23.04.2008 06:55
Kimi kime ihbar? - Nail Güreli
Pirinçte vurgun diz boyu ya... Başbakan Erdoğan esip üfürüyor: “Vurguncuyu ihbar edin, hakkından gelelim.”
Biraz yavaş gelin Tayyip Bey, biraz yavaş! Kemal Abi’nizin hatırı var.
Gazeteler yazdı: Kemal Abi’nizin oğlunun iş bilir arkadaşı, Toprak Mahsulleri Ofisi’nden ucuz pirinci kaldıranların ön saflarında geliyor.
Sonrası mı? Sonrasını Kemal Abi’nize sorun, belki o ihbar eder!
Hem canım, devr-i iktidarınızda ihbarın da takiyesi çıktı.
Unutmadık; Davutpaşa’da havai fişek yapan ruhsatsız fabrikada ocak ayı sonundaki patlamada 22 kişi can verdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ne dedi?
“Bize fabrikanın kaçak çalıştığını kimse ihbar etmedi ki!” dedi!..
Ya peki, koskoca Belediye’nin, koskoca zabıtasının işi nedir?
Muhallebicilik yapmak mı?
Tut ki, ihbar edildi de ne oldu?
Onun da örneği var: Büyük Kulüp, Caddebostan sahilinde kamu malı denizi işgal edip, kaçak beton tesis yapınca vatandaş resmen yazıyla ihbarda bulundu, ısrarla takip etti, biz de bu köşede yazdık.
Sonuç? Mevzuat değiştirilip tesis kitabına uyduruldu.
Vatandaş ihbar ederse, pirinç vurguncularının canına okuyacakmışsınız ha?
Hadi canım sen de! İhbarın bile takiyesini icat ettiniz.
Milliyet / 23.04.08