27.04.2008 02:17
John McCain'e gün doğabilir - Rupert Cornwell
Cüzdanımda kasımdaki ABD başkanlık seçimini Demokratlar kazanacak diye Cumhuriyetçi bir dostumla geçen yaz girdiğim 100 dolarlık bahsin
'makbuzu'nu taşıyorum. Allak bulan olan emlak kredisi piyasasını takip eden Bear Stearns fon yönetecilerinden aşağı kalmayan bir itidalle, bugünlerde makbuzu incelemekteyim.
Normalde bahis oynamam. Ancak pek çok insan gibi istenmeyen bir savaşın, sendeleyen ekonominin ve hep pot kıran bir başkanın ardından Cumhuriyetçilerin seçimde zırnık şansı olmadığını düşünmüştüm. Peki bugünkü durum nasıl? Irak savaşı daha da az halk desteğine sahip, ekonomi durgunluğa doğru yol alıyor ya da çoktan durgunluğa girdi, Bush da yüzde 28'le son 70 yılın en az desteğe sahip başkanı. Ama yine de Pennsylvania'daki Demokrat Parti önseçimlerini gördükten sonra bahsimi üzerine alacak birini muhtemelen bulamam.
Obama ilk kez sınanıyor
Durum kısmen Cumhuriyetçilerin halis mulis şansından ötürü bu hale geldi.
Demokratlar hızlı ve acısız biçimde adaylarını (Hillary Clinton'ı) belirlerken, kaotik mücadeleye girmesi gerekenlerin Cumhuriyetçiler olduğunu siz de hatırlarsınız. Oysa tam tersi gerçekleşti.
Demokratlar gelmiş geçmiş en uzun, en bölücü ve en masraflı önseçim mücadelesine girişti. Cumhuriyetçilerse büyük ölçüde şansları sayesinde akla gelebilecek en hasmane ortam içinde zafer için iyi bir fırsat sunan adayı bulup çıkardı.
Ben bu bahse girdiğim dönemde, John McCain'in kampanyası ümitsiz vakaydı. Ancak kendi cazibesi ve esnekliğinin yanında rakiplerinin kırdığı potlar ve geleneksel muhafazakâr oyların bölünmesi sayesinde adaylığı iki ay önce kopardı. Şimdilerdeyse iki Demokrat rakibinin birbirlerinin kusurlarını ortaya sermesini izleme lüksüne sahip ve işler beklendiği gibi gitseydi Demokrat Parti bünyesinde asla açılmayacak olan yaraları tekrar tekrar gündeme taşıyor.
Hillary Clinton'ın Pennsylvania'da kazandığı açık zafer Barack Obama'yla mücadelesinin en az iki hafta, belki de önseçimlerin sonuna dek süreceği, bir ihtimal Denver'daki parti kongresine kadar durmayacağı manasına geliyor. Aylarca dalkavukluk yapan medyanın sırtına binen Obama'ysa en nihayet bir sınamadan geçiyor. Geçtiğimiz hafta bir televizyon tartışması sırasında zor anlar yaşadı ki, ardından taraftarları Amerikan siyasetinin ne kadar bayağı, çirkin ve adaletsiz hale geldiğinden şikâyet etmeye başladı. Dahası Obama basmakalıp bir doğruculuğun oy getirse bile tek başına yeterli olmayacağını öğrendi.
San Francisco'daki görkemli bir para toplama toplantısında ekonomideki iyi dönemlerin yanlarından geçip gitmesinden duydukları 'acıyla' yoksul beyaz seçmenlerin tanrı ve silahlara tutunduklarına dair sözleri, Obama'nın salı günkü 10 puanlık yenilgisinde etkili olmuş ya da olmamış olabilir. Bu 'gaf' kibirli ve küçümseyici eğilimlerinin onun en az çekici niteliklerinden biri olduğunu gösterdi. Ancak, bu nispeten çaylak siyasiyi politikada hakikati dikkatsizce dile getirmenin gaf olduğu yönündeki gerçek konusunda da ikna etmiş olmalı.
Öyle ya da böyle Obama'nın kusurları ortaya serildi ve bunun genel seçimlerde gerçekleşmesinden ziyade hâlâ düzeltmek için zaman bulunduğundan ötürü şimdi gerçekleşmesinin daha iyi olduğunu
söyleyebilirsiniz.
