Ana Sayfa / Basın / 
21.11.2008
13.05.2008 05:49

Emine Ana'nın Haşlanmış Yumurtası – Nazım Alpman

 

Mustafa o sabah geç kaldığı için kahvaltı etmeden aceleyle giyinip evden çıkmak üzereyken Emine Ana oğlunu kapıda yakaladı:

-Kahvaltı hazır, kurban olayım gel bi lokma ye öyle git!

-Yok anne geç kaldım, gitmem lazım.

Emine Ana anladı ki oğlunu kahvaltı sofrasına oturtamayacak, “bari şunu al da yolda giderken yersin” diye bir haşlanmış yumurta ve çeyrek ekmeği eline tutuşturdu.

Mustafa, koşar adım DİSK"e bağlı Maden-İş Sendikası"nın Ümraniye Temsilciliği"ne geldi. Görevi yakalamıştı! Koç Holding"in Otosan fabrikasında örgütlenme çalışması yapan Netaş işçileri ve sendika görevlilerinin bildiri ekibi hareket etmek üzereydi.

Mustafa hem geç kaldığı için hem de görünümü yüzünden Netaş Baştemsilcisinden sabah fırçasını yedi:

-Mustafa sakal tıraşlı adam istemiyorum demedi mi? Çık sendikaya otur, bugün bildiriye gelmiyorsun!

-Abi aceleyle çıktım, n"olur geleyim!

Mustafa"nın masum ısrarına dayanmak kolay değildi:

-Peki geç minibüse…

-Ben hep Aykut Abi"nin arabasıyla gidiyorum, yine öyle yapsam…

Baştemsilci otomobilin ön koltuğundan inip, yerini Mustafa"ya verdi kendisi de arkada bekleyen küçük minibüse geçti.

Minibüsteki Maden-İş ekibi E-5"in üzerinde, otomobildekiler ise E-5"in altından gelen Otosan servis araçlarına bildiri dağıtıyorlardı.

Görev bitmek üzereyken bir haber geldi:

-Sizden birisi vuruldu!

Minibüstekiler hemen Haydarpaşa Numune Hastanesi"nin Acil Servisi"ne gittiler. Mustafa"nın bindiği aracın sahibi Netaş işçisi Aykut Koç kapıdan kireç gibi yüzle çıktı:

-Benlioğlu öldü!

Tarih 13 Mart 1980"di. O yıllarda vurularak ölme haberleri “sıradan” olaylar arısındaydı. Ama Netaş işçilerinin başına ilk kez geliyordu! Haberi alanlar, sanki kötü bir rüyanın içindeymiş gibi başlarını iki yana sallayıp uyunmak istediler, hayır bu rüya değildi. Şimdi önlerinde çok daha zor bir görev vardı. Benlioğlu ailesine gidilecekti:

-Oğlunuz bildiri dağıtırken vuruldu, öldü! denilecekti.

Önce küçük ağabey İbrahim Benlioğlu bulundu. Acı haber “hastanede yaralı” şeklinde bildirildi. Mustafa"nın ölümü çok hızlı biçimde yayıldı. En sonunda da sabah onu kahvaltı sofrasına oturtamayan Emine Ana"ya…

Emine Ana"nın beline kadar inen sarı saçları, 14 Mart sabahı bir gecede bembeyaz oldu!

Aile ölümü vakur biçimde kabul etti. Büyük ağabey Erdoğan, cenaze günü fabrikanın önünde şöyle dedi:

-Bir buradan bir cenaze almıyoruz, bir anıt dikiyoruz!

Güzel sözdü ama Emine Ana"nın yüreğindeki acıyı dindirmeye yetmiyordu. Aradan bunca zaman geçti Emine Ana 13 Mart 1980"de yürek yarasını hâlâ aynı yakıcılığıyla yaşıyor. O gün beyazlayan ak saçlarını hiçbir zaman boyatmadı. Her 13 Mart"ta Mustafa"nın sevdiği yemekleri yapıp Netaş işçilerini bekler. Bir de Anneler Gününü…

Emine Ana oğlunu kaybettiği gün sadece Netaş işçilerinin değil, bütün işçi sınıfının annesi haline geldi. Nerede bir grev, direniş, işçi eylemi varsa hepsine ziyaretçi olarak gitti. Gidemeyecek kadar uzaktakilere başarmaları için dua etti. Grevi başarıyla bitirip toplu sözleşme imzalayan işçilerin haberlerini izlerken, dualarının kabul olduğuna inandı.

Emine Ana duvarındaki pos bıyıklı kara yağız oğlu Mustafa"nın 1980"de çekilmiş fotoğrafına bakıp, ziyaretine gelen eski Netaş işçileriyle 12 Eylül öncesinin sendikal mücadelelerini konuşur.

Dün Anneler Günü"ydü. Emine Ana sabah erkeden yumurtaları haşlayıp Mustafalarıyla buluşma anını bekliyor.

Sansürsüz. com /13.05.08


YAZICIYA GONDER


November
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30