14.12.2007 06:49
AKP, "Kızlar okullaşsın, kadınlar evde otursun" diyor - Meral Tamer
Dün de yazmıştım. TÜRKONFED, "İş Hayatında Kadın" raporuyla eğitimden hukuka, SSK uygulamalarından finansmana önümüze, çok geniş yelpazede birbirinden değerli istatistikler ve öneriler koydu. Hal böyle olunca da en azından benim için çapraz değerlendirme yapma imkânı doğdu.
1997-98 eğitim yılında okul çağındaki erkek çocuklarının okullaşma oranı % 90.25'miş. 2006-2007 öğretim yılında % 92.25'e yükselmiş.
Yine 1997-98 öğretim yılında kız çocuklarının okullaşma oranı % 78.97'yken 2006-2007 öğretim yılında % 87.93'e yükselmiş.
Gördüğünüz gibi 9 yıl önce erkek çocuklar lehine 11.28 puan olan makas daralarak, geçen öğretim yılının başı itibarıyla 4.32 puana kadar düşmüş. Eminim bu öğretim yılının istatistikleri açıklandığında, bu makasın daha da daraldığını göreceğiz. Zaten iş için gittiğimiz Anadolu kentlerinde bunun işaretlerini de alıyoruz.
Kızlara daha çok destek
Örneğin birkaç ay önce Urfa'ya gittiğimizde Vali Yusuf Yavaşcan açıklamıştı: Urfa'nın tarihinde ilk kez geçen yıl, ilköğretim kurumlarına kaydedilen kız çocukların sayısı, erkek çocukları geride bırakmış.
Neden?
Çünkü AKP hükümeti, kız çocuklarının okullaşmasına büyük destek veriyor.
Nasıl veriyor bu desteği?
Başbakan'ın eşi Emine Erdoğan, bizzat aileleri ziyaret ederek kızlarını okula göndermeleri telkininde bulunuyor; bu ziyaretler televizyonlara haber oluyor.
Başka nasıl veriyor bu desteği?
Milli Eğitim Bakanlığı, yoksul ailelerin okul çağına gelmiş erkek çocuklarına verdiği aylık burstan % 20 fazlasını, eğer kız çocuğunu okula gönderirse veriyor. Demek ki AKP, istediği konuda pozitif ayrımcılık yapabiliyor. Ve toplumdan da derhal olumlu yanıt alıyor. Aileler artık belki de erkek çocuklarından önce kızlarını okula gönderiyor.
2-3 yılda eşitlenecek
Göreceksiniz okullaşmada kız-erkek eşitliği, önümüzdeki 2-3 yıl içinde sağlanacaktır. Eğer önümüzde 9 yıllık değil de son 5 yıllık karşılaştırmalı veriler olsaydı, kız çocuklarının okullaşmasında çarpıcı artışın AKP döneminde gerçekleştiğini daha net görebilecektik.
Bu arada mütevazı olmaya da gerek yok: Gazetemiz Milliyet'in 2.5 yıl önce Baba Beni Okula Gönder sloganıyla başlattığı kız çocukları için eğitim seferberliğinin Milli Eğitim Bakanlığı'nı kamçılayan tatlı bir rekabet unsuru olduğunu ve bu seferberliğin kızların okullaşmasına katkısının 27 kız yurdu ve 10 bin kız öğrenciye verilen bursun çok ötesine geçtiğini hatırlatmalıyım.
1 milyon erkeğe iş
Madalyonun öbür yüzünde ise aynı rapor önümüze kadınların iş hayatı dışına itilişinin rakamlarını koyuyor: 1. ve 2. AKP hükümeti döneminde toplam 1 milyon erkeğin istihdamı sağlanırken, 52 bin 400 kadın işinden ayrılıp evinde oturmak zorunda kalmış.
Ali Babacan, ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı olduğu dönemde kadınların işgücü piyasasının dışına itilmesini "Kadınlar çalışmak zorundayken artık eşinin geliri artığı için evde oturabiliyor. Bu da iyi bir şey" diye yorumlamıştı. Zaten o günden bu yana kadınların geri dönüşünü özendirecek bir önlem de alınmadı.
Bu durumda AKP hükümetine "Pekiyi o zaman niye okutuyorsunuz bu kız çocuklarını?" diye sormak lazım değil mi?
Milliyet/14.12.07