26.02.2008 11:22
Alman basınından özetler
Alman basınında bugün Hamburg eyaletinde yapılan seçimlerin yankılarına ağırlık olarak yer veriliyor. Türk ordusunun Kuzey Irak’taki kara harekatı ve sahiplerini bulan Oscar ödülleri de dikkat çeken diğer konular.
Kuzey Irak'ta Türk ordusunun başlattığı kara harekatını değerlendiren Rheinische Post'un yorumunda yer alan ifadeler şöyle:
“Türkiye’nin Kuzey Irak’ta başlattığı askeri operasyon riski çok yüksek bir girişim. Bu, bölgenin bölünmesine neden olabilir. Ankara, daha önce de haklı güvenlik gerekçeleriyle yasaklı Kürdistan İşçi Partisi’nin üslerine operasyon düzenlemek amacıyla sınırı süreli olarak geçiyordu. Bu girişimlerden elde edilen başarı her zaman geçici oldu. Eğer kalıcı olsaydı, Ankara askeri kartını yeniden çıkarmazdı. Türk operasyonu, tam da Kosova’nın Sırbistan’dan ayrılıp bağımsızlık ilan etme dönemine denk geldi. Türkiye, Kosova’nın ayrılma arzusunu ilk tanıyan ülkelerden biriydi. Ankara, muhtemelen ayrılıkçı Kürtlere karşı başlattığı operasyonla Kosova’yı örnek almasını engellemek istiyor. Ancak askeri yöntemlerle başarı sağlanamaz, bu noktada siyasi konsept eksik kalıyor.”
Hamburg'taki seçimler ise Alman gazetelerinin bir numaralı konusu. Hamburg’ta yayımlanan Financial Times Deutschland gazetesindeki yorum, Pazar günkü seçimlerin ardından Hıristiyan Demokratların Yeşillerle koalisyon kurabileceğini savunuyor:
“Yeşiller Partisi için Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) ile hükümet kurmak, Hıristiyan Birlik Partileri (CDU/CSU) ile olası bir koalisyondan daha değerli olurdu. Almanya’nın en güçlü partisi olan Hristiyan Birlik farklı seçeneklere sahip: Sosyal Demokrat Parti (SPD) veya Hür Demokrat Parti (FDP) ile koalisyon oluşturduğunda, eyalet bazında iktidar olabilir. Buna karşın, Yeşiller koalisyon olasılıkları gündeme geldiğinde, Sosyal Demokratlar’dan başka bir seçeneği düşünmüyorlar. Oysa Yeşiller ve Hıristiyan Demokratlar arasındaki farklılıklar aşılamaz değil. Hristiyan Demokratlar ve Yeşiller bir koalisyon oluşturabilir. Yeşiller’in bu tarihi fırsatı kullanması gerekiyor.”
Hamburg’ta Hıristiyan Demokratlar ve Yeşiller olası koalisyonu Würzburg’ta yayımlanan Die Tagespost gazetesinde şöyle yorumlanıyor:
“Hristiyan Demokratlar ve Yeşiller arasında koalisyon kurulması halinde, Hristiyanlığa dair, muhafazakar konuların rafa kaldırılması gerekebilir. Örneğin, geleneksel aile yapısına verilen önem böyle bir koalisyon döneminde siyasi açıdan unutulabilir. Ama yine de Hristiyan Demokrat Belediye Başkanı Ole von Beust seçeneklerin yetersiz kaldığı bir ortamda, Hamburg’daki muhafazakar seçmeni ikna etmeyi başarabilir, sonuçta bu siyaset federal düzeyde yürütülmeyecek.”
80. Oscar ödüllerinin yankıları da devam ediyor. Coburger Tageblatt gazetesi, Almanya’daki sinema festivalleri ve ödül törenlerinin Oscar’dan geri kalmadığına dikkati çekiyor.
“Artık Almanya’da her yıl düzenlenen Altın Kamera veya Bambi ödül törenleri, dünyanın saygın film ödülleri arasında sayılıyor. Ama Berlin Film Festivali yenilikler açısından önde bulunuyor. Zira, en iyi kadın oyuncu Oscar’ına layık görülen “La vie en rose” ile en iyi yabancı film ödülünü alan “Die Faelscher” 2007 yılında Berlin Film Festivali’nde gösterilmişti. Hiç kuşku yok ki, artık Hollywood’un taze kana ihtiyacı var.”
Mitteldeutsche Zeitung da oyunculuk ödüllerinin tümünün Avrupalı oyunculara verildiğine dikkat çekiyor:
“Bu bir istisna mıydı yoksa ciddi bir krizin başlangıcı mı? Oscar töreninde bu kez dört oyunculuk ödülü de Avrupalı oyunculara gitti. Bu, Hollywood'u tedirgin edebilecek bir durum. Diğer yandan bu, Avrupa'ya da bir karşı hamle olamaz mı? Marion Cottilard, 2007'de Avrupa'nın önemli film ödüllerinin verildiği Berlinale'den eli boş dönmüştü, Daniel Day Lewis de aynı şekilde iki hafta önce Alman başkentinden ödülsüz evine döndü.”
DW-World / 26.02.08