Clinton cephesinin de dikkat çektiği gibi, Obama işlerin şimdiden bayağılaştığını, çirkinleştiğini ve adaletsizleştiğini düşünüyorsa, bir de sonbaharda Cumhuriyetçilerin peşine düştüğü zamanı görsün. Bunların yanında, ben başkan adayını belirlemek için oy atan, 800 kadar Demokrat partili ileri gelenden oluşan 'süper delegelerden' biri olsaydım, şimdilerde epey sıkıntılı hissederdim.
Evet Obama, tahayyül edilemeyecek facianın önünü alacak biçimde, önseçim dönemi 3 Haziran'da sona erene kadar çoğu eyaleti, çoğu delegeyi ve Demokrat oylarının çoğunluğunu kazanır. Bu tür olgular da süper delegelerin zihnini epey kurcalayacaktır. Ancak Demokrat Partili üyelerin sandıkta ifade edilen iradesini önemsizce bir kenara atmazsınız.
Bir başka olgu da şu ki, Demokratların aday belirleme sistemi kazanan hepsini alır temelinde yükselseydi şu anda Obama değil, Clinton başta giderdi. Ancak Demokratların nisbi sisteminde bile Obama ipi göğüsleyecek fırsatları yakaladı ama değerlendiremedi.
İlk fırsat başlardaki New Hampshire ön seçimleri sırasında geldi ki, Iowa'da üçüncü geldikten sonra burada alacağı bir yenilgi kesinlikle mağlubiyet manasına gelecekken Clinton zafer kazandı. Sonra Obama Teksas ve Ohio'daki önseçimlerde fırsat yakaladı. Herhangi birinde elde edeceği zafer yarışı sonlandırırdı. Ancak Obama ikisini de kaybetti. Şimdiyse Pennsylvania'dan çıkan sonuç ürkütücü ve süper delegeler için sorun yaratıcı biçimde komşu Ohio'dakilere benziyor.
Kilit eyaletlerde az Obama'cı var
Bu iki eyalet Obama'nın zırhındaki en büyük yarığı ortaya serdi. Küçük ve orta büyüklükteki eyaletlerdeki tüm başarılarına, genç ve siyahi seçmenleri harekete geçirmekteki yeteneğine rağmen, Demokratların Beyaz Saray'ı ele geçirmesi için gerekli büyük eyaletleri kazanmakta Obama başarısız görünüyor. Peki ya parti kurallarına meydan okuyup, önseçimleri ocak ayına çeken ve bu yüzden delegelerinden mahrum edilen Michigan ve
Florida'ya ne demeli? İkisi de, tıpkı Ohio ve Pennsylvania gibi Demokratların seçimdeki çoğunluğu için kilit önemde olan tayin edici eyaletler arasında (2000 yılında Florida'da bu görüldü). Michigan'da hükmen de olsa Clinton bu iki eyaletteki önseçimleri de aldı.
Obama'nın önseçimlerde Clinton'a karşı bunları kaybetmesinin kasımda McCain karşısında da bunları kaptıracağı manasına gelmediğini öne süreceksiniz. Ancak aynı şekilde Obama'nın güney eyaletlerinde, ABD'nin ortasındaki ovalık ve dağlık eyaletlerde elde ettiği önseçim zaferleri de önem ifade etmiyor. Zira çoğu kasımda sımsıkı Cumhuriyetçi kesilecek.
Önemsiz olmayan nokta Pennsylvania ve Ohio'da görüldüğü üzere Obama'nın adaylığındaki merkezi zayıflık; yani 1980'de Jimmy Carter'ın ardından çekilmeleri bir nesil boyunca siyasette Cumhuriyetçi hâkimiyetine yol açan, eskinin 'Reagancı demokratları' olan, beyaz ve mavi yakalı seçmenleri çekmekteki başarısızlığı. 1980'deki gibi bunun da dönüm noktası yaratan bir seçim olması, Demokratların hâkimiyetindeki yeni bir dönemi açması bekleniyordu. Demokrat adaylığını kazandığı varsayarsak, Obama yine Reagancı Demokratları kaptırabilir. Belki onu seçkinci gördüklerinden oy vermeyebilirler. Belki de siyah olması yüzünden. Öyle ya da böyle, dobra dobra konuşan, beyaz ve savaş kahramanı olan McCain'den daha iyi oylarını toplayacak biri var mı? Hal böyleyken bahsimden endişe etmem şaşırtıcı mı? (The İndependent, 24 Nisan 2008)
Radikal / 27.04.08