Ana Sayfa / Basın / 
22.11.2008
08.11.2007 04:46

Kaz Dağları’nın yok edilmesi sadece “başlangıç” - Yiğit Bulut

 

Son günlerde gazetelerde okudunuz; Kaz Dağları yabancı maden şirketleri tarafından yok ediliyor... Aynen daha önce Latin Amerika’nın damarlarının kesilmesi gibi...

Değerli dostlar, bugün sizlere Türkiyenin 2001 sonrası içine düştüğü durumu ve özellikle son dönemi çok iyi anlattığını düşündüğüm bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Kitabın adı, Latin Amerikanın Kesik Damarları.

Peki bu kitap neden bahsediyor ve en önemlisi Kaz Dağlarında maden çıkarma ile alakası ne?

İsimler ve yerler farklı olmakla birlikte özünde bizden, olanlardan ve olacaklardan bahsediyor. Yaşadığımız sıcak para destekli her şeyi sat, devletin dinamiklerine su kat sürecine ekonomik büyüme, küreselleşme, Avrupa ile entegrasyon diyenlerin; Latin Amerikanın geçmişinden ders almak amacıyla bu kitabı mutlaka okumaları gerekli.

Değerli dostlar, kitap, bugünlerin bizlerini anlatan çok net bir cümle ile başlıyor: Aptallığa oldukça benzeyen bir suskunluk içindeydik. Evet, aynen bugün Türkiyede yaşayan her kesimden milyonların, yani bizlerin olduğu gibi.

Kitabın detaylarına gelince... Alıntıları aynen aktarıyorum:

* Uluslararası iş bölümü sonucu bazı ülkeler kazanırken, bazıları da kaybediyor. Bizim bugün Latin Amerika diye adlandırılan toprağımız, kendisini kaybetmeye adamış durumda. Rönesans Avrupalılarının, dişlerini boğazımıza geçirmek üzere okyanusa atladıkları uzak çağlardan beri bu böyle. Fetih ganimetleri, altınla örülü vadiler, gümüşle kaplı dağlar karşısında hayal gücünün şaşkınlığa düştüğü o eski yerler değil artık buraları. Ama bölge hizmetçi konumunu koruyor. Yabancı gereksinimlerin hizmetinde olmaya, dışarısı için tükenmez petrol ve demir, bakır ve et, meyve ve kahve, hammadde ve zahire kaynağı olmaya devam ediyor. Zengin ülkeler bütün bunları tüketirken, Latin Amerikanın bütün bunları üretirken kazandığından daha fazla kazanıyorlar (bu cümleye lütfen dikkat!).

* Latin Amerikanın yabancı sermaye gruplarına tanıdığı imtiyazları mutlaka duymuşsunuzdur. Ama ABDnin başka ülkelere tanıdığı imtiyazları asla duymazsınız. Başkan Wilson şöyle diyordu: Bir ülke oraya yerleşen sermayenin kesin egemenliği altına girer.

* Kesik damarların kıtasıdır Latin Amerika. Keşfedildiği günden beri burada her şey, önce Avrupa daha sonra da Kuzey Amerika sermayesine dönüşmüş ve o uzaktaki iktidar merkezlerinde öylece birikmiştir. Her şey, bütün her şey: Toprak ve tüm ürünleri, zengin madenler ile dolu yer altı, insanlar, insanlarımızın tüketim ve üretim güçleri, tüm doğal ve insani kaynaklar.

* Sistem, yabancı patronlar bakımından ve tabii ruhunu Faustun yüzünü kızartacak kadar düşük bir fiyata şeytana satmış olan yerli komisyoncular tarafından son derece akla uygun bir yapıdır. Ama onlar dışında kalan herkes açısından öylesine akıl dışıdır ki, geliştikçe tüm dengesizlikleri, gerilimleri ve çelişkileri de gelişip sivrilmektedir. Bağımlı ve gecikmeli olan düzeniyle, eşitsiz toplum yapısı içinde süregiden sanayileşme, işsizliğin çözümüne yardımcı olacağı yerde daha da yaygınlaşmasına yol açmaktadır. Yoksulluk artmakta, zenginlik belli noktalara yoğunlaşmaktadır.

Sonuç: Kitapta Latin Amerika ülkelerinin bankacılık, petrol, tarım, madencilik gibi ana damarlarını, hatta içme suyu şebekelerini ele geçiren ailelere, şirketlere dair detaylı örnekler bulacak ve her okuduğunuz satırda Türkiyede de böyle oldu ve oluyor diyeceksiniz. Daha neler olacak!

Son söz: Yaşadığımız vahşi kapitalizm-küreselleşme-ABlileşme süreci Türkiyeyi finansal döngü içinde, kısa vadede sıcak para girişi ile büyüyor gibi gösterse bile, detaya bakınca durum çok açık: Türkiyenin de damarları kesiliyor. Yerine yeni damarlar bağlanıyor ama bazılarının da anlayamadığı gibi o damarlar bizim değil.

Not: Kaz Dağlarında yürütülen maden çıkarma adı altında bölgenin doğasının bu ülkenin halkı hiçe sayılarak yok edilmesi aynen Latin Amerikada yaşananlar ile birebir örtüşüyor. Bu teslimiyet sürecinin bir sonucu Kaz Dağları operasyonu... Ama bilin ki; bu yaşanan ilk değil son da değil...

Vatan / 08.11.07


YAZICIYA GONDER


November
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30