18.03.2008 11:57
Kana susamak (I) - Fidel Castro
İmparatorluk 7 Mart'ta Santo Domingo'da yapılan Rio Grubu toplantısındaki tek kaybeden olmaya baş eğmiyor. Bir kez daha kanlı bir karışıklık yaratmak istiyor. Bunu kanıtlamak zor değil.
11 Mart Salı günü, Küba'ya karşı aşırı derecede düşman bir gazete olan El Nuevo Herald'da yazarlarından bizim ülkemizde doğmuş olan biri "Meksika'da FARC'ın İddia Edilen lideri Kübalı" başlığı altında Latin Amerika'daki meselelerin ana noktalarını listeliyor ve yazar şöyle yazıyor:
"Meksika'da yaşayan bir Kübalı mühendis, haber alma yetkilileri tarafından Kolombiya Devrimci Silahlı Kuvvetleri'nin (FARC) Meksika'daki destek grubunun iddia edilen lideri olarak tanımlandı.
"-El Universal ve The Wall Street Journal gazeteleri tarafından alıntılanan- haber alma raporu; 48 yaşındaki Mario Dagoberto Diaz Orgaz'ın, 1 Mart'ta Kolombiya güçleri tarafından saldırılan Ekvator'daki FARC kampına bir grup Meksikalı öğrenci ile düzenlenen gezinin organizatörllüğü için ana şüpheli olduğunu belirtiyor.
"Meksikalı ajanlar; Diaz Orgaz'ın Quito'da 5 Mart tarihinde saat sabah 6:25'te, Mario Dagoberto Diaz Orgaz'ın silahlı operasyondan sağ olarak kurtulan Lucia Andrea Morett Alvarez'in tutulduğu askeri hastanenin etrafında dolaşırken fotoğrafını çektiklerini söylüyorlar."
"Devrimci kademelerde 'Alicia' olarak bilinen genç kadın 10 Ocak tarihinde Meksika'dan Havana'ya ve oradan da Quito'ya seyahat etmişti. Meksika'ya dönüşü Salı günü olarak ayarlanmıştı."
"Diaz Orgaz hakkındaki rapor aynı zamanda onun Meksika'da FARC'ın finansal operatörü olduğunu yazıyor."
"Kübalı mühendis, FARC kampına yapılan silahlı saldırıdan sağ kurtulduktan sonra Meksikalı haber alma teşkilatı tarafından Ekvator'da bulundu.
"Dün gece El Nuevo Herald, Diaz Orgaz'ın yaşadığı ve Meksika Devleti Ulusal Bilim ve Teknoloji Konseyi'ne bağlı olan Mühendislik ve Endüstriyel Gelişim Merkezi'nde araştırmacı olarak çalıştığı Queretaro'daki yakın bir arkadaşını telefon ile aradı.
"Basın tarafından rahatsız edilmemek için Diaz Orgaz pazartesiden itibaren arkadaşının evinde kalıyordu.
"Kaynak, Kübalı mühendisin yaptığı iddia edilen Ekvator gezisinin yanlış olduğunun mühendis tararfından kanıtlanabileceğini söyledi, Meksika haber alma ajansının kendisini Quito'daki askeri hastane yakınlarında saptamış olmasına rağmen, mühendisin o tarihte Tabasco eyaletinin başkenti olan Villa Hermosa'da Mühendislik ve Endüstriyel Gelişim Merkezi'nden meslektaşları ile birlikte olduğunu belirtti."
"Diaz Orgaz aslen 15 Ocak 1960'da doğduğu La Habana Eyaleti'nin Bejucal kasabasından geliyor. Meksika Federal Devletinin elindeli bilgilere göre Diaz Orgaz, Moskova'dan 112 mil uzaklıkta bulunan Vladimir Teknik Üniversitesi'nde makina mühendisliği okudu ve daha sonra metroloji alanında çeşitli uzmanlık dersleri aldı."
"Latin Amerika'nın en prestijli ve büyük üniversitelerinden biri olan Ulusal Meksika Otonom Üniversitesi'ndeki FARC destekçilerine verilen finansal yardımda önemli bir rol oynadı."
"Bu olaydaki açıklık, iki ülke arasındaki ilişkileri gözden geçirmek amacıyla Meksika Dışişleri Bakanı Patricia Espinosa tarafından Havana'ya gerçekleştirilen ziyaretin bir kaç gn öncesinde belirginleşiyor.
