi çok çirkin bir yaklaşım şu an sergileniyor. Bu tartışmalar ve çirkin yaklaşımlar Türkiye’deki Ermeni cemaatini tedirgin etmeye başladı. Zaten Türkiye’de maalesef o kadar az sayıda şu an Ermeni, Rum ve diğer azınlık halklarından kalmışki saldırıyı gerçekleştirenler aslında onlarında gitmesini istiyor. Azınlık halklara tahammül kalmamış. Evet saldırıların arkasındaki amaç Ermenilerin Türkiye’yi terk etmesidir.

- Hürriyet gazetesi bir anket yaptı. Bu anket daha çok sözünü ettiğiniz milliyetçi çevrelerin karşı çıktığı sözlerden oluşuyor. Ermeniler arasında söz konusu anket nasıl bir yankı buldu?

- Hürriyet gazetesinin anketi çok çirkin bir anketti ve iyi niyetli bir davranış değil. Ankette sorular sorular hiç birşekilde ahlaki, hukuki ve iyi niyetli değil. Kabul edilemez. Milliyetçiler tarafından başlatılan saldırılara gaz ve destek vermek amaçlıdır. Oysa şu anda Türkiye’de sayıları çok az kalmış azınlıkları ne olursa olsun mutlu etmek bizim görevimiz. Özellikle Ermenilere çok bedeller ödettik. Bu nedenle onları mutlu etmemiz gerek. Böyle devam ederse onları da kaybederiz. Kaybettiğimiz ise Türkiye’nin hiçbir şekilde çıkarına olmaz.

- Bu bedellerden biri de ellerinden alınan vakıflar değilmiydi?

- Evet aynen öyle. Bu da ayrı bir bedel oldu. Uzun yıllardır azınlık vakıflarının sorunu devam etti ve yasalarda da o kadar karmaşık bir hal almıştı ki içinden çıkmak çok zordu. Tüm bu haksızlıklara rağmen hükümet en azından azınlık vakıflarına karşı yapılan ayırımcılığı gidermek amacıyla yeni bir yasa tasarısı hazırladı ve azınlık vakıflarını da bu kapsama aldı. Bu yasada birçok eksik ve kabul etmediğimiz madde de yer aldı. Öte yandan baktığımızda ise mevcut durumda iyileştiren yönlerede sahipti bu yasa. Tartışmalara yol açtı ve en sonunda tüm endişelerimize rağmen TBMM’de oylanarak cumhurbaşkanlığına gönderildi.

- Ancak veto edildi...

- Evet cumhurbaşkanı söz konusu yasayı veto etti. Veto gerekçeleri ise sonderece hukuka aykırı ve milliyetçi bir bakış açısına sahipti. Tüm eksik ve yetersizliklerine rağmen bu tasarı bile Türkiye’de kanunlaşamadı. Azınlıklara tahümmülümüz bile yok. Bu nasıl bir bakış açısıdır? Türkiye’de bu insanların hakları hukuk katledilerek gasp ediliyor. Bu durum hiçbir hukuk devletinde bu durum olmamıştır. Bu durum aslında Türkiye’de şu anda çok ciddi bir kavganın olduğunu gösteriyor. Bir taraftan tüm bu statükoyu korumak isteyenler diğer yandan değiştirmek isteyenler arasında ciddi kavga yürütülüyor. Bu ciddi kavganın sonuçlarından biri ise ne yazık ki Hırant Dink oldu. Bu kavga aslında bir süreç işitir. Bakalım Türkiye bu kavgayı nedeye kadar ve ne kadar bedel ödeyerek yürütecek?

- Peki bu kavgada bir taraf alarak ses yükseltecek bir potansiyel yokmu Türkiye’de?

- Türkiye’de susturulmuş, korkutulmuş, cop yemiş bir kitle var. Ancak bu kitli bir ilke imza attı ve ilk kez Hırant’ın cenaze töreninde sokağa çıktı. Fakat sokağa dökülen kitle cenaze törenin hemen arkasından yeniden geçmişte yaratılan korku ile korkulmaya çalışılıyor. “Biz yine varız ve seni yok etmesini biliriz” yaklaşımı devam ediyor. Cenazede görülen tablo etsizleştirilmeye çalışılıyor. “Ben halen senin üzerinde baskı uyguluyorum” korkusu yaratılırken yeniden aslında tehdit eden milliyetçi çevre sokağa dökülen o kitleden korktuğunu gizlemeye çalışıyor. Korku yaratılırken kendi korkusuda gizlenmeye çalışılıyor. Rahatsız oldular ve bu kitlenin ses çıkarmasını hiç beklemiyorlardı. O kitle ise Türkiye’de bir huzursuzluk çıkmasından endişe ederek kabuklarını çekilmeyi yine tercih ediyor. Bir huzursuzluk seziyorum

- Sizde yıllarca Ermeni hakları için mücadele verdiniz. Ayrıca yarı bir taraftanda Ermeni kimliğine sahipsiniz. Türkiye’de bir Ermeni olarak yaşamak nasıl bir duygu?

- Bu ülkede Ermeni ya da azınlık olmak gerçekten çok zor. O kadar büyük bir tahammülsüzlük varki... İlk kez Ermeniler evlerinden çıktılar ve haykırdılar. Ancak saldırılarla birlikte “aman dikkat edelim” demeye başlamaları çok acı bir durumdur. Bu bir trajedidir. Ermeniler üzerinde yürütülen bu baskılar korku politikaları gerçekten bir trajedidir. Benim anneannem Ermeni’ydi ve sonradan baskı sonucu Müslümanlaştırılmış. Dedem ise Türmendir. Ben bir melezim ama Türkiye’de Ermenilere yapılan haksızlıklar ve en son Hırant Dink’in katledilmesiyle birlikte bende artık melez değil bir Ermeniyim... Aslında Türkiye’de susturulmuş bir çoğunluk var. Ama bu çoğunluk sessiz ve suskun. Ne zaman bu çoğunluk birgün “artık yeter” derse işte o zaman umut var demektir. İşte o zaman Türkiye’de bazı şeyler gerçekten değişecek demektir ve aslında çok şeyde değişecektir. İşte o zaman rahatça herkes Ermeni, Rum ya da hangi azınlığa mensupsa dillendirebilecek. Tıpkı Hırant’ın cenaze töreninde olduğu gibi...

ANF NEWS AGENCY


YAZICIYA GONDER


October
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
29 30 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31 1 2