Ana Sayfa / Basın / 
22.11.2008
09.02.2008 07:43

Silah tüccarları Münih’te buluşuyor - Reşad Özkan

 

'Silah tüccarlarının Davos Forumu' olarak bilinen Münih Güvenlik Konferansı’na yaklaşık 250 asker, tüccar ve siyasetçi katılıyor. Binlerce asker ve ağır silahlarla korunan konferansın gündemi 'İstikrarsız Dünya: Değişen İktidar Dengeleri, Eksik Stratejiler...' Savaş karşıtları da konferansı protesto gösterilerine başladı.

‘44. Münih Güvenlik Konferansı’ Almanya’nın Münih kentinde başladı. Almanya eski başbakanı Helmuth Kohl’un eski danışmanı ve konferans organizatörü Horst Teltschik, Münih'e yaklaşık 250 asker, tüccar, siyasetçi ve hükümet temsilcisini davet etti.

Konferans BMW’nin bünyesinde yer alan Quandt Stiftung Vakfı ve Alman ordusu tarafından organize ediliyor. Konferansın güvenliğini ise 400’ye yakin Alman ordusuna bağlı ağır silahlarla donatılmış askeri komandolar yapıyor. Almanya’nın çeşitli eyaletlerinden getirilen 5 bine yakın poliste otelin çevresinde güvenliği sağlarken, Münih’te hava sahası pazartesi gününe kadar uçuşlara kapalı tutuldı.

Küreselleşme karşıtları tarafından ‘savaş konferansı’ olarak nitelendirilen yüksek rütbeli asker ve siyasetçilerin buluşmasına karşı ise şehirde dün akşam protesto eylemlerin strat da verildi. En büyük gösteri ise bugün yapılacak.

Münih’teki ‘NATO konferansı’nı protesto eden Koordinasyonu’nun basın sözcüsü Claus Schreer, bugünkü gösteriye 5 binin üzerinde kişinin yürüyüşe katılması bekleniyor. Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bugün konferansta konuşma yapacağı sırada Kürt ve Türk sol guruplarının da eylemlere yığınsal olarak katılacaklar.

 ‘’NATO’nun Güvenlik Konferansına karşı Koordinasyon Komitesi“ organizatörlerinden Jan Tepperies NATO konferansını ve savaşı karşıtı gösterilere ilişkin ANF’nin sorularını yanıtladı.

Tepperies, ‘’konferansta açık şekilde askeri stratejiler koordine ediliyor, ortak askeri-savaş planları üzerine konuşuluyor. Yeni savaş koalisyonları için kollar sıvınıyor’’ diyerek bu durumu protesto ettiklerini söyledi.

Aynı zamanda Münih Sol Parti yönetim kurulu üyesi ülen Tepperies, Münih Güvenlik Konferansını ‘askeri uzmanların, hükümet temsilcilerinin, silah lobicileri ve generallerin bir buluşması’’ olarak nitelendiriliyor. Tepperies sorularımızı yanıtladı:

- Neden Konferansa karşısınız?

- Konferans hakkındaki görüşümüz hiçbir şüpheye yol vermeden gecen yılda Konferans listesinde yer alan isimler de doğruluyor! Örneğin liste silah şirketleri ve düşünce üreten merkezlerden ve temsilcilerinden oluşuyor. Konferansa katılan isimler tam olmamakla birlikte bütün dünyada hangi savaş tüccarlarının biraraya geldiklerini bize gösteriyor. Bizde bu savaş tüccarlarını protesto ediyoruz. Çünkü savaşlardan bunlar sorumlu.

- Münih’te toplanan Konferansın asıl amacı sizce nedir? Konferans’ta neler görüşülüyor?

- Özelikle zamanlama, konferansa davet edilen misafirler ile gündemleri amaç ve hedeflerini açığa çıkartıyor. Konferansta protokolsüz ve karar alma zorunluluğu ile açık bir şekilde askeri stratejiler koordine ediliyor, ortak askeri-savaş planları üzerine konuşuluyor ve görüşülüyor. Yeni savaş koalisyonları için kollar sıvınıyor. Bunu daha açık bir şekilde söyle ifade edebiliriz: 1999 NATO’nun Yugoslavya’ya saldırması, 2002 yılında ‘terörle mücadele’ kılıfı altında başlatılan savaşlar ve 2003 yılında Irak’a karşı savaş...

- Alman ordusuna bağlı askerlerin dış ülkelere savaşlara gönderilmesine neden karşı çıkıyorsunuz?