"Geçen Şubat'ta, Kolombiya ordusu, Valle del Cauca'nın bir parçası olan Palmira'da Kübalı doktor Emilio Muñoz Franco'yu yakalamıştı. Bu göz mütehassısından FARC'a sağlanan lojistik destek ağındaki asıl oyuncu olarak bahsedilmişti.
"Muñoz Franco Kübalı öğrencileri stajyerler olarak alıp 2000 ila 2001 yılları arasında FARC kamplarına götürmüştü.
"Kolombiyalı yetkililer, mühendisi gerillalarla ilişkili bir yabancı olarak suçlamak için yeterli delile sahip olduklarını düşünüyor. Palmira'daki komşuları kendisini şok edici hiç bir olaya dahil olarak göremediklerini beyan ediyor."
Bu olaya Kübalıları karıştırmak için olan aptalca eğilim çok açık, ayrıca asla gerçekleşemeyecek bir olay olan Kolombiya ormanlarında bizim tıp öğrencilerimizin bulunması da tam bir yalan. Kübalı bir doktor ya da mühendis ülkesini terk ettiğinde bu kişi bunun bizim insanlarımız tarafından oldukça büyük fedakarlıklarla ödendiğini bilerek gider. Tam olarak bu ayın 13'ünde Tıp Tugaylarının 177 üyesi ve 35 öğretmen Doğu Timor'daki iki yıllık kutsal misyonalrını tamamlayarak geri döndü.
Ben kişisel olarak onlar ülkeden ayrılırken onları uğurladım.
Bağımsızlıktan sonra bir soykırımın yaşandığı Doğu Timor'da, Timor kıyılarının yakınında bulunan doğal gaz sahalarını ele geçiren ABD'nin müttefiki Avustralya'nın desteği ile iç çelişkiler yükseldi. Kübalı doktorlar bu küçük ulusun birer vatandaşı olan hastalarını hiç bir koşulda terk etmedi. Onların yerini alan personel orada kalmayı sürdürdü. Bunlar elbetteki binlercesi bulunan Kübalı doktorlar ve mezunlar. Bu doktorlar ve mezunlar ABD tarafından inanılmaz çabalarla rüşvet ile uzaklaştırılmaya çalışıyor, ama etkisi oldukça düşük oluyor.
Batı yarımkürede ya da dünyada bulunan başka hiç bir ülke böylesi bir zenginliğe sahip değil. Bugün biz tıp okullarımızda yüzlerce Doğu Timor'luya eğitim veriyoruz. Henüz dönmüş olan doktorlar, bilincin neler yapabileceğini gösteren bir örnek oluşturuyor.
El Nuevo Herald'dan alıntılanan makalede, kurbanlar arasında merakları nedeniyle ya da başka bir nedenle Reyes ile görüşen Meksikalı gençlerin var olduğu ve bunların hiç bir yere bomba yerleştirmedikleri ve şafak sökerken, henüz uykularındalarken Yankilerin bombalarıyla öldürülmeyi hak etmedikleri gerçeğini doğrulamak için açık bir niyet.
El Mercurio of Chile, "Firari, FARC liderinin suikaste kurban gidebileceği uyarısında bulunuyor", başlığı altında eski bir FARC gerillası olan Pedro Pablo Montoya'nın ağzından şunları yazıyor:
"Geçen hafta 'Ivan Rios' olarak da bilinen Jose Juvenal Velandia'yı öldüren, üst düzey FARC lideri olan gerilla firari dün daha düşük rütbedeki asilerin aralarında en üst düzey Kolombiyalı gerilla Pedro Antonio Marin'in de bulunduğu liderlerini öldürebileceğini vurguladı.
Rios'u öldürdüğü gün olan geçen perşembeden beri diğer iki FARC üyesi ile birlikte teslim olmasından sonra ordu korumansında bulunan Rojas adıyla da bilinen Pedro Pablo Montoya, Bogota gazatesi El Tiempo'ya verdiği röportajda rütbesiz asilerin moralinin düşük olduğunu ve gerilla liderlerinden gördükleri kötü muamele nedeniyle cesaretsiz olduğunu açıkladı!
"Liderini öldürdükten sonra 'Rojas' adamın sağ elini kesti ve gerilla birimini sarmış olan askerlere kendini teslim ederken ölü adamın kimlik belgelerini, laptop bilgisayarını ve kesilmiş elini de sundu.
