Ana Sayfa / Basın / 
08.01.2009
03.06.2008 07:18

İngiliz basınından özetler

 

Birleşmiş Milletler'e bağlı Gıda ve Tarım Örgütü, bugün İtalya'nın başkenti Roma'da küresel gıda krizinin tartışılacağı bir zirve düzenliyor. 60'tan fazla devlet ve hükümet başkanının katılacağı zirve, İngiltere basınında en geniş yer bulan konulardan.

Financial Times, "Zirve biyoyakıtlar konusunda çatışmalara sahne olacak" diyor.

Dünyanın en büyük biyoyakıt üreticileri olan Amerika Birleşik Devletleri ve Brezilya'nın, bu konuda yürüttükleri politikayı zirve öncesinde savunduğuna dikkat çekiyor Financial Times.

Bu iki ülkenin, tarım alanlarını gıda yerine biyoyakıt üretimine ayırdıkları gerekçesiyle bazı Avrupa Birliği ülkeleri ile gelişmekte olan ülkelerin eleştirilerine hedef olacağını belirtiyor.

Roma zirvesinde Amerika Birleşik Devletleri'ni temsil edecek heyetin başkanı olan Tarım Bakanı Ed Schafer'in şu açıklamalarına da yer vermiş gazete:

"Bazı ülkeler gıda krizinde biyoyakıt üretimini günah keçisine dönüştürdü. Ancak bize göre biyoyakıtların, gıda fiyatlarında son dönemde görülen artışa katkısı yüzde 3 ile sınırlı. Oysa artışın diğer nedenlerini de tartışabilmeliyiz. Enerji giderlerinin ve gıda tüketiminin artması gibi."

ABD Tarım Bakanı'nın bu sözlerini aktaran Financial Times, biyoyakıt üretiminin gıda fiyatlarındaki artıştaki payının bazı tahminlere göre yüzde 30 ile 60 arasında değiştiğini de hatırlatıyor.

Financial Times başyazısında ise, fiyatları aşağı çekmenin tek yolunun üretimi arttırmak olduğunu savunuyor ve bu konuda şu önerilerde bulunuyor:

"Zengin ülkelerde üretimin, gelişmekte olan ülkelerde de verimliliğin arttırılması gıda fiyatlarının düşmesine yardımcı olacaktır. Ancak iki nedenden ötürü, öncelik gelişmekte olan ülkelere verilmelidir."

"Birincisi, bu ülkelerdeki, sulama, gübre ve makinadan yoksun küçük işletmelerde üretimin arttırılması, zengin ülkelerdeki tarım endüstrisinde üretimin artırılmasından daha kolaydır."

"İkincisi gıda fiyatlarında artış en çok kırsaldaki yoksulları vurur. Dolayısıyla küçük üreticilerin desteklenmesi, yoksulluğun önlenmesi için de etkili bir yöntemdir. Bu yüzden zengin ülkeler kalkınma yardımlarının çoğunluğunu tarıma yönlendirmelidir."

Financial Times'ın bu önerilerini, başyazısında verdiği rakamlarla Independent da destekliyor. Sorunun kaynağında, yoksul çiftçilerin haksız rekabetle karşı karşıya olmasının yattığını belirten gazete şöyle devam ediyor:

"2006 yılında, yoksul ülkelerdeki tarımsal kalkınmaya 4 milyar dolar harcandı. Bunu, aynı yıl gelişmiş ülkelerdeki çiftçilere verilen 24 milyar dolarla karşılaştırın."

"Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya'daki üreticilerin böylesine desteklenmesi anlayışla karşılanabilirdi, eğer küresel etkileri olmasa. Ancak var. Üstelik de yıkıcı bir etki bu. Gelişmekte olan ülkelerin sübvansiyonlu ürünleri, sonunda Afrika ve diğer gelişmekte olan pazarlarda satılıyor. Oradaki üreticiler ise bu mallar ile baş edemedikleri için yok olup gidiyorlar."

"Dünya ülkelerinin izlemesi gereken yol belli. Yapılması gereken, gelişmekte olan ülkelerde tarıma uluslararası yatırım yapılması ve zengin ülkelerdeki çiftçilere yönelik tüm desteklerin kaldırılması."

Başyazısında bu görüşleri dile getiren Independent, Roma'daki gıda zirvesinin bir başka boyutunu ise manşetine taşımış.

