26.03.2008 09:12
Cennetteki Bush - Fidel Castro
Bu makalede, çeşitli kaynaklardan elde ettiğim haberlerin üzerinden geçeceğim. Bunların arasında çeşitli uluslararası haber kaynakları -herhangi birisini kesin bilgi kaynağı olarak tanıtmaksızın, verilen haberleri aynen yansıtmaya çalışıyorum- kitaplar, belgeler, internet kaynakları ve hatta ayrıntılı bilgi kaynaklarına yönlendirilmiş sorular yer alıyor.
Ortada büyük bir koşturmaca ve telaş var. Sanki çılgın bir evin içinde yaşıyor gibiyiz. Artık herkes tarafından iyi bilinen karakterlerimiz, telaş dolu ziyaretlerine devam ediyorlar.
Brezilya ve Şili'yi ziyaretinden sonra Condoleezza, yeni devlet başkanının ağzını aramak için Moskova'ya uçtu. Onun aklını okumak istiyor. Pentagon'un şefiyle seyahat ediyor. "Şubat ayındaki düşüşün ardından, yerinden çıkmış bir kolla, kırık bir kolla, yeterince dişli bir taraf olamazdım." Bu tipik bir Yanki şakasıdır. Bunun onurlu Rus insanı üzerindeki etkisini tahmin edebiliyorsunuz. Bu halk ki, yaşam alanı talebiyle üzerilerine yürüyen Nazi sürüleriyle mücadelede verdikleri milyonlarca kaybın acısını hala üzerinde taşımaktadır. Nazi sürülerinin yaşam alanı talebi günümüzde, ucuz petrol, hammadde ve güvenli pazar anlamına gelmektedir.
McCain ve Cheney'nin Bağdat'taki maceralarını öğrenmiş bulunuyoruz. Bunlardan birisi devletin başına geçmek istemektedir, diğeri çoktan devlet başkan yardımcılığını almış ve patronundan daha fazla yetkiyi elinde toparlamıştır. Her ikisi de, en beklenmedik ve zorlu hesapların ortasına düşmüştür. İki günden az bir süreyi bu ziyarete ayırmışlardır. Bu süre, tüm dünyayı kötülük senaryolarına boğmak için yeter de artar bile.
Bush, altın ve petrol fiyatlarının fırladığı anlarda, Washington'da söylevler veriyordu.
Cheney hiç durmadı. Umman Sultanlığı için (2005 yılında günde 744 bin, 2004'te de 780 bin varil petrol) acele ediyordu. Geçen yıl Umman, petrol üretimini günde 900 bin varile, gaz üretimini de 70 ile 80 milyon metreküpe çıkarmak için 10 milyar dolarlık yatırım planını açıkladı. Bu, Sultanlık yetkililerinin 15 Ocak 2007 yılında sundukları raporun özünü oluşturuyordu.
Cheney, ailesi ile birlikte, SUltan'ın yatı "Kingfish 1" ile Umman ve İran arasında balık avına çıktı. Ne de gözüpek! Nobel ödülleri, bu gibi süper cesur insanlara verilmeli. Onlar ki, görkemli bir öğle yemeğinde boğazlarına kılçık takılıp ölme riskini göze alabilmektedir. Ne yazık ki, bu lüks yatın sahibinin orada olmayışı, kahramanın partisini berbat etti.
McCain de durmadı. Helikoptere atladı ve İsrail askerlerinin bir yandan Filistinli liderleri takip ederken, bir yandan da kadınları, gençleri ve çocukları vurmaya devam ettiği Batı Şeria'da keşif turu yaptı. Cumhuriyetçi aday, bu konuda tam bir uzman.
Kudüs ziyaretinde, Kudüs'ü bir bütün olarak İsrail'in başkenti olarak ilk tanıyanın kendisi olacağına söz verdi. Bunları söylerken, İsrail'den, yani ABD ve Avrupa'nın gelişmiş bir nükleer güç haline getirdiği, uydudan yönlendirilen füzeleri 5 bin kilometre mesafedeki Moskova'yı birkaç dakikada vurabilecek güçte bir ülkeden bahsediyoruz.
Ülkesinin başkanının önüne çıkıp dünyanın ne denli mutlu olduğunu açıklamadan önce, Cheney'nin ziyaret etmeyeceği petrol ya da doğalgaz üreticisi ülke yoktur.