- Federal orduya bağlı askeri birlikler savaşmak için Bosna Hersek'e, Kosova, Afganistan, Kongo, Lübnan gibi ülkelere gönderildi. Tüm bunlar NATO, AB ve BM’nin aldığı kararlar veya koalisyonlar kapsamında gerçekleşti. Resmi olarak dış ülkelere Alman askerlerinin barışıçıl hedeflere hizmet için ’bizim’ güvenliğimizin korunması için gönderildiği bize lanse ediliyor. Gerçekten öyle mi? Federal ordunun doktrini belirleyen ve düzenleyen yeni Beyaz Kitap'ta federal ordunun diş ülkelerdeki ana görevi açık bir şekilde söyle olduğu yazılı: ‘’Engelsiz mal dolaşımını’ ve ‘hammaddelerin ithalatını’ askeri olarak korunması ve güvenlik altına alınması gerekiyor.

Beyaz kitapta insan haklarına hakaret edercesine ‘Mülteci akımın düzenlemesi’nden bahsediliyor. Burada insan haklarının, uluslararası hukukun hiçbir rol oynamadığı açıktır. Sürekli yeni yeni ordu birliklerinin diş ülkelere gönderilmesi güvenliği sağlamaz, tersine güvenliksizlik gittikçe daha da artıyor.

- Konferansı protesto çağrınızda ‘’Alman dış politikasının militaristleşmesinin Alman iç politikasında da militaristleşmeye yol açtığı’ belirtiliyor. Sizce iç militaristleşme toplumun hangi alanlarında görülüyor?

- Toplumun militaristleşmesi en açık bir şekilde Heiligendamm’da yapılan G-8’lerin zirvesi esnasında yapılan protesto eylemlerinde, toplama ve yürüyüşler esnasında yaşadık. Burada tazikli su sıkan tanklar ve globalizm karşıtları hakkında bilgi toplamak için tornado uçaklarının istihbarat toplama amaçlı üzerimizden yapılan keşif uçuşlarını yaşadık. Tüm bunlar federal parlamentonun onayı olmadan oldu. Bakınız Münih’te yapılan konferans esnasında da askeri ve sivil yaşam arasındaki çizgi tamamen ortadan kaldırılıyor. Örneğin konferansın yapılacağı Bayerischer Hof’ta ev sahipliği hakkını Federal Ordu elinde tutuyor. Asker-polis ‘güvenliği’ sağlıyor. Bu olayın bir yüzü sadece, bir de günlük yaşam haline gelen yön var: Askeri ve sivil hayatın içice geçmesi ve ’sivil-askeri ortak işbirliği’ sloganı altında karşımıza çıkmasıdır.

Federal Ordu Sivil-Askeri Ortak İşbirliği ordu bünyesinde kendi başına bir görev bölümünü oluşturuyor. Görev alanı federal ordunun daireleri ile sivil-resmi daireler ve sivil halk ile arasındaki ilişkileri düzenleyen, destekleyen, teşvik eden bütün güç ve araçları kapsıyor. Bu düzenlemeler ayni zamanda Almanya’nın iç sivil yaşamında ve diş ülkelere savaşa gönderilen federal ordunun birlikleri için geçerlidir. Doktrini ise humaniter amaçlı yardım örgütlerinin ve devlete bağlı olmayan kuruluşlar ile uluslararası örgütlerin kesin bir biçimde ortaklaşa çalışmalarını dayatıyor ve kapsıyor. Ayrıca imzalanan anlaşmalar gereğince belediyelere bağlı hastanelerin federal ordu ile sıkı işbirliği yapma koşulu mevcut. Bunun dışında belediye binalarında ve yönetim dairelerinde ordunun içte kullanma ve iç düzenlemeleriyle uğraşan federal orduya bağlı yedek subayların görev yaptığı bürolar faaliyet göstermektedirler.

- Cumartesi günü Türk başbakanı Erdoğan konferansta ‘’Ortadoğu’da Türkiye’nin rolü’’ üzerine bir konuşma yapacak. Türk-Alman ilişkileri hangi aşamada şimdi?

- Evet neden şimdi Erdoğan? Savaş Konferansının organizatörü Horst Teltschik’in Türk başbakanı Erdoğan’ı davet etmesi bizce kabul edilemez. Hele hele dünya çapında uyuşmazlıklarla nasıl hareket edilmesi konusunda Türk başbakanını uyumlu olarak görmesi ve kendi evindeki sorunlarla bahsedemeyen birisine konferansta söz hakkı vermesi anlaşılır bir durum değil. Bu Erdoğan ülkesindeki sorunlarla bahsetme ve çözme kabiliyetine bile sahip değildir. Bir kere düşünce, sendikal örgütlenme özgürlüğü, azınlıklar hakkı söz konusu olduğunda Türk hükümeti tamamıyla ipleri elinde tutan ordunun dayattığı geleneksel politik çizgi içinde hareket ettiği görülüyor.

