Ana Sayfa / Basın / 
20.07.2008
16.05.2008 12:34

Alman basınından özetler

 

Bugünkü Alman gazetelerinde Çin'deki deprem felaketi ile Alman Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın raporuyla ilgili yorumlar dikkat çekiyor.

Hannoverische Allgemeine Zeitung gazetesi Asya’yı vuran kasırga ve deprem felaketlerini taşıyor yorum sütunlarına. Gazete, Çin’deki deprem yüzünden barajların yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu uyarılarına yer veriyor:

"Asya'daki insanlar, doğal felaketlerin toplumları bir anda nasıl tamamen ortadan kaldırabileceğini yakından anladı. Halk, sayılarla oynanabildiğini, jeologların uyarılarını ve politikacıların ne kadar çok konuşabildiğini de gördü. Ancak nihayetinde kimse neyin ne zaman felakete dönüşebileceğini bilemiyor. Bu yeni bir gerçek değil. Ancak şu an yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya olan barajları inşa eden ve izin verenler, bu gerçeği görmezden gelmişlerdir. Tanrılara inanlar, bugünlerde onlara bu yapıların yıkılmaması için çokça dua etmeliler ki, bu barajların yıkılmasıyla yeni bir felaketler zinciri yaşanmasın."

Neue Ruhr gazetesinin Asya’yı vuran felaketlerle ilgili yorumuysa şöyle:

"Çin hatalarından ders aldı. Komşu Myanmar’daki askeri cuntaysa henüz değil. Askeri yönetim çöküşünü hala, bu denli büyük bir doğal felaketin ardından ülkenin içinde bulunduğu durumu olduğundan daha iyi göstererek engelleyebileceğini düşünüyor. Yönetim aksi halde sonunun geldiğini düşünüyor. Zira askeri cunta, felaketzedelere yeterli yardımın ulaştırılmasını engellediği için suçlu konumda. İnsanların gerçek durumunu dünya kamuoyuna gösterip, içinde bulunulan zorlukların daha fazla yardımları tetiklemesinin beklenmesi yerine, güvensizlik had safhada. İnsanlar, ne ve kimin için yardım yapacaklarını gördüklerinde daha cömert olur. Ne kadar acı da olsa, acil felaket yardımları ancak olay gazete ve televizyonlarda ne kadar uzun süre kalırsa devam eder. Ancak hiçbir felaketin iyisi ve kötüsü olamaz, sadece içinde bulunduğu zorlukların üstesinden gelmeye çalışan, acısını dindirmek için yardım bekleyen insanlar vardır. Başlarında nasıl bir yönetim olursa olsun."

Gazetelerde geniş yer bulan bir diğer konu da Almanya'da iç istihbarattan sorumlu Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın 2007 yılı raporu. İslamcı terörü Almanya için en büyük tehlike olarak gösteren raporu Braunschweiger Zeitung şöyle yorumluyor: 

"Yaklaşık 290 sayfadan oluşan Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın kapsamlı 2007 yılı raporu, iyimser olabilmek için hiçbir neden sunmuyor. Federal İçişleri Bakanı Wolfgang Schaeuble ve Anayasayı Koruma Teşkilatı Başkanı Heinz Fromm tarafından sunulan rapor özgür ve açık bir toplum için derinden cesaret kırıcı bir rapor. Federal Cumhuriyet'in iç güvenliğini tehdit eden İslamcı terör geçen yıl olduğu gibi hala değişmeyen büyük bir tehlike. Henüz bir saldırı planlandığına ilişkin somut veriler olmasa da tehdit çok ama çok yakın..."

Raporda dikkat çekici olan bir diğer boyut da parlamentoda sandalyesi bulunan Sol Parti'nin de inceleme dahilinde olması. Frankfurter Allgemeine Zeitung şu değerlendirmeyi yapıyor:

"Sol Parti'nin sözcüsü, ideolojik olarak suçsuzluğunu kanıtlama yoluna gitmek için şekilsel argümanları seçiyor. Sözcü, kinaye ile Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın gözetimi altındaki ‘utanmaz' bir partinin federal parlamentoda, eyalet temsilcileri meclisinde ve belediyeler konseyine seçildiğini söyledi. Sol Parti'nin federal parlamentodaki grup başkanı Grefor Gysi de parlamentodaki çalışmalarının izlenmeleri nedeniyle kısıtlanmasına ilişkin Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı şikayeti de bu gerekçelere dayandırdı..."

DW-World.de / 16.05.08


YAZICIYA GONDER


July
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
30 1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31 1 2 3