Ana Sayfa / Basın / 
01.12.2008
22.04.2008 12:05

Bush, milyonerler, tüketim ve eksik tüketim - Fidel Castro

 

Nüfusunun yüzde 95'i Müslüman olan (yüzde 60'ı Şii ve gerisi Sünni) Irak'ta, ülkeyi mezbahaya çeviren kin ve düşmanlığın büyüdüğüne; ya da nüfusunun yüzde 99'u Müslüman (yüzde 80'i Sünni ve gerisi Şii) olan Afganistan'daki katliamlara daha fazla kanıta gerek yok. Her iki ulus da, çeşitli köken ve yerleşimlerden ırklardan ve etnik gruplardan oluşuyor.

ABD askerlerine ek olarak, neredeyse tüm Avrupa devletlerinden askerler Afganistan'a yerleşmiş durumda. Buna Sarkozy'nin gönderdiği ek Fransız kuvvetleri de dahil.

Ruslar savaş trenine binmediler, onların orada çok fazla kanları dökülmüştü ve işgalin siyasi faturası hesaplanamaz boyuttaydı. Muhtemelen, Estonya, Letonya, Litvanya, Gürcistan ve Ukrayna vatandaşları da Sovyet askeri olarak Afgan savaşında ölmüşlerdi. Bu eski Sovyet cumhuriyetleri, bugün ya NATO'nun bir parçasılar ya da NATO'ya üye olmak için can atıyorlar.

Diğer önemli bir ayrıntıysa, savaşın, ülkedeki haşhaş üreticilerini, ülkenin tıbbi afyon ihtiyacını sağlayabilen ve sayısız insana uyuşturucu temin eden yegane insanlar haline dönüştürdüğü Afganistan'da eroin trafiğine karşı mücadelenin adının geçmediği gerçeğidir.

Rusya devlet başkanı, NATO'nun 16 ülkeden 28 ülkeye büyüdüğüne işaret etti. Bush, Rusya Devlet Başkanı'nın gözlerinin içine baktığını ve düşüncelerini okuduğunu açıkladı ki tele-suflörü bunun için kullanır, fakat düşüncelerin Rusça mı yoksa İngilizce mi yazıldığından bahsetmedi.

Önemli bir kısmı yüksek karlı şirketlere ya da lüks evlere yatırım olan 500 milyar dolardan fazla kaynak, kapitalist Batı Avrupalı ülkeler üzerinden Rusya'dan çekildi. Geri kalanı hükümetin rızası ile ABD bankalarına yatırıldı. Bu tamamen yasadışı ve ahlaksızcadır. SSCB yıkılmadan önce, Sibirya doğalgaz boru hattının ABD yazılımıyla çalışan araçla, imparatorun Truva atı, patlatılması gibi sabotajların kurbanı olmuştur. Sonradan görüldüğü üzere, SSCB o zaman Reagan'dan (eski ABD Başkanı) önce kendi içinde ayrıma düştü.

3 Nisan Pazartesi gününü hatırlatmaktan kendimi alıkoyamıyorum. O gün hacimli uluslararası haber bültenini bir kenara bıraktım ve kafamı bir süre dağıtmak için Granma'nın o günkü baskısını açtım. Son sayfadan dikkatlice okumaya başladım. Ne sürpriz ama! Juan Varela, Cienfugeos vilayetindeki Aguada de Pasajeros ve Havana vilayetindeki Nueva Paz'da bulunan iki adet 24 saat açık yol kenarı lokantası ve benzin istasyonu tesisi arasındaki farkları kusursuz biçimde betimlemiş. Birincisinde, hâlâ devam etmekte olan savaş şimdilik kazanılmış; , ikincisindeyse, savaşılmakla beraber, zafere henüz ulaşılamamış..

Juan Varela bize ne söylüyor? "Seyyar satıcılar farklı yerlerden geliyorlar; bir tür şirketin parçası gibi iş görüyorlar ve kurnazca bir uyarı sistemi kullanıyorlar. İşaretler kullanarak birbirlerini, kanun uygulayıcılarının ya da devlet görevlilerinin varlığına karşı uyarıyorlar. Kedi gibi, bir kaç dakika içinde iş gördükleri tezgahlarını söküp, önceden belirledikleri bir yere mallarını taşıyorlar. Sonra orada, sahilin temiz olduğunu haber veren işaret bekliyorlar."

