Ana Sayfa / Basın / 
01.12.2008
02.05.2008 06:37

Hükümet şimdi 1 Mayıs'ı kazanmış mı oldu? - Murat Yetkin

 

Çelebi: 12 Eylül bile sendikamızı böyle tahrip etmedi. Hükümet uluslararası sözleşmeleri ihlal etti

'Her şeyi göze alıp Taksim'e çıkmayı bilirdik" diye yakınıyordu DİSK Başkanı Süleyman Çelebi; "Ama kan dökülebilirdi. Bunu gördük, geri çekildik. Türkiye dün bir faciadan döndü."

Hükümet dün İstanbul'da çok kötü bir sınav verdi. Akla gelebilecek her nedenle, herkese açık olan Taksim Meydan'ını, 1 Mayıs kutlamaları için kapatarak olmayacak bir iş yaptı. Böylece kendisiyle de çelişti. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın izin vermeme gerekçelerinden olan "ticaret, oteller, turizm" gibi faaliyetin, herhalde dünkü manzaradan olumlu etkilendiğini kimse söyleyemez.

Ama çelişki yalnızca bu da değildi. Kendisi Anayasa'yı ihlal suçlamasıyla kapatılma davasıyla karşı karşıyayken, 1 Mayıs nedeniyle alanlara çıkmak isteyen çalışan örgütlerini Anayasa'yı ihlal ile suçlamak bu çalişkilerden bir başkası. Bir başka çelişki, kapatma davasına karşı verdiği savunmada Avrupa Birliği standartları ve Batı demokrasisini örnek gösteren AK Parti hükümetinin, konu çalışanların hak ve özgürlüklerine gelince bunları kolaylıkla bir kenara bırakıp bir Ortadoğu otokrasisi gibi davranmaya başlaması.

Dünkü olaylarda hedef konumunda olan Devrimci İşçi Sendikaları Konferederasyonu'nun (DİSK) Genel Başkanı Süleyman Çelebi, bu duruma örnek olarak, Türkiye'nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler'in Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmesini gösteriyordu. Çelebi, "ILO sözleşmesi, 'Sendikalar izin almadan 1 Mayıs'ı özgürce kutlama hakkına sahiptir' diyor. Bu Türkiye'yi de bağlıyor. Üstelik Anayasa'nın 90'ıncı maddesi bu uluslararası sözleşmenin Türkiye'deki mevzuat sayılmasını da gerekli kılıyor. Hükümet uluslararası sözleşmeleri ihlal etti" diyor ve şu ağır suçlamada bulunuyor: "Hükümet hak ve özgürlükleri türban söz konusu olunca hatırlıyor."

Yine de Çelebi'nin idare aleyhinde suç duyurusunda bulunma nedeni farklı: Haneye tecavüz, saldırı, darp gibi suçlamalar.

"DİSK 41 yıl önce kurulduğundan bu yana ikinci defa böyle saldırıya uğradı. İlki 12 Eylül 1980 askeri darbesindeydi. Ama 12 Eylül baskını bile sendikamızı böyle tahrip etmedi. Doğrudan DİSK'i hedef alan bir talimat verildiğini anlıyoruz. Baskın olduğu sırada içeride üyelerimizin yanı sıra milletvekillerimiz ve Avrupa Parlamentosu'nun üç üyesi de vardı. Bütün yapılanlara onlar da tanıktır."

Erdoğan ile pazarlıklar

Çelebi, 1 Mayıs'ın Taksim'de kutlanması konusunda Başbakan Tayyip Erdoğan ile yapılan görüşmelerin nasıl tıkandığı konusunda da şu açıklamada bulundu:

"Başbakan 'Elimizde provokasyon yapılacağı yolunda bilgiler var' deyince, yanımızda Çalışma Bakanı Faruk Çelik ve bir danışman da vardı, kendisine şunu söyledim: Biz her şeyi sizin belirlediğiniz şekilde yapmaya hazırız. Alana üç koldan girmek riskli diyorsanız, tek koldan girelim. Güzergâhını da siz belirleyin, saatini de siz belirleyin. Kutlamayı bir saatle sınırlı tutalım.

Tek slogan, örneğin 'Yaşasın 1 Mayıs' sloganı ve tek pankart olsun. Siz izin verin, biz her türlü sorumluluğu alacağız."

"Başbakan 'Saat 14-15'e kadar bekleyelim, çalışma ve içişleri bakanları görüşsünler' dedi. Saat 15 oldu, 16 oldu, 17 oldu, nihayet Çalışma Bakanı 'Geri adım atmayız' diye açıklama yaptı. Bugünkü (dünkü) tabloyu bütün Türkiye gördü. Biz bütün riskleri göze alıp alana girerdik. Ama çok daha kötü olaylar yaşanabilirdi, kan dökülebilirdi. 'Dağılalım' dedik, diğer çalışan örgütleri de sağ olsunlar uydular, geri çekildik. Türkiye dün bir başka faciadan döndü."

"Başbakan 'provokasyon' diyordu. Kimin provokasyon yaptığını gördük; bu iktidarın provokasyonuydu. Ne yazık ki Türkiye'de bütün siyasi partilerin iktidara gelince yüzleri değişiyor. Ama şunu da kimse unutmamalı: İktidarlar yolcu, biz hancı oluyoruz. Bu iktidar da bu yaptıklarının faturasını bir şekilde ödeyecektir."

Dün İstanbul polisi, Başbakan Erdoğan ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay'dan aldığı talimat uyarınca çalışan örgütlerinin Taksim'e girmesini engelledi. Hükümet böylece 1 Mayıs hamlesinden kazançlı mı çıkmış oldu? Yoksa dün yaşananlar Türkiye'deki demokrasi ayıpları hanesine atılan yeni bir çentik mi oldu? Ne dersiniz?

Radikal / 02.05.08


YAZICIYA GONDER


December
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31 1 2 3 4