Ana Sayfa / Basın / 
22.11.2008
22.11.2007 09:11

Kritik eşik DTP davası... – Bilal Çetin

 

Türkiye, 20 yılı aşkın süredir devam eden bölücü terörle mücadelede son derece kritik bir sürece girdi. Belki de ilk defa bitirici sonuç alma noktasına çok yaklaşıldı.

ABDnin Kuzey Iraktaki yerel Kürt idaresi üzerindeki baskısı sonuç vermeye başlamış durumda. Barzani ve ekibi bu sefer işin ciddiyetinin farkında.

Dışişleri Bakanı Ali Babacanın da ifade ettiği gibi terör örgütünün yalıtılması, yalnızlaştırılması konusunda önemli mesafe alındı. ABDnin yanısıra Avrupa Birliği dahi Türkiyenin Irakın kuzeyinde gerçekleştireceği, sınırlı ve sivillere zarar vermeyecek bir askeri harekata karşı çıkmıyor.

Bu önemli bir aşama.

Her ne kadar Avusturya başta olmak üzere bazı AB üyesi ülkeler kırmızı bültenle aranan terör örgütü mensuplarını önce yakalayıp sonra serbest bırakıyor olsalar da genelde Türkiyenin terör mücadelesine ilk kez samimi bir destek havası olduğu gözleniyor.

Bu durum, Dışişleri Bakanı Ali Babacanın önceki gün Brükselde yaptığı görüşmeler sırasında da net biçimde görüldü. Onun için de Türkiyenin terör mücadelesine anlayışlı bir yaklaşım, bir destek havası hakim.

Avrupada ABde kafaları karıştıran konu Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının DTP hakkında açtığı kapatma davası.

İşte bu dava önemli. AB ile ilişkiler bakımından önemli olduğu kadar Avrupanın Türkiyenin terörle mücadelesine yaklaşımı açısından da önemli. İçerde aklı başında herkes bu davanın niye açıldığını biliyor. Bu dava, hukukun, anayasa ve yasaların gereği. Başsavcı, anayasa ve yasaların kendisine verdiği görev ve sorumluluk çerçevesinde iddianamesini hazırlayıp Anayasa Mahkemesine sundu. Kararı elbette Anayasa Mahkemesi verecek. İddiaları yerinde görüp bu partiyi kapatıp, bazı yönetici ve milletvekillerine siyaset yasağı getirebileceği gibi, farklı bir karar da verebilir. Kapatmayabilir, ihtar verebilir. Hukukun, yasaların gereği neyse o olacak. Bu son derece doğal.

Ancak, bunun doğal olduğunu Avrupa kamuoyuna ve ABye kabul ettirebilmek pek kolay değil. Dışişleri Bakanı Babacanı Brüksel görüşmeleri sırasında en fazla zorlayan konu da bu oldu zaten. Terörle mücadeleye, sınır ötesi operasyona itiraz yok aksine destek var, bu mücadele anlayışla karşılanıyor. Babacanın bütün muhatapları bunu söylüyor ama hemen ardından konu DTPnin kapatılma davasına getiriliyor. Parti kapatmanın AB açısından kabul edilemez bir sonuç olduğu söyleniyor.

Genişlemeden sorumlu Komiser Oli Rehn basın toplantısında da ifade etti. DTPlilerin terörle, terör örgütü ile aralarına mesafe koyamamalarının kabul edilemez olduğunu söyledi. Ama aynı şekilde parti kapatmanın da kabul edilemeyeceğinin altını çizdi.

Belki PKKnın ve bazı DTPlilerin stratejisi de buydu, işi bu noktaya taşımaktı. Bir yandan kitle tabanındaki erozyonu durdurabilmek, diğer yandan da Türkiyeyi AB ve batı kamuoyu nezdinde zor durumda bırakabilmek için bilinçli biçimde yargıya bu partiyi kapatın diye bol miktarda delil ve malzeme verdiler.

Parti kapatılırsa, Avrupa kamuoyuna ve ABye dönüp, görüyorsunuz Türkiye bize legal siyaset imkanı tanımıyor diye şikayet edecekler, terör örgütünü, haklı bir davanın direnişçileri olarak göstermeye çalışacaklar.

Gelinen bu noktadan sonra bu propogandanın tam olarak hedefe ulaşması olası değil. Ama şimdiden kafa karışıklığı yaratmış durumda.

O nedenle de DTPyi kapatma davası iç kamuoyu açısından olduğu kadar dışarısı için de kritik...

Vatan / 22.11.07


YAZICIYA GONDER


November
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30