Nueva Paz'da beşinci kol tarafından satılan bu mallar nereden geliyor? Fabrikalardan, taşıma, depolama ve dağıtım esnasında çalınıyor bu mallar. İşgüzar olduğu düşünülen, bencilliği ve devlet tarafından yapılan kısıtlamalar karşıtlığını yücelten kişiler, asla sağlam ve kalıcı bir toplum, üretici güçlerin gelişimi sayesinde, sadece eğitimin ve ahlakın meyvesi olabilecek, değerleri sürekli işlenmesi gereken bir toplum yaratamazlar

Düşünmek yasak değil. Hayal etmek de. Fakat düşünmek, hiç kimseye zarar vermemeli, hayal etmek tüm ülkeyi bir yok oluşa götürebilir hatta daha ötesi: İnsan ırkının kendi kendini yok etmesi. Üretici güçlerin bilimle gelişmesine, onunla paralel olarak yıkıcı güçlerin gelişmesi de eşlik etti. Kimse buna itiraz edebilir mi?

Aynı günün Granma'sının sayfalarını çeviriyorum, Elson Concepcion Perez'in kaleme aldığı "Haber Peşinde" başlığını taşıyan bölüm ile karşılaşıyorum. Alıntı yaptığım yazı paha biçilmez:

"Ortalama basında, tek bir yazı bile, kapitalizm ile türeyen başka kötülüklerle beraber sosyal farklılıklar, işsizlik, enflasyon gibi konulara atıfta bulunmaz. "

"Fakat, internette madalyonun diğer yüzünü görebilirsiniz: Haftalık Capital dergisinin , "Zirvedeki 300" bölümüne göre, en zengin 300 Romanyalı, ülke gayri safi milli gelirinin yüzde 27'sine denk gelen 33 milyar doları ellerinde bulunduruyor.

Milyonlarca insan yoksulluk sınırının altında yaşarken, bir Doğu Avrupa vatandaşının 3,1 ile 3,3 milyar dolar arasında serveti olduğu hesaplanıyor. Onun adı, Dinu Patriciu, yakınlarda Rompetrol petrol şirketinin bir kısmını 2,7 milyar avroya Kazakistan'ın Kazmunaigaz grubuna sattı." Neredeyse 4 milyar dolar...

"Haberlere göre, Dinu, 1,5 ile 1,6 milyar dolar arasında servetiyle 7'nci sıraya düşen Losif Constantin Dragan'ı tahtından etmiş.

"Steaua Bükreş Futbol kulübünün başkanı Gigi Becali, büyük kısmı gayrimenkulde yatırılmış 2,8 milyar dolardan fazla serveti ile ikinci sırada.

"Eski tenisçi ve işadamı Ion Tiriac, 2006da en zengin 2'nci Romanyalıydı, bankacılıktaki faizleri, sigortacılık ve otomobilleriyle 2,2 milyar doların üstünde servetiyle 3'üncü sırada.

Granma'nın bu bölümünde, Elson'un ayrıntılı şekilde biçimlendirilmiş yazısı böyle...

Romanya'nın, birkaç sektörü anarsak, epey gelişmiş petrol ve petrokimya endüstrisiyle, protein açısından zengin ve yüksek kalorili besinler üretmeye verimli topraklarıyla bir zamanlar sosyalist bir ülke olduğunu unutmayalım.

Küba'da da, tüketim mallarına kolay ulaşma teorisiyle ilgililer vardı: Emperyal göz ve kulaklar bu tür hayallere açtır.

Kapitalist gelişmenin yol açtığı güncel ve görünür gelecekteki başka bir tehlike de iklim değişikliğidir. AFP (Ajans France Press, Fransa Haber Ajansı) NASA'nın iklim uzmanı şefi James Hansen'in açıklamalarını geçti. Eisenhower (ABD eski başkanlarından) tarafından 29 Temmuz 1958'de kurulan NASA, Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi, ABD'nin şimdiki gücünün düzeyinin sağlamlığında nihai etkisi olan bir kurumdur.

NASA'nın New York'taki uzay çalışmaları müdürü olan 67 yaşındaki James Hansen, AFP'ye verdiği demeçte , "Atmosferdeki karbondioksit oranında tehlikeli düzeye ulaşmış bulunuyoruz" dedi.

"Fakat sorunun çözümü için yollar mevcut", karbondioksit gibi sera gazı etkisi olan ve Hansen'in dediği üzere kritik nokta olan milyonda 385 oranına ulaşılmış gazların yarattığı sorundan bahsediliyor...

Adı, dünyanın en etkili 100 adamından biri olarak 2006'da Time dergisinde geçen Hansen, gezegeni, onun sakinlerinden korumanın önündeki ana engelin teknoloji olmadığında ısrar ediyor.

Geçen bir kaç yıl içinde, yasama ve yürütme organları özel fosil yakıtı faizinden güçlü bir şekilde etkilendiği bana oldukça açık gelmektedir.

Endüstri, iklim değişikliğinin nedenleri konusunda halkı ve karar vericileri yanlış yönlendiriyor. Ve bu tıpkı sigara üreticilerinin yaptığı gibidir. Sigaranın kansere neden olduğunu bildikleri halde, bazı bilim insanlarını sigaranın kansere sebep olmadığını söylemeleri için kiraladılar.

