27.04.2008 02:22
İsrail barıştan korkmamalı
Suriye'yle barış bir kez daha kapımızı çalıyor ve hatta, İsrail tarafında daha sıcak bir biçimde karşılanıyormuş gibi görünüyor. Suriye'yle müzakerelerin vakti geldi; özellikle de, ABD Başkanı Bush'un iktidarı sonuna yaklaşırken ve gerek Demokrat gerekse de Cumhuriyetçi olsun potansiyel halefleri, Suriye Devlet Başkanı Esad'ı boykot etmek yerine onunla müzakare etmek yönünde bir isteklilik gösterirken. John McCain, Hillary Clinton ve Barack Obama, İsrail'le Suriye arasındaki bir barış anlaşmasını bölgedeki tansiyonu azaltmanın reçetesi olarak görüyüor. Suriye'yi şer ekseninden çıkarmak, ittifakları kırarak ve yeni çıkarlar yaratarak Ortadoğu'daki kozları yeniden paylaştırabilir. İsrail bu tür bir yeni durumdan daha fazla güvenlik elde edebilir.
Olmert'in liderlik becerisine bağlı
Şu temel gerçeği tekrar tekrar dile getirme ihtiyacı varmış gibi duruyor: Hiçbir şey, İsrail'in güvenliğine bir barış anlaşmasından daha fazla katkıda bulunmaz. Golan Tepeleri'ne bağlılık protestoları başlamadan önce, Golan'dan barış karşılığı çekilmenin sadece kanayan kalpler değil, açıkça güvenliği düşünen şahsiyetler tarafından da desteklendiği vurgulanmalı. Golan'da kalmayı isteyenler şunlar: Herhangi bir çekilmeyi ulusal bir felaket gibi gören Batı Şeria yerleşimcileri; İsrail Evimiz gibi, güvenlikle ilgili korkular yaratarak güç kazanan partiler; bölgede ekonomik çıkarı bulunanlar (uzun yürüyüş yapanlar, şarap uzmanları ve şarap üreticileri gibi); ve, Hermon Dağı'nın ucundaki noktayı 'İsrail'in gözleri' olarak görenler gibi geçmişte yaşayan insanlar.
Eski başbakanlar İzak Rabin, Ehud Barak ve Binyamin Netanyahu da barış ve güvenlik anlaşmaları karşılığında Golan Tepeleri'nden çekilmeyi desteklemiş ve hepsi de böyle bir anlaşmayı sağlamak için çalışmıştı. Bugünkü hükümetin toprak ödünleri de içeren tarihi bir adım atmaya ehil olup olmadığı, liderlik becerisiyle ilgili bir mesele. Sınır sessizken barış fazla talep gören bir şey değildir, fakat Suriye'yle barış, bölgedeki çıkar dengelerini değiştirerek bölgesel barış ihtimallerini ortaya çıkarabilir. Başbakan Ehud Olmert'in Türkiye başbakanı aracılığıyla Esad'a, barış karşılığında Golan Tepeleri'nin hepsinden çekilme istekliliğiyle ilgili bir mesaj gönderdiğinde doğruluk payı varsa, müzakerelerin büyük çoğunluğunun bizzat çekilmeden ziyade güvenlik düzenlemeleriyle ilgili olacağı açık.
Suriye'deki Veri ve Stratejik Araştırmalar Merkezi'nun başkanı ve Esad'ın yakın bir danışmanı olan Fevzi Şoaibi, Londra'da yayımlanan Hayat gazetesindeki bir makalesinde şöyle diyor: "Suriye-İsrail kanalında atılım yapma vakti geldi." Esad'ın kendisi de Haziran 2007'de, görüşmelerin sadece güvenlik düzenlemelerine odaklanabilmesi için İsrail'in Golan Tepeleri'nin tümünden çekilme istekliliğini resmen ve kamu önünde ilan etmesini beklediğini söylemişti.
Suriye'yle barışın bedeli yıllardır biliniyor ve korkuya kapılmak için neden yok. Barışın güvenlikle ilgili avantajları, Golan'ın stratejik değerinden daha fazla. Soru şu ki, Olmert'in kendi partisi Kadima'da bile bu sevindirici hamle için yeterli destek bulmak zor.
(Ha’aretz, İsrail gazetesi, başyazı, 24 Nisan 2008)
Radikal / 27.04.08