Ön sayfada Zimbabwe lideri Robert Mugabe'nen fotoğrafının altında şu satırlar yer alıyor: "Halkını açlıktan ölüme mahkum etti, şimdi ise Avrupa'ya gelip Birleşmiş Milletler'in gıda krizi zirvesine katılıyor."

Independent bu duruma tepkisini ise, fotoğrafın üzerindeki "Ayıp" kelimesi ile göstermiş. Aslında bu tek kelimelik değerlendirme, Roma'daki zirvede İngiltere'yi temsil edecek olan Uluslararası Kalkınma Bakanı Douglas Alexander'a ait.

Alexander'ın şu sözlerini aktarıyor Independent:

"Bu toplantının amacı gıda arzını artırmak. Ancak Mugabe'nin uyguladığı politikalar, Zimbabve'de tam tersi bir etki yapıyor. Onun Roma'ya gelmesi, açlık ve yoksulluk ile mücadele eden Zimbabvelilere hakarettir."

Bu görüşlerin Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya ve Hollanda temsilcileri tarafından da paylaşıldığını belirten Independent, son aylarda on binlerce Zimbabveli'nin açlık, yoksulluk ve şiddetten kaçmak için başka ülkelere sığındığını da hatırlatıyor. Ülkede enflasyonun yüzde 165 bin olduğunu da eklemiş gazete.

Robert Mugabe'nin Roma'daki Birleşmiş Milletler zirvesine katılacak olmasına Guardian da tepki göstermiş.

Onda da ön sayfada Mugabe'nin fotoğrafı var. Üzerinde ise bir başka İngiliz yetkilinin; Afrika'ya Yardımdan Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Mark Malloch Brown'un sözleri var. "Bu, Pol Pot'u bir insan hakları konferansına davet etmek gibi birşey" diyor Brown.

Pakistan'ın başkenti İslamabad'daki Danimarka Büyükelçiliği'ne dün düzenlenen bombalı saldırı da İngiltere basınında geniş yer bulmuş. Saldırıyı kimin gerçekleştirdiği bilinmese de, bunun 2005 yılında bir Danimarka gazetesinde yayımlanan Muhammed Peygamber karikatürlerine tepki niteliğinde olabileceği tahmin ediliyor.

Independent, saldırının Pakistan hükümeti açısından da zor bir dönemde gerçekleştiğine dikkat çekiyor.

"Bu saldırı, Şubat ayındaki seçimler sonucu oluşturulan yeni hükümetin karşı karşıya olduğu zorluklara bir yenisini ekleyecek. Pakistan hükümeti geçenlerde, Swat Vadisi ve Afganistan sınırındaki militanlarla barış anlaşmaları imzaladı. Ancak Afganistan'daki Amerikan ve NATO güçlerinin başındaki komutanlar bu anlaşmaları eleştirmiş, sınır boyundaki saldırıların artmasına neden olacaklarını savunmuşlardı."

Konuyu Times'ın dış haberler editörü Bronwen Maddox da ele alıyor. "Bu, çesaretlenen militanların Batı'ya doğrudan saldırısıdır" diyen Maddox şöyle devam ediyor:

"Dün İslamabad'daki Danimarka Büyükelçiliği önünde patlayan intihar bombası, sıradan bir saldırı olarak algılanmamalı. Bu, hükümetin içinde bulunduğu krizin militanları cesaretlendirdiğinin ve bundan yararlandıklarının göstergesi."

"Militanlar Devlet Başkanı Pervez Müşerref'in kendilerine karşı 7 yıldır yürüttüğü mücadelenin başarısızlığa uğradığını hissediyorlar. Bunda da haklı olabilirler. Özellikle geçen hafta, Pakistan'da istikrar umutlarına darbe indirdi, çünkü hükümet çöküşün eşiğine geldi."

"Aslında bazı konuların koalisyonda bölünme yaratacağı baştan belliydi: Devlet Başkanı'nın yetkilerinin sınırlanması, Müşerref'e başkaldıran yargıçların görevlerine iadesi gibi. Ancak yeniden askeri yönetime dönmek istemiyorsa Pakistan bu sorunları çözmelidir."

BBC Turkish / 03.06.08


YAZICIYA GONDER


January
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
29 30 31 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31 1