Geçen yıl ABD Kongresi öncesinde Hansen "bilimin halkla iletişimine müdahale, şimdiki yönetim boyunca çok daha büyük olmuştur" dedi.

"Devlet halkla ilişkiler görevlileri, iklim değişikliğinin insan yapımı sera gazı salınımıyla bağlantısı hakkındaki endişeleri azaltmak için bilim raporlarındaki gerçekleri perdeliyor."

"Karar organları, ‘bilmesi gerekenler insanlar, konunun şimdiki durumundan, ciddiyetinden ve en önemlisi aciliyetinden habersizler" diye yargıladı.

Altını çizmek istediğim diğer önemli gerçek, insanlığı zorla gelişmiş kapitalist sistemin içine alan Uluslararası Para Fonu (IMF) 3.217 ton altına sahiptir.

İkinci Dünya Savaşının bitmesinden sonra süper güç olarak görülen ve oyların yüzde 17 sine sahip ABD, diğer bütün Fon üyeleri onaylamış olduğu halde herhangi bir kararı veto edebilir.

Oldukça fazla bürokrasiyle yüklü Enstitü, daha fazla verim almak için 403,3 ton altının tasfiyesine karar verdi. Bunu asıl sebebi, verdiği kredilerdeki adil olmayan durumlardan dolayı bütün müşterilerini kaybetmiş olmasıdır. Şu andaki fiyatıyla 403,3 ton altın 12 milyar dolara eşittir. Bu cüzi bir toplamdır: ABD yönetimi aynı miktarı bankalarını kurtarmak için bir kaç saat içinde satışa zorluyor.

İmparatorluğun diğer işler arasında muazzam uydurma propaganda aracı, benim aydınlara olan mesajımı gerçeklikten kopuk biri olduğum portresini çizerek Fidel bilgisayar kullanımına saldırıyordu diye iddia etti.

Kültür Bakanı ve ünlü aydın Abel Prieto, UNEAC Kongresi kapanışı sırasındaki konuşmasıyla, geçen 20 yıl içinde Küba'da, her yıl 200 bin Kübalının bilgisayar bilimi eğitimini tamamladığı 600'den fazla Bilgisayar Gençlik kulübünün açıldığını belirterek bu dalavereye açık bir şekilde karşılık verdi.

Kongre üyelerinin ziyaret ettiği, yılda 1.600 iyi eğitilmiş uzmanlaşmış mühendis mezun veren Bilişim Bilimleri Üniversitesine ve özel dönem sırasında neredeyse imkansız olan Kübanacan Sanat okulunun yeniden inşası projesini üstlenmek için yapılan yatırımlara gönderme yaptı.

Saçları beyazlamış, 64 yıllık deneyimi sesinde yankılanan, bu işlemlerin Havana'da ve daha önce diğer eyaletlerde Parti'nin birinci sekreterliğini yaparken müstesna şahidi olmuş siyah adam Esteban Lazo'nun ikna edici, gerçekçi ve inandırıcı sözleri, Abel'in iddialarını daha da güçlendirdi.

Eğer imparatorluk Küba'yı tekrar kontrolü altına almayı başarırsa, gençlere bu hakkı sağlayacak, devrimin yarattığı yüksek kurumların hiçbiri olmayacak.

Gençlerin çoğu şeker kamışı kesmeye kırsala gönderilmiş olacaklar. Açık bir politikadır bu.

Yarımküremizdeki diğer ülkelerde de yapıldığı üzere, Küba'nın beslenmesi, sanatsal ve bilimsel yeteneklerin çalınması olacaktı. 70 binden fazla, genel kapsamlı tıp alanında uzmanıyla, diğer alanlardaki yüz binlerce profesyoneliyle, en yoksullar dahil diğerlerine yardım eden, bu üçüncü dünya ülkesinin günahları affedilemez

Neticede, ablukaya, saldırganlıklarına ve teröre verdikleri vahşice desteğe rağmen, neredeyse yarım yüzyıldır kendi topraklarımıza sahip çıktık.

Serbest Ticaret Anlaşmalarına (FTA) karşı mücadele ve Halkların Entegrasyonu için 7'nci Yarımküresel toplantıda, Latin Amerika'dan ve başka ülkelerden gelen konukların demeçlerini dinleme ayrıcalığım oldu. Onlara, dayanışma adına söyledikleri sözler için teşekkür ediyorum ve onların büyük bir hüner ve cesaretle savundukları davalarına katılıyorum. Halkı siyasal olarak bilinçlendirmek ve harekete geçirmek hakikaten yüce bir slogan! (Fidel Castro Ruz / 10 Nisan 2008, 19:06)

Prensa Latina / 22.04.08

 


YAZICIYA GONDER


December
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31 1 2 3 4