- Sizce NATO üyesi olan Türkiye Ortadoğu’da hangi rolü oynuyor?

- Erdoğan’ın konferansa davet edilmesinin asıl nedenin bence Iran ve Suriye’yi tehdit eden olası saldırı tehlikesi ile ilgili olması gerekiyor. Ayrıca PKK’nin Güney Kürdistan’da Kandil bölgesinde bulunan üslerinin Türk ordusu tarafından bombalanması Amerikan istihbarat ve keşif uçuşları aracılığı ile elde edilen bilgilere dayandığı da açık bir gerçek.

Güney Kürdistan bölgesindeki gelişmeleri yakından izleyen siyasi uzmanların görüşlerine göre eğer PKK üzerinde denenen bu keşif-istihbarat toplama konseptinin başarıya ulaşması durumunda aynı konseptin İran’a karşı da uygulamasına geçilmesi an meselesi olacak. İran’a karşı istihbarat ağının uygulanması için ABD gereken teknolojik aygıtları, araç ve materyalleri Türkiye üzerinden Güney Kürdistan’da bulunan Diyana bölgesine aktarıyor. Ayrıca İsrail ve AB basını İran sınırında 3 veya 4 kilometre uzaklığında istihbarat üslerinin inşa edilmekte olduklarını yazdılar. Aynı amaçlı bir istihbarat üssünün Türkiye’nin onayı ile Hakkari-Yüksekova bölgesinde inşa ediliyor. Tüm bu önemli gelişme ve noktalardan yola çıktığımızda yeni savaşlar için Türkiye’nin NATO için oldukça önemli bir ortak olduğu görülecektir.

- Bu konferansı kim finanse ediyor?

- Son yıllarda olduğu gibi Federal Hükümet Münih’te ordunun desteği ve teknik olanaklarıyla yapılan Güvenlik Konferansının yapılmasına finansal destek veriyor. Federal parlamento Sol Parti’nin meclis gurubu adına hükümete sorulan bir küçük soru önergesine verilen yanıtta göre federal bütçeden sağlanan bu mali destek 840 bin Euro civarındadir. Bu da şu anlama geliyor, maalesef bu katiler kümesinin Konferansı halkın devlete verdiği vergilerle finanse ediliyor.

KONFERANSA KATILAN ŞİRKETLER

AEG-European Advisory Group, Barbour Griffith & Rodgers (ABD), BOEING, dünyanın en büyük uçak üretim ve uzay şirketi (ABD), Booz Allen Hamilton, Ekonomi Enstitüsü (ABD), BMW, Herbert Quandt Vakfi (Almanya), CNC AG, Metal işletim şirketi (Almanya), Detec AG, Tank parçaları ve top üretim şirketi (Almanya), Diehl & Co., yönlendirme silahları üretim şirketi(Almanya), DRS Electro-Optical Systems Group, Laser-Sinter-Technologie (USA), EADS, Avrupa’nın en büyük silah üretim şirketi (AB), Elektronik ve sistemler ve lojistik şirketi (Almanya), Ford (ABD), General Dynamics Corporation, Tank üretimi (ABD), Howaldswerke & Deutsche Werft AG, Savaş gemileri ve sualtı savaş botları üretim şirketi (Almanya), Industrieanlagen Betriebs-Gesellschaft mbH, (Almanya), Kraus-Maffei-Wegmann, Tank üretim şirketi (Almanya), J.F. Lehmann & Co, (USA), Lockheed Martin, Uçak ve silah üretim şirketi (ABD), Mayer Brown Rowe & MAW, dünya çapında Avukatlar Konsoryumu (ABD), Northop Grumman Corp., uçak üretim şirketi (ABD), Rheinmetall AG, Tank ve küçük çaplı silahlar üretim şirketi(Almanya), Rohde & Schwarz, silah elektronik teknolojisi (Almanya), Rolls Royce, Motor üretimi (Almanya), Siemens AG, Elektronik, Kommunikasiyon teknolojisi (Almanya), Thales International, Tank üretimi (Fransa), The Cohen Group, internat. Consultingunternehmen (ABD), The Mercury Group, İletişim ve sistem danışmanlığı (ABD), The Scowcroft Group, Askeri Danışmanlık(ABD).

ANF / 09.02.08


YAZICIYA GONDER


November
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30