Ana Sayfa / Basın / 
28.08.2008
06.06.2008 06:27

Tüm zamanların en büyük okuma kampanyası! - Abbas Güçlü

 

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in gönderdiği davetiyenin metni aynen şöyle:

“Ana-Kız Okuldayız

Okuma Yazma Kampanyası”

Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde gerçekleştirilecek, tüm zamanların en büyük okuma yazma kampanyasının tanıtım toplantısında sizi de aramızda görmekten onur duyarız!

6 Haziran Cuma 2008 (yani bugün), Saat 11.00, Cemal Reşit Rey Konser Salonu/Harbiye-İstanbul“

Davetiyenin en altında da Milli Eğitim Bakanlığı’nın logosu ile birlikte Halk Bankası’nın da logosu var. Belli ki ana sponsoru Halk Bankası.

Bugüne kadar bu konuda pek çok kampanya gerçekleşti. Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve Milli Eğitim Bakanlığı koltuğuna oturan isimlerin ya da eşlerinin öncelikli projesi hep bu oldu. Fazla uzağa gitmeye gerek yok. Semra Sezer’in öncülük ettiği “Ulusal Eğitime Destek Kampanyası“ Sezer döneminin en çarpıcı sivil toplum hareketiydi. Aynı dönemde bu kampanya devam ederken Milli Eğitim Bakanlığı da Haydi Kızlar Okula Kampanyası başlatarak ona alternatif olmuştu. Tabii bu arada Milliyet’in başlattığı “Baba Beni Okula Gönder“ kampanyası gibi daha pek çok kampanya da bu eğitime verdiğimiz önemin(!) bir göstergesi olmuştu.

Bugüne kadar gerçekleşen kampanyaların hiçbiri Bakan Çelik’i kesmemiş ola ki, şimdi “Tüm zamanların en büyük okuma yazma kampanyasını“ gerçekleştiriyor. Hem de Emine Hanım’ın himayelerinde. Peki şimdi alışılageldiği şekilde Hayrünnisa Hanım da benzer bir kampanya düzenlemek isterse ne olacak? Ona da “Tüm zamanların en büyük okuma yazma kampanyası’ndan daha büyük kampanya” adı mı verilecek?

Gerçekten çok merak ettim, bu tüm zamanların en büyük kampanyasının, diğer okuma yazma kampanyalarından farkı ne olacak?

En önemlisi de bu kampanyadan sonra da yeni okuma yazma kampanyalarına gerek kalacak mı? Dahası okuma yazma bilmeyenlerin sayısı, azalacağına artacak mı?

Ayıp mı, başarı mı?

Bugünün dünyasında, Bilişim Çağı’nda, okuma yazma kampanyası düzenlemek, hem de tüm zamanların en büyük kampanyasını düzenlemek, ayakta alkışlanması gereken bir başarı mı? Yoksa bir utanç göstergesi mi?

Elâlem Mars’a giderken, biz hâlâ okuma yazma sorununu çözemeyip bir de bu konuda kampanyalar düzenliyorsak, kendimizi bir kez değil, belki de on kez sorgulamamız gerekmiyor mu?

Anayasa’ya göre temel eğitim zorunlu. Eğer geçmiş dönemlerde ve şu anda Anayasa’nın gereği yerine getirilmiş olsaydı, bu tür kampanyalara hiç gerek kalır mıydı?

Bu çağda, hâlâ okuma yazma kampanyaları düzenleyerek, hem de tüm zamanların en büyük kampanyalarını düzenleyerek hangi akla hizmet ediyoruz? Bu kampanyanın verdiği mesaj da bugün kadar olduğu gibi, bundan sonra da Anayasa ihlaline devam edilecek yönünde mi?

Gönül isterdi ki bugünkü kampanya, doğan her çocuğun en geç bir ay içerisinde nüfusa kaydedileceğine ve okuma yaşına geldiğinde de okula başlayacağına yönelik olsundu.

İşte o zaman, en azından bugünden itibaren, doğan her çocuk nüfusa kaydolur, okuma çağı geldiğinde de okula gider, beş on yıl sonra da benzeri kampanyalara gerek kalmazdı.

Özetin özeti: Eğer okuma yazma kampanyalarıyla bu sorun çözülebilmiş olsaydı, bugün tüm zamanların en büyük okuma yazma kampanyasını düzenlemeye hiç gerek kalmazdı!..

Milliyet / 06.06.08


YAZICIYA GONDER


August
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
28 29 30 31 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31