Ana Sayfa / Basın / 
08.09.2008
04.06.2008 06:09

Manşet olması gereken - Haluk Şahin

 

Türkiye gibi halüsinasyon nöbetleri geçiren ve siyasi hayatı ‘extreme sports’ kanalında yayımlanmaya layık bir ülkede yaşıyor olmasaydık şu olgular bütün gazetelerde manşet olurdu:

“Türkiye’deki okulların yüzde 87`si yetersiz.”

“Okulların yüzde 81.7`sinde öğretmen açığı var.”

“Okulların yüzde 42”sinde kütüphane yok.”

“Okulların yüzde 84.5”unda spor salonu yok.”

“Okulların yüzde 36.3”ünde tuvaletler ihtiyacı karşılamaktan uzak.”

Hiç tuvaleti olmayan okullar da varmış! 2008 yılında! Gece gündüz kalkınma ve başarı nutuklarının atıldığı atıldığı Türkiye’de! Cumhuriyet’in 85. yılına ulaşmış bu ülkede!

Bu bulgular Türk Eğitim-Sen’in 24 ilde yaptığı bir araştırmadan alınmış. Önceki gün bizim gazetenin 7. sayfasındaydı. Diğer gazetelerin nasıl işlediğini bilmiyorum ama manşet olmadığına eminim.

Eğitimle ilgili bu türden bulgular Avrupa ülkelerinin çoğunda manşet olur, haftalarca işlenirdi. Gündeme ağırlığını koyar, çözüm aranmasını kaçınılmaz kılardı.

Biz hiç tınmıyoruz. Karşımızda duran dehşet verici gençlik tablosu üzerinde derin derin düşünmek yerine kafamızı başka yerlere çeviriyoruz.

Geçenlerde onlarla ilgili bir araştırmanın sonuçları da yayımlandı: Dünyadan kopuk, gazete ve kitap okumayan, spor yapmayan, yarısı AB’ye karşı, ama neredeyse yüzde 80’i yurtdışında yaşamak isteyen bir facia manzarası.

Son çelişkinin yaratabileceği ruhsal sıkıntıları düşünebiliyor musunuz?

Hem “Söz konusu vatan ise gerisi teferruattır”a yürekten inanacaksınız, hem de ilk fırsatta kapağı başka ülkelere atmanın düşlerini kuracaksınız!

Bu manzaranın suçlusu hiç kuşkusuz biziz. Ama özellikle Türkiye’yi son 50 yıldır yönetenlerdir!

‘Genç Cumhuriyet’ kandırmacası ile kendimizi avutmaktan vazgeçmemizin zamanı geldi. Çağımızda bir ülkenin yaşamında 85 yıl hatırı sayılacak uzunlukta bir zaman dilimidir. Aslında 50 yıl da uzun bir zamandır.

Yarım asır! Ülkelerin çağ atlamalarına yetecek kadar uzun bir süre.

İnanmayanlar Güney Kore’ye, Çin’e, İspanya’ya, Portekiz’e baksınlar. Türkiye ile karşılaştırmalı olarak baksınlar. Neredeymişler, nereye gelmişler?

Bana öyle geliyor ki, özellikle 1950’den sonra, çocuklarımıza çağ atlatacak bir eğitim vermek hiç bir zaman gerçek önceliğimiz haline gelmedi. Bu konuda parlak nutuklar attık, evet, ama o nutuklardaki vaatlerin içini doldurmak için gerekeni yapmadık.

Yapsaydık yalnızca genç değil, aynı zamanda nitelikli insan gücüne sahip olurduk.

Bu noktada olmazdık!

İşte o zaman eğitimdeki yetersizliklerimizle ilgi bulgular gazetelere manşet olurdu!

Radikal / 04.06.08


YAZICIYA GONDER


September
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 1 2 3 4 5