Ana Sayfa / Basın / 
22.11.2008
09.12.2007 07:25

Kadına şiddet – Deya Sazak

 

Türkiye'de her üç kadından biri fiziksel şiddet görüyor, kadınların yüzde 90'ı 'Haklı görülebilecek dayak yoktur' diyor.

1987 yılında yapılan Dayağa Karşı Dayanışma Yürüyüşü'nden bu yana, aile içi şiddetle mücadelede hayli yol alınmasına karşın uygar bir topluma yakışan noktada değiliz.

Son olarak Sabancı Üniversitesi'nden Ayşe Gül Altınay ile Boğaziçi Üniversitesi'nden Yeşim Arat, TÜBİTAK tarafından desteklenen ve 18 ay süren araştırmayla kadına yönelik şiddetin boyutlarını ortaya koydular:

"Toplumsal cinsiyete dayalı şiddet, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının var olan potansiyellerini gerçekleştirmelerinin önündeki en önemli engellerden birisi olmaya devam etmektedir. Özellikle kız çocukları ve kadınlar, çekirdek aile içinde, geniş aile bağlamında, sokakta, okulda ve iş hayatında fiziksel, ekonomik, psikolojik ve cinsel şiddete maruz kalmakta; yaşanan şiddetin kız çocuklarının okuyamamasından kadınların toplumsal yaşama katılamamalarına, kadınların çocuklarına uyguladıkları şiddetin artmasından istenmeyen evliliklere, sakatlıklardan ölümlere kadar çok kapsamlı sonuçları olmaktadır.

Namus adına işlenen cinayetler bu şiddet türünün en ölümcül ve görünür biçimlerinden biridir. (Bora ve Üstün, 2005)"

Araştırmanın sonuçları şöyle:

Eğitim düzeyi arttıkça fiziksel şiddet gördüğünü söyleyen kadınların oranı genel eğilim olarak azalmaktadır. (Okuma yazma bilmeyenlerde şiddete maruz kalma yüzde 43, yükseköğrenim görmüş olanlarda yüzde 12. Üniversite mezunu altı erkekten biri kadına şiddet uyguluyor!) Aile içi şiddet kentlerde yoğunlaşmaktadır. Cinsel zorlama ve şiddete uğrayan kadınların yüzde 67'si aynı zamanda şiddete de maruz kalmaktalar. Gelir düzeyi yükseldikçe şiddet azalmakta, buna karşılık kadınların aileye kocalarından daha çok gelir getirmesi şiddet riskini artırmaktadır.

Erkek neden şiddet uyguluyor?

Altınay ve Arat'ın araştırmasındaki yanıtlar şöyle:

"İtaatsizlik (yüzde 13), ekonomik sorunlar (yüzde 14), geçimsizlik (yüzde 6), psikolojik sorunlar (yüzde 9) erkeklik gösterisi, güçsüzlük ya da acizlik nedeniyle üstünlük sağlama (yüzde 27).

Aile içi şiddetle mücadelede görev hükümetler kadar sivil toplum kuruluşlarına düşüyor.

Hürriyet'in BM Nüfus Fonu ile birlikte düzenlediği konferans, Vuslat Doğan Sabancı'nın 'Her üç erkekten biri şiddet uyguluyor' sözlerinde ifadesini bulan paradigma değişikliğini topluma yaymak ve 'medya dili'ni mağdurlardan yana değiştirmek açısından yeni bir başlangıç olmalı.

Her üç kadından birinin şiddet gördüğü Türkiye manzarası utanç vericidir!

Milliyet/09.12.07


YAZICIYA GONDER


November
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30