Ana Sayfa / Basın / 
17.05.2008
01.05.2008 05:51

Demokrasi var ya, bankalar batabilir! – Meral Tamer

 

1 Mayıs, dünyanın pek çok ülkesinde büyük kentlerin en hareketli, en merkezi meydanlarında kutlanır. Hayat da durur. Çünkü zaten 1 Mayıs İşçi Bayramı’dır ve resmi tatildir.

Bizim ülkemizde ise kimilerince Cumhuriyet tarihimizin en “demokrat” iktidarı olduğu düşünülen AKP hükümeti, hem 1 Mayıs’ı resmi tatil etmemiş, hem de sendikalarla inatlaşarak Taksim Meydanı’nı yasaklamış, buna karşılık yarın İstanbul’u felç edecek tüm önlemler alınmıştır.

Bizim demokrasi tutkunlarının standardı, hiç kuşkusuz Avrupa standartlarıdır. Ancak hangi Avrupa ülkesinde, simge haline gelmiş bir meydan için bu tür bir yasaklama söz konusu olabilir?

Avrupa standartlarıyla düşünen demokrasi tutkunlarımız için başka örneklerimiz de var.

Şu anda sırası değil

Herhangi bir Avrupa ülkesinde güçlü bir medya grubu için devlet ihaleye çıksa ve 7 talip olduğu halde hepsine “Sen çekil” dense, sonunda da hiçbir özel bankadan o çapta krediyi bulamayacak bir gruba, sırf Başbakan ve Cumhurbaşkanı’na yakınlığı nedeniyle milyar dolarlık medya grubu teslim edilse, herhalde kıyamet kopar. Toplum ayağa kalkar. İşin normali de budur. Bizdeyse “Şu anda sırası değil; AKP daha önemli işlerle uğraşıyor, demokrasi savaşı veriyor” diye görmezden gelinir.

2001’deki büyük bankalar krizinin nasıl çıktığı herkesçe malumdur; ancak 8 yıl sonra AKP hükümeti bu yönde bir adım attığında, öncelik “demokrasi” olduğu için gerisi teferruattır.

Sınır yok, ölçü yok

Geçmişte hiç bu kadarına cüret edilmedi. Siyasiler tek bir kuruma, 2 devlet bankasından 750 milyon dolar krediyi tek kalemde açmayı göze alamadı. Bugünkü iktidar sahiplerinde hiçbir sınır yok, ölçü yok, etik yok. Giderek öne çıkan mantık şu: “Ben iktidardayım, her istediğimi yaparım, kimse de bir şey diyemez.”

-  Kamu İhale Yasası, son 5 yılda tam 13 kez değiştirilerek şeffaflıktan adım adım uzaklaştırıldı. Ne gam, demokrasi koşar adım ilerliyor!

-  Tuzla Tersaneleri’nde köle gibi çalıştırılan işçiler, iş kazası denemeyecek ihmaller sonucu ardarda ölürken, tersane sahipleri abad oluyor. Bu arada 15-20 işçi de bu arada kurban gitmiş, ödersin kan parasını olur-biter! Demokrasi kök salarken, olur böyle yol kazaları.

-  Mecidiyeköy’deki son büyük alan olan Likör Fabrikası arazisi kapış kapış gidecekken, ihaleye kimseyi yanaştırma, araziyi AKP Milletvekili Vahit Kiler’in ağabeyine ver! Her iktidara yakın isimler vardır. Ama bunlar demokrat, o yüzden mazur görülebilir!

Türbanlılara torpil

Dün gazetemizdeki haberi görmüşsünüzdür: Atatürk Havalimanı’nda güvenlik için elektronik kapıdan geçerken mont ve pardösülerin çıkarılması gerektiği halde, türbanlı kadınlar pardösülerini çıkarmadan geçiyorlar. Cihaz uyarı verdiğinde de sadece elle kontrol yapılıyor. Türbansız kadınlara ise ayakkabıları bile çıkarttırılıyor!

Türkiye’de demokrasi bu şekilde yerleşecekse, korkarım ki başkaları da yarın-öbür gün ortaya çıkacak ve Tekbir Giyim’in sahibi gibi iftiharla “Benim 3 eşim var. Hepimiz bir arada yaşıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti de çocuklarıma ‘Babası Mustafa Karaduman, annesi falandır’ diye kimlik vermiş. Benim inancımda bunlar yasak şeyler değil”  diyebilecektir.

Milliyet / 01.05.08


YAZICIYA GONDER


May
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
28 29 30 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31 1