02.07.2008 07:21
İstanbul Emniyeti’nden açıklama - Oral Çalışlar
Galata Köprüsü’nde balık tutmaya giden iki çocuk sahibi 28 yaşındaki Gülcan Köse’nin başına gelenleri 27 Haziran tarihli yazımda anlatmıştım. Bu yazıda özetle; Gülcan Köse’nin erkeklerden oluşan bir topluluk tarafından giysileri gerekçe gösterilerek şikâyet edildiğini; özel güvenlik gücü, polis, savcılık, mahkeme safhasının tamamlanarak bu topluluğun Köse’nin ‘hayasızlık’ gerekçesiyle mahkûm olmasını sağladığını aktarmıştım. Gülcan Köse ise, savcılığa ve basına iddiaların gerçeği yansıtmadığını anlatmış, Emniyet’te tacize uğradığını ve dayak yediğini ifade etmiş ve hastane raporunu savcılığa verdiğini belirtmişti...
Bu yazıma İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden bir açıklama geldi.
Gönderilen yazıyı, imlasına ve gramerine dokunmadan aynen yayımlıyorum:
“Sayın Oral Çalışlar
Radikal Gazetesi Köşe Yazarı
27.06.2008 tarihli Radikal Gazetesindeki köşenizde ‘Bir Kadın Galata Köprüsü’nde
balık tutunca...’ başlığı altında gerçekleri yansıtmayan bir değerlendirme yazısına yer verdiğiniz görülmüştür.
10.09.2007 tarihinde bazı yazılı basın organlarında hakkında teşhircilikten dava açılan G.K. isimli bayanın polisler tarafından taciz edildiğine dair haberlerin yayımlanması üzerine yapılan incelemede:
Söz konusu bayanın Galata Köprüsü üzerinde gecelikle balık tutarken çevredeki vatandaşların rahatsız olmaları ve köprüde görev yapan özel güvenlik görevlilerine şikâyet etmeleri üzerine özel güvenlik görevlileri tarafından ikaz edildiği; yapılan uyarılara olumsuz tepki aldıkları için de özel güvenlik görevlileri tarafından 155 Polis İmdat hattının arandığı:
Bunun üzerine gelen polis ekibinin de uyarılarını dikkate almayan G.K. elbisesini çıkararak kendisini teşhir etmesi ve rezalet çıkarması üzerine Cumhuriyet Savcısına olayın bilgisi verilerek gelen talimat doğrultusunda karakola götürülerek hakkında adi işlem başlatıldığı,
G.K.’nın araç içerisinde bekletildiği, taciz ve tehdit edildiği, dövüldüğü ve silah çekildiği iddiaları tamamen gerçek dışı olduğu ve G.K.’de ifadesinde bu gibi iddialardan kesinlikle bahsetmediği:
Konu ile ilgili yapılan işlemlerin tamamı Cumhuriyet Savcısı’nın bilgisi dahilinde ve talimatları doğrultusunda yapıldığı:
Şüpheli G.K. hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda TCK. 225/1 (Teşhircilik), TCK. 43/1 (Zincirleme Suç), TCK. 53/1 (Hayasızca hareketlerde bulunma) maddelerinden kamu
davası açıldığı, ancak şahıs tarafından olaydan günler sonra olay gününden tamamen farklı olan sıradan bir kıyafet, olay günü giyilmiş gibi gösterilerek fotoğraf çekilmiş, görevliler hakkında yalan yanlış iddialar ortaya atılmıştır. Bu iddiaların doğruluğu araştırılmadan haber yapılarak kamuoyu yanlış bilgilendirilmiş, görevlerini yapan polis memurları suçlu duruma düşürülmeye çalışılmıştır. Konu ile ilgili 30.09.2007 tarihinde basın açıklaması yapılmıştır.
Yazınızdaki yanlış bilgileri düzeltmek amacıyla bu yazıyı yayımlamanızı hukuki haklarımız saklı kalmak şartıyla talep ederiz. 27.06.2008
İSTANBUL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ”
***
Tabii ki Emniyet Müdürlüğü’nün iddialarına cevap olarak söylenecek çok şey bulunuyor. Özellikle kadınların bu konuda yoğun tepkileri olduğunu gözlemliyorum. Cevabı daha sonraki yazılarıma bırakıyorum...
Bu tartışma burada bitmez...
Radikal / 02.07.08