24.06.2008 09:08
Alman basınından özetler
Zimbabve'deki politik durum, Sarkozy'nin İsrail ziyareti, Ortadoğu barış konferansı, petrol krizi, Almanya'da artan enflasyon ayrıca yarın oynanacak Türkiye-Almanya maçı Alman basınında yer alan başlıca yorum konuları
Frankfurter Rundschau gazetesinin Afrika ülkelerinden Zimbabve'nin Devlet Başkanı Robert Mugabe’nin muhalefeti sindirme politikasını konu alan yorumuyla başlıyoruz. Mugabe’nin devlet başkanlığının tanınmamasını salık veren yorum şöyle devam ediyor:
“Avrupa Birliği, muhalefetin katılmayacağı bir seçimden sonra Mugabe’nin ilan edeceği devlet başkanlığını tanımayacağını duyurmakla isabetli bir sinyal vermiş oldu. Diğer devletler de Zimbabve’de Mugabe’siz bir geçici hükümetin kurulup seçimlerin yapılmasına çalışmalıdır. Muhalefet liderinin can korkusuyla seçimden çekildiği bir ülkenin demokratik selameti açısından dünya devletlerine Mugabe’nin zafer sevincini kursağında bırakma görevi düşüyor.”
Süddeutsche Zeitung gazetesinden aktaracağımız yorumun konusu Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin İsrail ziyareti:
“Beşinci Cumhuriyet’in başka hiçbir devlet başkanı İsrail’e Sarkozy kadar dostane davranmamıştı. Sarkozy bütün bunları Akdeniz Birliği Konferansı için yapıyor. Ona göre İsrail’siz bir Akdeniz Birliği’nin ayakta kalması imkansız. Bunun için de 13 Temmuz’da Paris’te yapılacak kuruluş zirvesine Libya, Cezayir ve Suriye liderlerinin katılmamasını göze alıyor.”
Wetzlar’da yayımlanan Neue Zeitung gazetesi Ortadoğu barış konferansıyla ilgili yorumunda şu değerlendirmeyi yapmış:
“Batı Şeria’nın istakrara kavuşması Batı’nın çıkarınadır. Bölge halkının güvenliğe kavuşması, radikal gruplara ve İran’a bel bağlama riskini azaltır. Gazze Şeridi gibi Batı Şeria da Hamas’ın eline geçerse bağımsız Filistin devleti kurma hayalleri suya düşer. Hukuk devleti şartları yerine getirildiği takdirde ise iki devletli çözümü başarma ve Ortadoğu’nun kronik kriz bölgesine kalıcı barış getirme şansı artar.”
Neue Osnabrücker Zeitung gazetesi ekonomi sayfasındaki yorumunda petrol fiyatının artmasının nedenlerini ve muhtemel sonuçlarını ele alıyor:
“Cidde’deki kriz zirvesinin ardından petrolün ucuzlayacağını sanma saflığına düşenler oldu. Petrol piyasası artık arz – talep kanunlarını dinlemiyor. Fiyatları spekülatör körüklüyor. Tüketicinin ise yüksek fiyatlara ve cebindeki paranın sürekli azalmasına katlanmaktan başka çaresi yok. Uluslararası finans piyasası, her taşın altından çıkan bir ucube gibi bizleri kovalıyor.”
Die Welt gazetesinin, reel gelir erozyonuna yol açan enflasyon konusundaki yorumu özetle şöyle:
“Yüksek enflasyon ücretlinin ve tasarruf sahibinin can düşmanıdır. Artan hayat pahalılığı Almanya’daki son iki yılın yüksek ücret zamlarını aldı götürdü. Artan enflasyon Avrupa Merkez Bankası’nın, ekonomik büyüme açısından zararlı olsa ve hükümetlerin tepkisine yol açsa da faiz oranını arttırmasını kolaylaştıracaktır. Enflasyon ortamında hükümetler gelir vergisini adil bir yapıya kavuşturarak şimdiye kadar haksız yere topladıkları parayı geniş halk kesimlerine iade edebilirler.”
Son satırlarımız Westdeutsche Allgemeine Zeitung gazetesinden. Konumuz da tabii yarın akşamki Türkiye-Almanya Avrupa futbol şampiyonası yarı final karşılaşması:
“Bizleri bekleyen büyük futbol şöleninden daha yürekli olanın galip çıkmasını temenni edelim. Şansımız yaver giderse yarın akşam milyonlarca Alman ve Türk futbolsever entegrasyon tarihi yazabilir. Spor kitleleri kucaklayan bir oyundur. En güçlü anında günlük hayatımızın aynası olmakla kalmaz ama sosyal gelişmelere de öncülük edebilir. Her şey, Türk ve Almanlar’ın yarın akşam birbirlerine son yıllara kıyasla çok daha fazla yaklaşabileceklerine işaret ediyor. Bu fırsatı kaçırmayalım."
DW-World / 24.06.08