Ana Sayfa / Basın / 
13.10.2008
28.06.2008 06:51

Zamlar - Derya Sazak

 

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) elektriğe konutlarda yüzde 21, sanayide yüzde 22 oranında zam yapılmasını kararlaştırdı. Yeni tarife 1 Temmuz’dan itibaren geçerli olacak.

Elektrik zammıyla 4 kişilik bir ailenin aylık elektrik faturası 80-100 YTL’ye çıkıyor.

Yüksek Planlama Kurulu’nca ‘otomatiğe’ bağlanan fiyatlar nisan, temmuz ve ekim aylarında yılda üç kez ayarlanacak.

Ayarlamadan kasıt, doğalgaz ithalatından kaynaklanan maliyet artışlarının tüketiciye yansıtılmasıdır!

Taraf’ta dün Süleyman Yaşar’ın ‘Elektrik zammına itiraz edelim’ başlığıyla yayımlanan uzmanlık yazısı vardı. Elektrik üretimi doğalgazlı termik santrallarda kilovat saati 8.33 kuruşa mal oluyormuş. Elektrik devlete 18 kuruşa satılıyor. Üretici yüzde 56 oranında kâr ediyor. Hükümet, kâr marjını düşürmek yerine, yüzde 21 zamla elektriğin kilovat saatini 19.46 kuruşa çıkararak bu ‘sömürü’ fiyatını halka yüklüyor.

Elektrik zammının üretici sektörlere yansıması sonucu fiyatlarda zincirleme bir artış olacak.

Bu rakamların enflasyonu da olumsuz etkilemesi kaçınılmaz.

2009’da yüzde 15’lerin görüleceği tahmin ediliyor.

Türkiye’de ‘Lale Devri’ ekonominin sonunun geldiği 2008 başında görülmüştü.

Sadece elektrik değil, petrol fiyatları çiftçinin kullandığı mazotu öteki tüm girdilerin üzerine çekti.

Petrolde de vergilerden kaynaklanan ‘sömürü fiyatları’ geçerli; Türkiye dünyada benzin ve mazotu en yüksek fiyatla halka yansıtan ülkelerin başında geliyor.

Sanayicinin, KOBİ’lerin, tarımla geçinenlerin belini büken üç önemli girdi var:

Elektrik, mazot ve gübre!

Zamlar geldikçe Türkiye üretemez hale sürükleniyor. Ortalama vatandaşın zaten harcama gücü yok. Piyasada para dönmüyor. Esnaf kan ağılıyor. Ahali zincirleme borçlu. Ekonominin fay hatlarında, İstanbul’u bekleyen depremden daha yakın zamanlı bir stres birikiyor. Oysa son beş yılda ‘sıcak para’ya, Tüpraş, Telekom gibi devlerin satış gelirlerine dayandırılan büyüme ve tüketim modelinin sürdürülebilmesi, yeni kaynaklar bulunmasını zorunlu kılıyor. Cari açığın bugünkü borç yüküyle kapanması olanaksız.

Hükümet şimdi bu yükü halkın sırtına bindirerek, açıkları zamlarla kapatarak daha büyük bir ‘kriz’den korunmaya çalışıyor. ‘Ekonomik tsunami’ sonbaharda Türkiye’yi vurursa enflasyondan sonra ‘devalüasyon’un kaçınılmaz olacağı konuşuluyor bankacılık çevrelerinde.

AKP’nin kapatılmasıyla ilgili dava sonucunu henüz bu senaryoların dışında tutuyoruz!

Başbakan Erdoğan, önceliği türbana vermekle yaptığı tarihi hatayı şimdi daha iyi kavrıyor olmalı.

Siyasette olduğu gibi ekonomide de ipleri elinden kaçırdı!

Futbolla buraya kadar, ‘hayata dönüş’ gerçeğiyle baş başayız.

Milliyet / 28.06.08


YAZICIYA GONDER


October
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
29 30 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31 1 2