Ana Sayfa / Basın / 
22.11.2008
22.10.2007 02:25

2+2 maaş artışını sendikalar istemiş! - Esin Gedik

 

Hükümetin memur maaşlarına yaptığı yüzde 2+2 zam oranını görüşmelere katılan Memur-Sen ve Türkiye Kamu-Sen yöneticileri ‘kabul edilemez’ buldu. Hayat standardını göz önüne aldığımızda kabul edilemez olduğunu herkes kabul ediyor. Ancak, söz konusu memur sendikaları hükümet ile görüşmelerde 2+2 zam oranı istemişti. Hatta Kamu İşveren Kurulu Başkanlığı’na yazdıkları ve sendika yöneticilerinin imzaladığı talepler listesinin ilk sırasında “Kamu görevlisinin maaşını oluşturan kalemlerin Ocak 2008’de yüzde 2 ve Temmuz 2008’de yüzde 2 artırılması” maddesi yer alıyor.

Hem hükümetten bu talepte bulunup ardından da itiraz etmek sendikacılık açısından tuhaf bir durum değil mi?

Hazır sendikalardan söz ediyorken, bir süredir yaşanılan ama son dönemlerde daha da sık gündeme gelen başka bir konuyu gündeme getirmek istiyorum: Hükümet sendikalar arasında tercih mi yapıyor?

Adalet ve Kalkınma Partisi’ne üye belediye başkanlarının bir yılı aşkın süredir Türk-İş’e bağlı Belediye-İş Sendikası’na üye işçilere baskı yaptığı kamuoyunun malumu. Hatta Türk-İş Başkanı Salih Kılıç, bir süre önce bazı AKP’li belediyelerde, üyelerine baskı yapılarak Hak-İş konfederasyonu’na üye Hizmet-İş’e zorla geçmelerinin istendiğini açıklamıştı. Isparta, Gaziantep, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ni de örnek olarak göstermişti.

Bu baskı sadece Belediye-İş işçilerine yapılmıyor, DİSK’e bağlı Genel-İş de nasibine düşeni alıyor bu rüzgardan. Hatta Genel-İş’in yetkili olduğu Bahçelievler ve Bağcılar belediyelerindeki işçilerin bir kısmı baskılara daha fazla dayanamayıp Hizmet-İş’e üye oldu. Elimde tam rakam yok ancak 2007 yılına kadar Genel-İş’e üye Bingöl, Burdur, Denizli ve Van’ın içinde bulunduğu 25 belediye ile Belediye-İş’te örgütlü Amasya, Bayburt, Rize, Çankırı, Isparta, Kırşehir ve Uşak’ın da içinde bulunduğu 11 belediyenin işçilerinin Hizmet-İş’e geçtiği gazetelere yansımıştı.

Geçen hafta Radikal Gazetesi’nden İsmail Saymaz’ın yaptığı haber AKP’lilerin sendika tercihinde ne kadar ısrarlı olduğunu gösteriyor. Güngören Belediyesi’nde yazı işleri görevlisi olarak çalışan Hüseyin Uğur, Marmara ve Sakarya caddelerinin kesiştiği köşe başına çöp döktürmeme görevine atandı. Uğur, belediye yönetiminin baskılarına karşın Belediye-İş’ten istifa etmediği için sürgüne gönderilmiş.

KESK’liler de baskı görüyor

Aynı sorunları Kamu Emekçileri Sendikası da yaşıyor. KESK’in üye sayısı ilk kurulan memur sendikası olmasına karşın diğer konfederasyonlara göre daha düşük, çünkü sürekli üye kaybediyor. Hükümet yanlısı olduğu bilinen Memur-Sen ise her geçen gün üye sayısını artırıyor. KESK’e bağlı sendikaların yöneticileri, her iş kolunda farklı düzeylerde de olsa üyelerinin baskı gördüğünü belirtiyor. Örneğin Haber-Sen yöneticisi Osman Köse, “Bizim iş kolunda KESK üyesi olan memurlara en zor ve uzak görev yerleri veriliyor” diyor. Hatta çok sayıda üyenin, kurum içi terfi sınavları öncesinde sendikaya gelip “Sınava gireceğim. O nedenle sendikadan istifa etmem gerek, kusura bakmayın” dediğini de belirten Köse, “Eğer KESK üyesiyseniz görev yerinin değiştirilmesinin yanı sıra en küçük bir olayda uyarı, kınama cezası alıyorsunuz” sözleriyle üyelerinin yaşadığı zorluğu anlatıyor.

(Akşam, 22 Ekim '07)

 


YAZICIYA GONDER


November
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30