Ana Sayfa / Basın / 
07.09.2008
30.03.2007 09:12

Büyükanıt akademilerde - M.Ali Kışlalı

 

İşte disiplin diye buna denir. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt geçen hafta İstanbul'da Harp Akademileri'nde bir konuşma yaptı. Konuşmasını öncelikle yüzbaşı-binbaşı rütbesindeki Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri'nin gelecekte kurmay olacak subayları ile binbaşı, yarbay ve albay rütbesindeki dört kuvvetin gelecekte amiral ve general olmak isteyen 'Silahlı Kuvvetler Akademisi' kurmay müdavimleri dinlediler. Başta Akademiler Komutanı Hava Orgeneral Aydoğan Babaoğlu olmak üzere tüm kadro da hazırdı. Doğrulatmış değilim ama büyük olasılıkla Kuvvet Komutanları da oradaydılar.

Türk Silahlı Kuvvetleri camiasını yarım asırdır yakından izleyen bir gözlemci olarak, konuşmayla ilgili birçok husus hakkında düşünebiliyordum. Konuşmayı dünkü Radikal'de Murat Yetkin açıklamadan önce "Konu herhalde Türkiye'nin içinde bulunduğu 'cumhurbaşkanı seçimi' havasının yarattığı bir dizi kaygı yüklü soru işareti hakkında verilecek, sınırları iyi çizilmiş, bir aile içi değerlendirme olmalı" diye düşünmüştüm.

Konuşma hem günlerdir, kimi emekli Genelkurmay Başkanı başta olmak üzere başka emekli generallerce ifade edilen, Erdoğan'ın seçilmesi halinde ortaya çıkacak havaya, ölçülü bir göz atmak hem de TSK'nın yasalara uygun geleneksel konumu ile ilgili olmalıydı.

Medya vasıtasıyla tüm iç ve dış kamuoyu TSK'nın bu seçime nasıl baktığını, nasıl yaklaştığını merak ederken, her rütbeden TSK mensuplarının ilgi duymadığı düşünülemezdi. Yaşar Paşa'nın, mevcut koşullarda tüm TSK'ya düşüncelerini, gerektiği gibi açıkladığı görüldü.

Konuşma hakkında değerlendirme yapmak için öncelikle Genelkurmay Başkanı'nın görevi aldıktan sonra yaptığı konuşmaları da hatırlamak gerekiyor.

TSK'nın hangi konularda misyon üstlendiği bilinmeyen bir şey değil.

Zaman zaman kimileri için sürpriz olan, bu konuların zamanın görevdeki Genelkurmay başkanlarınca kendi üsluplarına göre, ifade şekli.

Yaşar Paşa kendi üslubuyla, satır aralarında bunu yaptı.

Hangi durumda nasıl davranacağını ortaya koydu. Deniz Baykal'ın 'Asker kayıtsız kalamaz' yaklaşımına da yanıt vermiş oldu.

TSK'nın bir seçkin, yarının komutanları olacak kesimine hitap ederken kullandığı üslup dikkatli ama anlaşılmaz değildi. Mesele, bu bunalım dönemlerinin en hassas ve önemli kurumuna doğru mesajları vermek. Komuta kademesinin doğru değerlendirmeler yaparak, ülkenin yaşamsal sorunları hakkında onları, gerektiği kadar bilgilendirmek.

Bu askerin çok önem verdiği bir nokta, kimin bilgilendirilmesi gerektiğini saptarken, bilgilendirilmesi gerekenlere, gerektiği kadar bilgi vermek.

Bu genel ve iyi sınırlanmış alanda Genelkurmay Başkanı'nın, sayıları 1000'i geçmeyen, seçkin personele neler söylediğini tahmin etmek o kadar güç değildi. Nitekim konuşmanın beklenen sınırlar içinde cereyan ettiği anlaşıldı.

Önemli olan Türkiye'nin, Anayasa'da yazılan şekilde, girişte belirtilmiş değiştirilmesi önerilemeyecek maddelerin ruhuna uygun olarak yönetilmesi.

Büyükanıt'ın, dün açıklanan konuşması dikkatli okunmalı. Çok açık bulunmayan noktaları ise son günlerde kimi emekli komutanların açık vurgulamaları ile birleştirilmeli. Radikal'in yayını ile Genelkurmay Başkanı yaklaşımının, Harp Akademileri salonunu aşarak tüm askeri camiaya ulaşmış olmasının yararı göz ardı edilmemeli.

Bu konuşmanın değerlendirilmesinden sonra Erdoğan'ın adaylığını düşünmesi olasılığının daha da azaldığı, sağduyu kullanması olasılığının ise daha da arttığı söylenebilir mi?

(Radikal, 30 Mart ’07)

 


YAZICIYA GONDER


September
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 1 2 3 4 5