02.05.2008 06:57
Taksim komünü – Derya Sazak
1871 ‘Paris Komünü’ görüntülerine sahne oluyor, Taksim Meydanı! Ancak Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) üyesi işçiler değil meydandakiler. İstanbul Emniyet güçleri erken davranmış, ‘Polis Komünü’ kurulmuş. Taksim’i adeta işgal etmişler; 1 Mayıs bayramının sahibi işçileri, emekçileri meydana sokmuyorlar.
Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, demokrasi kültürüne sahip, ‘sınıf bilinci’ olan tüm ülkelerde kutlanan 1 Mayıs etkinliklerini ‘anayasal düzene başkaldırı, devlet erkine meydan okuma’ olarak nitelendiriyor. İstanbul Valisi Muammer Güler, günlerdir korku salıyor. DİSK Genel Merkezi’nde toplananların üzerine tazyikli su sıkılıyor, gaz bombası atılıyor. Binadan çıkamayan bine yakın insanın can güvenliği ortadan kalkıyor, yaralananlar oluyor, ‘ölümcül’ tehdit oluşuyor.
İstanbul’da hayat duruyor!
Açık hava cezaevine dönüşüyor, 12 milyonluk kent.
Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, öğle saatlerinde Taksim’e gelerek ‘Polis Komünü’nü denetliyor. Boş meydana bakarak, ‘İşte valim, İstanbul’ diye eserini seyrediyor. Başbakan’a ‘Ayakların baş olmasına geçit vermedik’ mesajını gönderiyor.
İstanbul’u kuşatan Robocop’ların, panzerlerin copla, tazyikli suyla, gazla insanları dağıttığı görüntülerin ekranlara geldiği saatlerde İtalyan TV kanalı ‘canlı yayın’da 1 Mayıs şenliğini yayımlıyor.
Türkiye ise dünyaya, Tianenmen Meydanı’nı gençliğe kapatan 1990’ların Çin’i, Çavuşesku’nun Romanya’sı görüntüsü veriyor. Artık o çağlar kapandı! Bu ülkeyi bir ‘polis devleti’ gibi yönetemezsiniz!
AKP iktidarı, özgürlükleri sadece ‘siyasal İslamcı’ alanın genişletilmesi olarak gördükçe ‘demokratik hak ve özgürlükler’ konusunda inandırıcı olamaz. Arkasında hükümet olmasa, Vali ve Emniyet Müdürü dünkü İstanbul manzarasını göze alamazlardı. Güvenlik önlemleri alınarak Taksim’de 1 Mayıs ‘güle oynaya’ kutlanırdı. Zaten bunca polisi yığdıktan sonra niye olay çıksın?! İstanbul’u Bağdat konumuna düşürmek niye? Dünkü skandalın hesabını kim verecek?!
11 Eylül 2001’de New York’u, Washington’u vuran ‘El Kaide’ saldırılarından sonra ABD, Afganistan ve Irak’a savaş açtı.
1968 kuşağının ‘Vietnam karşıtı’ gösterileri gibi, milyonlarca Amerikalı, Bush yönetimine karşı yürüdü, kimse bu eylemleri yasaklama yoluna gitmedi. Polisin önlemi, Washington’da Beyaz Saray’ın önündeki caddeyi kapamanın ötesine geçmez.
Dünyanın turizm merkezi New York’taki ‘Beşinci Cadde’de her yıl ‘Labor Day’ kutlanır. Cadde gün boyu trafiğe kapatılır, ABD’nin tüm eyelatlerinden gelen işçiler yürüyüş yaparlar.
1 Mayıs’ı yasaklama ayıbından ne zaman kurtulacağız?!
Milliyet / 02.05.08