"Radyo Caracol'e yapılan açıklamalarda, 'Rojas', FARC'ın eski aday Ingrıd Betancourt'u serbest bırakmak istemediğini söyledi. "Esas adam" için bile -- onu serbest bırakmayacaklar. Bayan Betancourt'un annesi Doña Yolanda, bunu bilmeli."
Bu asi, Kolombiya hükümeti tarafından verilmiş bir söz olan, asi kumandanlara dair bilgi vermesi karşılığında 2,6 milyon dolara karşılık gelen bir serveti almayı beklediğini söyledi, avukatlar ise ona bu ganimetin verilip verilmemesi konusunda tartışıyor. Dün gece 'Rojas' kendisine bir destek buldu, Kolombiya başsavcısı Mario Iguaran,'prensipte Başsavcılığın, Ivan Rios'un öldürülmesi nedeniyle ceza uygulamayacağını açıkladı ve bu şekilde ganimetine sahip olmasının önü açılmış oldu."
Washington'daki ruh hali hakkında yakından bilgi sahibi olan The Washington Post gazetesi geçtiğimiz 10 Mart'ta Jackson Diehl imzasıyla "FARC'ın Koruyucu Meleği" başlıklı bir makale yayınladı. Bu makalede yazar şunlara dikkati çekiyordu: "Latin Amerika ulusları ve Bush yönetimi çok daha ciddi ve yakıcı bir soruyu dikkate almaya başlıyorlar: Venezuela Başkanı Hugo Chavez'in Kolombiya'daki demokratik hükümeti karşısına alan FARC ile stratejik ortaklık kurması hakkında ne yapmalıyız?
"...ama bütününde, Kolombiya tarafından kamuoyuna açıklanan yüzlerce sayfa daha da korkutucu bir tablo ortaya çıkarıyor."
"Bütün bunlar, Chavez ile gizli toplantılar yapan FARC'ın en üst düzey liderleri Ivan Marquez ve Rodrigo Granda'ya Şubat'ta gönderilen 3 tane epostada ortaya konuluyor."
"Bu belgelerin gerçek olduğunu varsayalım- kafası çalışan ve hesap yapabilen Uribe'nin sahte belgeleri dünya basınına ve ABD Kurumu'na vereceğini düşünmek zor- hem Bush yönetimi hem de Latin Amerika hükümetleri Chavez hakkında belirli kararlar alacaktır. Rapor edilen eylemleri öncelikle Eylül 2001'de yürürlüğe giren B.M. Güvenlik Konseyi 1373 no'lu önergesini ihlal ediyor."
The Washington Post yalnız Uribe'nin bu belgeyi icat edebileceği ve ABD hükümetine teslim edeceği ön kabulüyle yola çıkıyor ve bu karmaşık durumda başka bir olasılığı dikkate almıyor. Ancak, geçen perşembeden beri (13 Mart) Chavez'in Uribe'yi telefonla aradığı ve iki başkan arasında ziyaretler gerçekleştirmesi ve her iki halkın da yararına olacak ticaret ilişkilerinin normalleştirilmesi konusunda anlaştığı biliniyor. Chavez kendi adına kardeş Latin Amerika halkları arasında barış arayışından vazgeçmiyor.
Daha da şaşırtıcı olan 12 Mart tarihinde Bush'un yaptığı konuşma ve basının üzerine sayfalarca yazı yazdığı Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın Brezilya ve Şili'yi kapsayan ziyaretine hızla çıkması:
"BREZİLYA 13 Mart, 2008 (AFP) - ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, ve Brezilya Irksal Entegrasyon Bakanı Edson Santos, bu perşembe Brasilia'da 'ırksal ayrımcılığın bitmesi' için ortak bir eylem planı başlatmak üzere bir anlaşma imzaladı."
"Anlaşma metni Brezilya ve ABD'nin 'çoklu etnik yapıda ve çoklu ırksal demokratik toplumlar' olma özelliğini paylaşmalarına vurguda bulunuyor."
Bu sözleri yeniden ve yeniden okudum. Bence bu ABD'de gerçekten olanların tam tersi, ama burada kesiyorum şunu yazıyorum. İnanılmaz!
Yarın devam edeceğim.
15 Mart 2008
Prensa Latina / 18.03.08