Ana Sayfa / Basın / 
05.12.2008
01.02.2008 09:52

Kürt sorununa türban takmak - Hasan Bildirici

 

Aynı kökün iki dalı olan MHP ve AKP, türban konusunda anlaştı. Temel sorunları göz ardı etmek , tali sorunlara el atarak baskı ve zulüm düzenini yeniden restore etmek faşizmin genel karakteridir.

Bir ülke düşünün ki, 20 milyon Kürdün kendi dilinde okuduğu bir okul yok; yine bir ülke düşünün ki, 20 milyon Alevi’nin girip ibadetini yaptığı resmi ve güvenli bir yeri yok.

Dili ve mezhebi yasaklıların 40 milyon ettiği 70 milyonluk bir ülkede başı açık kalanları da örtü altına sokmak için Türk-İslam faşizmi iyi çalışıyor.

22 Temmuzda iktidara gelen AKP’nin Türkiye’yi demokratikleştireceği; Kürt sorununu çözeceği ve AB yolunda önemli adımlar atacağı söyleniyordu.

Türkiye’ye ait her kirli dönemin üstünü kalın bir perde ile örten, izlediği yumuşak, yalaka ve çıkarcı yaklaşımlarıyla toplumların hesaplaşma duygu ve düşüncelerini sürekli geri plana iten Türkiyeli aydınlarla, kafası ile midesi yer değiştirmiş kimi Kürt aydınları da AKP konusunda topluma iyimserlik aşılıyorlardı.

Türk muhafazakarlığının, Türk faşizmi olduğu tespitini yıllar önce yapmış bizim gibi yüreği yanıklara bu çıkarcı grup saldırılarda bulunmuştu.

AKP’yi desteklemek, Kürt sorununun çözümünü desteklemekmiş!

12 Eylül’de halk çocukları işkence altında inim inim inletilirken; Türk-İslam sentezi okullarında yetiştirilenlerin şimdiki iktidarını bizlere ilericilik ve reformculuk diye yutturmaya kalkanlar herhalde kadınlarına ve kızlarına birer türban almayı bu saatten sonra ihmal etmezler.

Türban, Türk-İslam faşizminin yarattığı çok tali bir mağduriyettir. Kürtlerin ve Alevilerin yasaklandığı, Hıristiyan din görevlilerin bıçaklandığı, farklı inanç ve etnik kökenden aydınların vurulup kaldırımlara yığıldığı Türkiye’de aksine İslam’ın ve Türk ırkçılığının diktatörlüğü vardır.

Eşleri Türbanlılar sınıfı ile Türk ırkçılığını rehber ve güç edinmişlerin diktatörlüğüdür bu.

Türk ırkçılığı yapan Kürt asıllı taşeronların da desteklediği AKP, Kürt sorununa türban giydirmeyi şimdilik başarmıştır.

Hazırlığı yapılan yeni anayasada vatandaşlık tanımı şöyle yapılacak:

“Dili, dini, ırkı, mezhebi ne olursa olsun, Türkiye devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür!”

Dünyada bundan daha acımasız faşist bir anayasa maddesi var mıdır?

Kürtler anayasaya girmek istediğinde bölücülük oluyor. Fakat Türk ve İslam faşizminin iktidarda olduğu Türkiye’de geri kalanı türbana sokmak için anayasa maddesi gerekiyor.

O zaman türban hakkında görüşümü sorarsanız şöyle derim:

Türban, iktidarda olan Türk-İslam güçlerinin düzenin tüm hücrelerine hakim olmak için yarattıkları sahte bir mağduriyet manivelasıdır...

Türban, Türkiye’ye hükmeden askerlerin hükümranlıklarını sürdürmek için kullandıkları ve toplumu korkuttukları hayali bir öcüdür.

Anayasa değişikliğiyle Kürt kızları sarı, yeşil ve kırmızıdan ibaret türbanlarıyla üniversiteye gidebilecek mi? Yahudiler, kafalarının tam ortasını tutan ufacık fesleri; Hıristiyanlar da Haç işaretleriyle okullara gidip sokaklarda rahatça gezebilecekler mi?

Güldürmeyin insanı.

Birinci Dünya Savaşından 4 milyon kilometre kare toprak kaybederek çıkan Türk İslam imparatorluğu kalan son parça üzerine abanacaktır. Abanmak zorundadır. Faşizmin, ırkçılığın, komşusunun inancına saldıran dinciliğin karakteridir bu...

Bir Kürde, bir Kandil’e, bir deşifre olmuş sokak tetikçilerine vurarak düzeni yeniden restore eden Türk-İslam sentezinin iş bitiricileri doğrusu iyi çalışıyor.

Daha önce söylemiştik: Halka dayanmayan tüm askeri ve bürokratik devletler eninden sonunda sokak tarafından teslim alınır. Kurtuluşu yoktur, teslim alınır. Türk sokaklarının karakteri ne ise devlet bir süre sonra o karaktere bürünür. Daha sonra bunun adı demokrasi, bunun adı seçim olur... Olur mu?

Anayasa ile getirilecek olan türban düzenlemesi; herkesin kendi inanç simgeleriyle okullara gitmesini içermiyor. Okulların, Türk-İslam felsefesiyle tümden işgalini içeriyor...

Tüm sorunları çözeceğim diye iktidara gelen AKP, MHP ile el ele vererek Kürt sorununa türban giydirmeyi bakalım tümden başaracak mı?

Anayasal türban özgürlük değil, daha çok faşizm getirecektir...

ABD ve AB’nin şimdilik stratejik çıkarları gereği destekledikleri rejim bir yerlere gidiyor işte... Rejimin yolculuğu hayırlı bir yolculuk değil. Hesapları büyüten, gerilimi artıran, sorunları faşizm lehine çözmeye çalışan yandan çarklı yamuk bir yolculuktur bu...

Bu yolculuk, Türk faşizminin diz çöküşü ile sonuçlanacaktır... Çaresi ve kurtuluşu yoktur...

Kederli, sürgün, dirençli hallerimizle biz bu yolculuğun sabırlı gözlemcileriyiz.

Ya herkes için adalet ya çöküş....

Kürdistan Post / 31.12.08


YAZICIYA GONDER


December
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31 1 2 3 4