Ana Sayfa / Basın / 
22.11.2008
15.10.2007 06:45

Al Gore'un Oscar'ı, Emmy'si, Nobel'i var, Tony de yoldaymış! - Ceyda Karan

 

Ne İsa'ya ne Musa'ya yaranamamak tabiri artık Nobel'in kanunu olup çıktı. Birileri en prestijli addedilen barış yahut edebiyat ödülünü almayagörsün, etrafında müthiş bir tartışma kopuveriyor. Amerika'da Clinton'lı yılların başkan yardımcısı Al Gore'un, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'yle (IPCC) birlikte Nobel Barış Ödülü'nü paylaşması, bunun son örneği. Ve Amerikalıların bizden arta kalır yanı yok. Zira Gore'un başına gelenler düşünüldüğünde, bizim Orhan Pamuk'un edebiyat ödülü alması etrafında koparttığımız fırtına devede kulak kalıyor.

Amerika'da bugünlerde televizyon ve radyo programlarından sanal âlemin çok okunan blog'larına kadar her yerde en popüler muhabbetler Gore etrafında dönüyor. 'Uygunsuz Gerçeklik' belgeseliyle Oscar, teknoloji meraklısı gençleri hedef kitle seçmiş Current TV'nin kurucusu olması sebebiyle Emmy Ödülü almış bu 'siyasi süperstarın', ödüller silsilesine Nobel'i de eklemiş olması, küresel ısınma ve başkanlık tartışmalarına can alıcı malzeme sağladı. Misal, destekçileri Bush'la geçirdikleri yedi yıla yanıp, Nobel ödülünün Gore'un 2000'de mahkeme kararıyla çalınmış başkanlığını geri getirebileceği hayaliyle yanıp tutuşuyor. Demokrat Parti'den yeniden aday olması için New York Times'ta tam sayfalık açık mektup bile yayımlatmışlar. MTV kuşağının İncil'i Rolling Stone, 'Yarış al, yarış' başlığını sakınmamış. Kampanyalarda toplanan imza sayısı 187 bine çıkmış. Önseçimlere üç ay kalmışken, Gore'u aday yapma şansları yok. Hal böyleyken, yeminli Gore düşmanı sağcı ve yeni muhafazakârlardan, aktif siyasetteki kirli çamaşırlarını iyi bilen solculara uzanan geniş bir eleştirmen kitlesi arz-ı endam ediyor.

Küresel ısınmayı inkârı tercih eden, olsa dahi insanın bu işte parmağı bulunmadığına kanaat getirmiş sağcılar için Gore bir çeşit 'manipülatör'. Misal, İsrail destekçisi Fox News'taki programında Steve Doocy, izleyicilerine 'Al Gore, Yaser Arafat ve o çılgın Jimmy Carter'ın ortak noktası nedir' diye sorup, 'Nobel Barış Ödülü' yanıtını vermiş. Eh Arafat'a tepkileri malum, Carter da İsrail'e sert eleştirileri yüzünden hedef tahtasında. Gore'la üçgen tamamlanmış oluyor. Haliyle neocon'lar için eski Demokrat Partili başkan yardımcısının Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmesi, Bush karşıtı olmasının bir nevi ödülü. Yine Gore'u 'İklim Değişikliği Hareketi'nin Indiana Jones'u ilan eden Cassy Fiano adlı muhafazakâr blog'cu dalgasını şöyle geçmiş: "Al Gore'a teşekkürler. Kutup ayıları artık boğulmayacak, temasa geçtikleri her insanı öldürmek ve sakatlamak için özgür olacaklar, böylelikle de dünya barışına hizmet edecekler." Kimileri de Gore'un yakında tek kişilik Broadway şovuna soyunup Oscar ve Emmy ödüllerine Tony ödülünü ekleyeceğini söyleyerek makara geçiyor.

Lakin bunlar sağcı şovları. Nobel'i ciddiye alan sol kanat, Barış Ödülü'nün kriterini 'uluslar arasındaki birlik için en iyi işi yapan kişi' diye tanımlamış Alfred Nobel'e atıf yapıyor. Bu ödülün, artık savaşlar ve silahlara karşı gerçek mücadeleyi veren sivil toplumu onurlandırmaktan çıkıp hükümetlerle bağlantılı işlere verilir olmasından yakınıyorlar. Allahtan, hafızası daha güçlü olanlar, bu ödülün zaten yıllardır 'barışçılardan' ziyade 'savaşçılara' veriliyor olduğunu anımsatıyor. Kissinger, Peres, Arafat ilk akla gelenler. Şu sıralar Bush yönetimini İran'a saldırmaya teşvik eden Fransa'nın Dışişler Bakanı Bernard Kouchner'i de unutmamak lazım. Kendisi 1998'de kurucusu olduğu Sınır Tanımayan Doktorlar örgütü vesilesiyle bu şerefe nail olmuştu. Bu konudaki hararetli makaleleri okurken, en çok BM'nin önceki Genel Sekreteri Kofi Annan'a takıldım. Unutmuş olanlar için anımsatayım, kendisi BM'nin iyice etkisiz ve de yetkisizleştiği 11 Eylül'den birkaç ay sonra bu ödülü almıştı da, yerküremizde esen 'barış rüzgârında' arada kaynadı adamcağız!

Hal böyleyken, başkan yardımcısı olduğu sırada Sırbistan ve Kosova'nın vurulması, Afganistan ve Sudan'ın bombalanması, uluslararası yaptırımlar yoluyla Iraklı çoluk çocuğun ölümlerine sebep olunması, ABD askeri makinesinin dünyaya yayılması, nükleer silah depolarının kurulmasında payı bulunan Gore'un barış ödülü almasında şaşılacak bir şey yok. Nihayetinde Gore da şu hayatında olgusal hatalarına karşın yaptığı belgeselle küresel ısınmayı genç kuşaklara belletme hayrını işlemiş işte. Kutuplarda termometrenin 22 dereceyi göstermeye başladığı bir dönemde Nobel'i alarak da Amerika'daki iklim değişikliği tartışmalarının alevlenmesine vesile oluyor.

(Radikal, 15 Ekim ’07)

 


YAZICIYA GONDER


November
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30