Ana Sayfa / Basın / 
30.08.2008
30.09.2007 07:08

MEB, Türkiye ile dalga geçiyor – Abbas Güçlü

 

Milli Eğitim Bakanlığı, öğrenciden veliye, medyadan okul müdürlerine kadar hemen herkesi "enayi" yerine koyuyor. Hukuku hiçe sayıyor. Kendi yayımladığı genelgelerin tam aksi yönde hareket ediyor. On binlerce öğrencinin hakkını yiyor. Bir dediği bir diğerini tutmuyor.

Anadolu liselerinde geçen yıl, Bakan Çelik'in keyfi tutumu yüzünden binlerce boş kontenjan kaldı. Bu yıl inattan vazgeçip 3. kayıt dönemi açtılar ve Müsteşar Vekili Mehmet Temel imzasıyla yayımlanan genelgede, kimlerin bu haktan yararlanacağı şu şekilde duyuruldu:

"Başvurular 8 Eylül 2007 Cumartesi günü başlayacak, 10 Eylül Pazartesi günü saat 12.00'ye kadar adayın mezun olduğu okula yapılacak. Uygulama için, 10 Haziran 2007 tarihinde yapılan OKS'ye girmiş, 160 puan barajını aşarak tercih yapma hakkını elde etmiş ve tercihte bulunmuş adaylardan, herhangi bir ortaöğretim kurumuna kayıt hakkı kazanarak kaydını yaptırmış veya yaptırmamış olan tüm istekliler başvurabilecek."

Kimlerin başvuracağı çok net olarak ortaya konmuş. Herhangi bir anadolu lisesini kazanamayanların başvurması olanaksız. Genelgeden anlaşılan o. Bu yüzden kazanamayanların çok büyük bir bölümü başvuruda bulunmadı.

Ama, bakanlığın bir başka birimi olan Basın ve Halka İlişkiler Müşavirliği'nin bana cevaben, bakanlık internet sitesindeki şu cümlesine bakın:

"3. yerleştirme olarak sözü edilen "Tercihinde Yükselme İşlemi" yazarın iddia ettiği gibi sadece bir yeri kazananlara değil tercih yapan tüm adaylara açık olarak uygulanmış, böylelikle daha önce herhangi bir okula kayıt hakkı kazanamamış 2.292 aday da bir anadolu lisesine kayıt hakkı elde etmiştir."

Her iki açıklama da bakanlığa ait. Şimdi hangisine inanmak gerekiyor. Daha da önemlisi müsteşar vekilinin açıklamasını doğru kabul edersek, başvuruda bulunmayanların hakkı ne olacak?

Basın müşavirliği, bakanını korurken de çok komik duruma düşmüş. Biz yıllardır boş kontenjanlar olduğunu iddia ettik ve kapıda yüz binlerce öğrenci varken bu kontenjanlarden tekinin bile boş kalmaması gerektiğini yazdık. Buna cevapları aynen şöyle:

"Sayısal veriler incelendiğinde söz konusu yazarın, yazısından geçen yıl ve bu yıl yapılan değerlendirme sistemini bilmediği anlaşılmaktadır."

Kendilerini trajikomik duruma düşüren cevap ise yine kendi açıklamalarında yer alıyor. Yayımladıkları tablolara göre, fen ve anadolu liselerinde, geçen yıl toplam 5 bin 15, bu yıl ise 5 bin 125 kontenjan açığı var. Yani iki yılda toplam 10 bin 130 kontenjan, Bakan Bey'in kaprisi yüzünden boş kaldı.

Müşavirlik, bu boşluğun bir bölümünün, anadolu liseleri arasında gerçekleşen nakille doldurulduğunu öne sürüyor. Sanki değişen bir şey varmış gibi. Bir okuldaki öğrenci bir başka okula gittiğinde, kontenjan açığı orada göreceli olarak doluyor gibi gözükse de diğer okulda boşalıyor. Ama, onlar bunun bile farkında değiller!

Yine bakanlığın verilerine göre, 2. kayıt dönemi sonunda fen ve anadolu liselerinde toplam 19 bin 817 bin kontenjan açığı bulunuyordu. Açıklanan rakamlara göre, hiçbir yeri kazanamayanlardan sadece 2 bin 292 kişi kayıt hakkı elde etti ise geriye 19.817-2.292= 17.525 boş kontenjan kalmaz mı? Oysa bakanlığın 2007 OKS'de son durum tablosunda toplam kontenjan açığı 5 bin 125 olarak gözüküyor. Aradaki 12 bin 400 boş kontenjanın ne olduğu ise meçhul?..

Muhalefet milletvekilleri, TBMM Başkanlığı'na soru önergesi vererek, gerçekleri ortaya çıkarmalıdır. Yoksa şaibeler ortadan kalkmayacaktır!..

Milliyet, 30 Eylül 2007


YAZICIYA GONDER


August
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
28 29 30 31 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31