Ana Sayfa / Basın / 
05.12.2008
26.03.2008 06:35

Rüyanın sınırları - Haluk Şahin

 

Los Angeles'in 50-60 kilometre kuzeyinde, çölün kıyısında, 'vadi' diye bilinen bölgedeki uydu kentlerden birisindeyiz. Hepsi birbirine benzeyen tek ya da iki katlı bahçeli evler bir golf sahasının etrafında dolaşıyor. Önlerinde kocaman kamyonetler, treylerler, deniz motorları sıralanıyor. Sokaklara, tüm Amerikan 'suburb'lerinde olduğu gibi derin bir sessizlik çökmüş. Bu evlerin içinde insanların yaşayıp yaşamadığını merak edebilirsiniz.

'Villa'ların yüzölçümü 200-450 metrekare arasında değişiyor. Çoğunda çeşme suyuyla doldurulmuş yüzme havuzu var. Hemen hepsinin önü çimenlik. Her gün sulanması gerekiyor.

Ve dediğim gibi, burası çölün kenarı. Bu bölgede ve aslında tüm Güney Kaliforniya'da, çok ciddi bir su sıkıntısından söz edilmekte...

Burada hem 'Amerikan rüyası'nın gücünü, hem de onun sınırlarını görebiliyorsunuz. Avrupa'da ancak en zenginlerin hayalini kuracağı kocaman yüzme havuzlu bir villayı orta sınıftan insanlara sunmak azımsanacak bir şey değil.

Ancak, sınır da oracıkta. Yeni iklim koşullarında bu evlerin devam ettirilemez olduğunu haykırıyor çevreciler. Zaten yeni ekonomik koşullar da devam ettirilmesini fevkâlâde zor kılıyor.

Alametler belirmiş bile. Evlerin birçoğunda satılık levhaları var. Bazıları ise boş: Pembe rüyanın hep süreceğini düşünen aileler, bankaların vaat ettiği inanılmaz avantajlar nedeniyle gırtlaklarına kadar borçlanarak almışlar bu evleri, ama aylık kredi borçlarını (mortgage) ödeyemeyince kapı dışarı edilmişler...

Şu ekonomik gerileme döneminde onları kim satın alacak?

Yeni semt, daha yaşanmış bir yer, bir mahalle olamadan hayalet kente dönüşmek tehlikesiyle karşı karşıya.

Amerika'da büyük konut krizinin belki biraz daha sert yaşandığı yörelerden biri burası. Ülkenin dört bir yanında bu türden manzaralarla karşılaşıyoruz...

Bu manzaraların finans sektöründeki etkileri, Bear Stearns'ün düştüğü durum, gazete manşetlerinde. Daha birkaç ay öncesine kadar bir başarı simgesi olarak alkışlanan ama aslında içi kof çıkan banka devletin (yani halkın) paralarıyla kurtarıldı. Ne var ki, daha nice çürük bankanın bulunduğundan söz edilmekte.

Ve Los Angeles yakınlarındaki 'rüya' kentin sakinleri, bize yabancı olmayan şu soruyu sormaya başlıyorlar:

"Peki, devlet bizi niçin kurtarmıyor? Niçin bize ödeme kolaylıkları sağlamıyor?"

Öyle bir şey olur ya da olmaz, bilemem. Gene de Amerika'da, Büyük Depresyon ve Franklin Delano Roosevelt (FDR) döneminden kalma soruların sorulmaya başlanmasını çok ilginç buluyorum.

Kamunun ekonomideki düzenleyici ve düzeltici rolünü karalaya karalaya adı dâhiye çıkmış şımarık neo-liberallerin gıkı çıkmıyor bugünlerde. Onlar, olsa olsa, FDR zamanında alınmış önlemler sayesinde, bir daha 1929'daki gibi bir çöküntünün asla yaşanmayacağını tekrar etmekteler bir dua yeknesaklığı ile.

Belli ki, sorundan da çözümlerinden de korkmaktalar...

Sadece ABD'nin değil, tüm insanlığın o rüyanın sınırlarını anlamak zorunda kalacağı günlere yaklaşıyoruz.

Radikal / 26.03.08


YAZICIYA GONDER


December
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31 1 2 3 4