31.08.2007 06:48
Ekonomide büyük değişiklikler beklenmemeli - Güngör Uras
Yüksek faiz, ucuz döviz kuru politikası devam edecek. Daha çok dış kaynak kullanılmasına çalışılacak. Vergi gelirlerinin büyük kısmı yüksek faiz ödemelerine tahsis edilecek. Faiz dışı fazla politikası sürdürülecek. Cari açıktan (döviz açığından) korkulmayacak. Mademki bugüne kadar bu böyle geldi. Kriz falan çıkmadı... Gidebildiği kadar böyle gider. Belki de "En doğru (en isabetli) politika budur."
(1) Başbakan aynı başbakan. (2) İcracı bakanlıklarda (para harcayan bakanlıklarda) değişiklik olmadı. (3) Önceki hükümetin ekonomi politikasından halkımız memnun ki, icraatına bakarak AKP'ye daha fazla oy verdi. O halde ekonomi politikasını değiştirmeye ne gerek var? (4) Ekonomi politikasını değiştirmek riskli bir iştir.
Bir ekonomi politikasından öbürüne geçilirken ekonomi dalgalanır. Şu hassas dönemde bunun sırası mı? (5) Yeni hükümette yeni bir ekonomi politikasının gereğini Başbakan'a anlatacak, hazırlığına yardımcı olacak, alternatif ekonomi politikalarının ortaya konulmasını sağlayabilecek bir ekonomist/iktisatçı bakan yok. Bakanların ekonomiyle ilişkili olanlarının ihtisası "finans"... Finansçılık ile iktisatçılık farklı şeylerdir.
İstikrar isteyenler mutlu
Yeni hükümetin bu yapısı, iyimserler için "ekonomide istikrar"ın müjdecisidir. Bugüne kadar uygulanan IMF destekli ekonomi politikaları devam edecektir. Düzen değişmeyecektir.
Dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeleri izleyerek değerlendirenler için, yeni hükümetin yapısı, "IMF destekli ekonomi programının yerine, üretim ve istihdam artışına dayalı bir büyümeyi hedef alan yapısal değişimleri gerçekleştirecek alternatif bir ekonomi programının gündeme gelemeyeceğinin göstergesidir.
Önceki hükümette ekonominin komiserleri (1) K. Unakıtan (2) A. Babacan ve (3) A. Şener idi. Yeni hükümette kurmaylar değişti. Yeni hükümetin komiserlerinin (1) N. Ekren (2) M. Şimşek (3) K. Unakıtan olacağı anlaşılıyor.
Z. Çağlayan'dan ekonomi politikalarında sorumluluk üstlenmesi yerine, özel sektör (sermaye çevreleri) ile hükümet arasında köprülük yapmasının bekleneceği görülüyor.
N. Ekren ve M. Şimşek'in bürokratik yapıyı ve bürokratik kadroları tanıması, kendi kadrolarını oluşturması zaman alacaktır.
Düzen değişmeyecek
Özel sektörün (sermaye çevrelerinin) yeni hükümetten beklentileri, mevcut düzenin sürdürülmesidir. Özel sektör (sermaye çevreleri) bu düzenden, enflasyonun seviyesinden, ucuz döviz kurundan, dövizle kolay ve ucuz faizle borçlanmaktan memnundur.
Türkiye'ye faiz karşılığı kredi veren yabancılar, Türkiye'den bono, tahvil, hisse senedi satın alan yabancılar, Türkiye'deki kamu ve özel sektör bankalarını ve şirketlerini satın alan eski hükümetin uygulamalarından memnun olduğu için bu uygulamayı sürdüreceğine inandıkları yeni hükümeti alkışlamaktadır.
Gelelim halkımızın yeni hükümeti nasıl değerlendireceğine. Söylemlerine bakılırsa, halkımız işsizlikten ve fakirlikten, esnaf siftah etmeden işyerini kapamasından, çiftçi pahalı mazottan, ürününün para etmemesinden şikâyetçidir. Ama söylemler ile AKP'ye verilen oylar arasında çelişki var. Halkımız oylarıyla eski hükümeti beğendiğini gösterdiğine göre, eski hükümetin uygulamalarını devam ettirecek yeni hükümeti de beğenecektir.
(Milliyet, 31 Ağustos ‘07)