Bush, ayın 17'sinde bir vesileyle konuşma yapar, sonra ayın 18'inde bir başka vesileyle konuşur ve 19'unda da bu fantastik savaşın başlangıcını anmak için yapar konuşmasını. Küba, bekleneceği üzere, onun küfürbaz konuşmalarının odağında yer almaktan kurtulamamıştır.
Emperyalizm tarafından yaratılan kaosun ortasında, savaşlar, birbirlerinden ayırt edilmesi mümkün olmayan yardımcı roller üstlenirler. Irak savaşının başlangıcından bu yana 5 yıl geçti. Konuyu derinlemesine düşününler, bu savaştan ne kadar insanın zarar gördüğünü tahmin edebilmiş ve bu savaşın trilyon dolarları bulan maliyetini hesap edebilmişlerdir. 4 bin asker yaşamını kaybetti, ayrıca ölen her bir askere karşılık savaşın bir bedeli olarak 30 asker de yaralandı. Beyaz fosfor ve misket bombaları bu savaşın günlük besin kaynaklarını oluşturdu. Her şey bir şekilde varlığını sürdürdü, bir tek yaşam dışında.
Cheney ve McCain birbirleriyle rekabet ediyorlar; bunlardan biri yaratığın gerçek, diğeri de üvey babası olarak karşımızda. Her ikisi de Devletin başlarıyla bir araya geliyor ve net politikalara sahipler: Petrol ve gaz üretimi Yankinin teknolojisini, katkısını ve silahlarını kullanarak arttırılmalıdır. Yankinin askeri üslerine izin verilmelidir.
McCain, Kudüs'ten sonra, Gordon Brown ile görüşmek üzere Londra'ya uçtu. Bundan önce, Ürdün'deki bir konuşmasında bir hata yaptı ve bir Şii ülkesi olan İran'ın, Sünni bir örgüt olan El Kaide'yi eğittiğini iddia etti. Şii yada Sünni, bunların hepsi onun için bir ve üstelik hatasından dolayı özür bile dilemiyor.
Cheney, Afganistan'a bir ziyaret gerçekleştirdi. NATO ve Yankilerin başlattığı savaş, bu ülkeyi dünyanın en büyük afyon üreticisi haline getirdi. Sovyetler Birliği, kendini burada yıpratmış ve benzer bir savaşın ortasına düşmüştü. Bush, NATO'yu da arkasına alarak, ilk saldırısını buraya yapmıştı.
Tüm bunları, iki toplantının gerçekleşmesi için yapıyorlar: Biri terörizme karşı savaşı tartışmak için diğeri de NATO'yu toplamak için.
Bir konu gayet açık: BM Genel Sekreteri, Ban Ki-mun, ve NATO Üst Düzey Yetkilisi Jaap de Hoop Scheffer, Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai ile 1, 2 ve 3 Nisan tarihlerinde, Bükreş'te düzenlenecek Trans-Atlantik Forumu dolayısıyla bir araya gelecekler. Aynı zamanda, ABD Alman Marshall Vakfı (GMF), Romanya Dışişleri Bakanlığı ve Chatham House tarafından düzenlenecek bir konferansta, çok sayıda strateji uzmanı, siyasetçi, NATO'nun en hayati ihtiyaçlarını değerlendirecekler. GMF başkanına göre, toplantıya 9 devlet başkanı, 24 başbakan ve bakanlar ve Avrupa ve Amerika'daki araştırma enstitülerinin başkanları katılacak. Bu bileşim, Tito'nun Yugoslavya'sını parçalayan, Kosova'daki savaşın mimarı Kuzey Atlantik Paktı'nı, yani NATO'yu meydana getirmektedir. Her hangi bir kişi, bu saydıklarımızın Yanki emperyalizminin çıkarlarıyla olan benzerliğini tam bir tesadüf sanabilir. Ancak, Balkanlardaki durum, füze savar sistemi, enerji takviyesi ve silahların kontrolü, tüm bunlar onlar için kaçınılmaz meselelerdir.
Bush, sahip olduğu ana karakter rolünü oynamak istediğinden, buna uyacak bir programı çoktan hazırlamıştı. Karadeniz'deki Neptun kentinde Romanya Devlet Başkanı Traian Basescu ile konferansın öncesinde bir araya gelecek. Artı değer ve kan üreten insanlığın kaderi bu kişilerin ellerinde.
(Bu metin iki parçadan oluşmaktadır, her ikisi de 22 Mart Cumartesi günü tamamlanmıştır.)
Prensa Latina / 26.03.08