31.05.2007 05:20
Dink cinayetinde yeni perde - M. Ali Çelebi
Trabzon'un jandarma kontrolündeki Pelitli ilçesinden örgütlenen organizasyonla Agos gazetesi Yayın Yönetmeni Hrant Dink'e suikast düzenlenmesinin üzerinden 131 gün geçmesine rağmen herhangi bir ilerleme kaydedilmemesi nedeniyle, Trabzon İl Jandarma Komutanı Ali Öz ve İstanbul Emniyet Müdürü Celaettin Cerrah'ın hakim karşısına çıkarılması için Trabzon ve İstanbul'da başvurular yapıldı.
Hrant Dink'in eşi Rakel Dink ve avukatları Ergin Cinmen ile Erdal Doğan'ın jandarma sorumluluğunda bulunan Pelitli'deki organizasyonun deşifre edilerek sorumluların yargı önüne çıkarılması talepleri bugüne kadar karşılanmadı. Dink'in eşi Rakel Dink'in, ağın ortaya çıkarılması için Başbakanlığa bağlı Teftiş Kurulu'nu görevlendirilmesi talebi de bugüne kadar yanıtını bulmadı. Dink'in 19 Ocak'ta Şişli'deki gazete bürosu önünde kurşunlanarak öldürülmesinden sonra MİT-Emniyet-Jandarma-Alperen Ocakları ağının çözülmesi talepleri gözardı edilirken, okların yönünün çevrildiği Trabzon İl Jandarma Komutanı Albay Ali Öz, Yardımcısı Binbaşı Oğuz Çağlar dahil 143 rütbeli ismin yargılanması yerine Bilecik, Bitlis gibi kentlere atanmaları dikkat çekti. Bunun üzerine harekete geçen Dink ailesinin avukatları, Trabzon ve İstanbul'da Bölge İdare Mahkemelerine başvuruda bulundu. Dilekçede olayın arkasının açığa çıkarılması için jandarma sorumlularının yargı önüne çıkarılması istendi.
ÖZ VE EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ
Avukat Ergin Cinmen, Trabzon'da Jandarma Komutanı Ali Öz ve 5-6 üst rütbeli dahil sorumluluğu olan isimlerin yargılanması için Bölge İdare Mahkemesi'ne başvurduklarını ifade ederek, "Buradaki jandarma teşkilatı Hrant'ın vurulacağını biliyordu. Görevini kötüye kullandı. Suça iştirak ederek kanunları çiğnedi. Dava açılması gerektiğini söyledik" diye konuştu.
Trabzon Emniyet Müdürlüğü hakkında idari soruşturmanın sürdüğünü de kaydeden Av. Cinmen, müfettiş raporuna rağmen soruşturma izni verilmeyen İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ın yargılanması için de itirazda bulunduklarını kaydetti. Cinmen, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'ne başvurarak Cerrah'ın yargılananlar dosyasına alınması gerektiğini belirttiklerini, yanıt beklediklerini ekledi.
'TERÖR DEVLETİN İÇİNE SIZMIŞ'
Av. Erdal Doğan da, müfettişlerin Ali Öz ve yardımcılarının yargılanması talebinin Trabzon Il Idare Kurulu'nca geri çevrilmesine itiraz ettiklerini kaydederek, "idari ve adli olarak açık sorumlulukları mevcut" olduğunu bu nedenle soruşturma istediklerini kaydetti. Doğan, "Itirazımızı yaptık. Haklarında soruşturma talep ettik" dedi.
"Türkiye'de faili meçhul siyasi cinayetler hiç aydınlanmadığı için büyük karamsarlık içinde" olduklarını da kaydeden Av. Doğan, "Polis, jandarmanın da içinde olduğu bu oluşum, bu terör örgütü devletin içine de sızmış olduğu açıktır. Şimdiye kadar bir kısmı görevden alındı, bir kısmının görev yeri değişti, fakat asıl sorumlular cezai sorumlulukları nedeniyle yargılanmadı. Bu umut kırıcı bir durum. Yine de umutlu olmak istiyoruz. Bunun için yolumuza devam ediyoruz" dedi.
CERRAH, GÜLER ve DEMİRTAŞ
Emniyet cephesindeyse Dink'e suikast düzenleneceği yönünde Istanbul Emniyeti'ne geçilen bilgi notlarının hasır altı edildiği de ortaya çıkmış, dönemin Istanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah müffetiş raporuyla kusurlu bulunmuştu. Istanbul Emniyet Müdürlüğü Istihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler de görevden uzaklaştırılmıştı. Ihbarların yapıldığı dönem ABD eğitimli 16 yıllık istihbaratçı Şammaz Demirtaş da Dönemin İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı olarak görev yapmış, Demirtaş'ın 2006 Eylül'ünde Rize Emniyet Müdürü olarak atandığı belirlenmişti.
'CESARETİNİZ VAR MI'
Olayın zamana yayıldığı izlenimi üzerine suikaste kurban giden Hrant Dink'in eşi Rakel Dink, mart ayındaki ilk mektubuna yanıt alamayınca 18 Nisan'da Başbakan Erdoğan'a ikinci bir mektup yazarak verdiği sözü yerine getirmesi gerektiğini ifade etti. Adeta bir çığlık olan ve "Cesaretiniz var mı" diye başlayan mektubunda Teftiş Kurulu oluşturulmasını isteyen Dink, "Adalet mülkün temeliyse, her yönüyle işlemeli; fark gözetmeden, insan ayırt etmeden" dedi.
"Son üç ayda yaşananlara bakıldığında sadece Emniyet Müdürlüğü'nün değil, aynı zamanda Jandarma'nın, MIT'in ve bir siyasi partiyle ona bağlı gençlik örgütünün de soruşturmaya dahil edilmesi gerekir. Bunun için daha yetkili bir organ olan Başbakanlığınıza bağlı Teftiş Kurulu'nu görevlendirmenizi beklemekteyiz" şeklindeki seslenişe AKP hükümeti cephesinden yanıt gelmezken, Dink aynı zamanda şunlara dikkat çekmişti: "Bundan önceki üstü örtülmüş cinayetlere benzemesin ki Türkiye'ye biraz umut besleyebilelim." Dink, mektubun sonunda "cinayeti işleyenlerin telefonlarının dinlenme kayıtlarının Ankara'nın bilgisi dahilinde olmasına rağmen, cinayeti önlemek ve eşimi korumak için önlem alınmamış. Ankara'da da bir soruşturma açılmasını ve sorumluların bulunmasını talep ediyorum" ifadelerini kullanmıştı.
Dink, zanlılardan Erhan Tuncel'i jandarma, MIT ve emniyetten kimlerin eğittiğinin, kimlere bağlı olarak çalıştığının, suikasti planlamak için kimlerden görev aldığının araştırılmasını ve bu kişilerin soruşturulmasını da istemişti. Suikast sonrası Trabzon'a giderek jandarmayı mercek altına alan Içişleri Bakanlığı müfettişlerin Ali Öz'ün soruşturma izni istemesi, Trabzon Valiliği Il Idare Kurulu bariyerinden dönmüştü. Kurul yalnızca jandarmanın istihbarat şubesinde görevli Astsubay Başçavuş O.Ş. ile Uzman Çavuş V.Ş. hakkında soruşturma izni verilmesini kararlaştırmıştı.
ANF NEWS AGENCY / 31 Mayıs ’07