Ana Sayfa / Basın / 
21.11.2008
07.07.2008 06:44

Nobel Barış Ödülü gelir mi dersiniz? - Serdar Kuzuoğlu

 

Bill Gates’in emeklilik karnesini toparlamaya çalıştığım geçen haftaki yazı aşağı yukarı bütün ana hatları içermesine rağmen her zaman hatırlamamız gereken bir anafikir bu yazıya kaldı: Teknolojide kalıcı bir liderlik mümkün değil.

Gates Microsoft’u kurduğu zaman işe başlayan sekreter onu yaşça daha büyük olan (büyük dediysek 19 yaşındaki) ortağı Paul Allen’a şöyle şikayet etmişti: İçeri bir çocuk girdi ve bilgisayarların başına geçip bir şeyleri kurcalamaya başladı. İşte o çocuk o dönemin sarsılmaz devi olarak kabul edilen şirketi IBM karşısında tutundu, onu ikna edip bir parazit gibi içine girdi. Sonra yeterince büyüyerek kendi sularına yelken açtı. Bu arada kendi kulvarında IBM’i yerden yere vurmayı başardı. Bugün  hiç kimse OS2/Warp diye bir şeyden bahsetmiyorsa bunun sebebi Microsoft’un IBM’i işletim sistemi alanında yere sermiş olmasından başka bir şey değil.

Bunu insanların yeni ve farklıya olan merakı olarak özetlemek de mümkün değil. Öyle olsaydı herhalde aynı zaman diliminde aynı alanda çok daha iddialı çıkışlar ve yenilikçi girişimlerde bulunan Apple, Microsoft’a nal toplatırdı. Olmadı...

Bill Gates’in en büyük sırrı kafasının teknoloji kadar ticarete de çalışmasıydı. Palazlanmaya çalıştığı dönemde sabahlara kadar kod yazıp öğlenleri birçok yönetici, üretici ve yazılımcıyla toplantılar yapıyor, elindeki ürünü pazarlamaya çalışıyordu. Apple’ın patronuysa çiçek çocuk yıllarının polenlerini üstünden atmaya uğraşıyordu.

Gates’in en büyük hatası ticari zafer ve gelir takıntısının gözlerini kör etmesi oldu. Oysa ilk uyarıyı sohbet ettikleri bir şirketin yöneticisinden alan çalışma arkadaşları Paul Allen ve Steve Ballmer sonraki adımlarında daha sakin kalmayı başarmıştı. O yönetici şöyle demişti: “Düşmanlarınızla savaşırken arkada ceset bırakmamaya dikkat edin. Cesetler hem kötü görünür hem de etraftakileri korkutur. Sakat bırakmak her zaman daha akıllıcadır.”. Bill Gates Apple’ı sakat bıraktı. Kendi yönetim kurulu tarafından kovulduktan sonra tam nalları dikiyorken yeniden göreve çağrılan Apple’ın kurucusu Steve Jobs’un cebine 100 milyon dolar sıkıştırıp yanağından makas alırken yaptığı buydu. Microsoft’un arkasındaki sakat ve yaralıları saymak mümkün değil.

Ama bazı düşmanlarının yaşamasına tahammül edemedi. Ölü sayısı artınca da anti-tekel davası geldi. Bugün dünyayı Microsoft yönetmiyorsa sebebi 1998 yılında ABD’de Adalet Bakanlığı’nın hakkında açtığı davadır (http://getir.net/pox). Gates’in mahkemede ifade verirkenki video kayıtlarını izlerseniz nasıl bir şok içinde olduğunu görebilirsiniz. Kimi uzmanlar o sıradaki hareketlerinden onun otistik olduğunu bile iddia etmişti (http://getir.net/pov). O davayı zamanında bu sayfada detaylarıyla inceledik ama Türkiye’yi çok etkilemediği için önemi pek anlaşılmadı. Türkiye o dönemde bütün kalelerini Microsoft’a teslim etmişti zaten. Şimdiki perçinleme çabasından ibaret.

Belki Windows Vista bir başarı yakalasaydı böyle olmazdı ama Gates sektöre ve şirketine gerçekten hüzünlü bir veda yaptı.

Son döneminde el attığı hiçbir konuda başarı yakalayamadı. İnternet Explorer eğer Windows’un içinde hazır gelmeseydi kaç kişi onu tercih ederdi? SPOT adı altında geliştirdiği FM üstünden veri aktarma projesi resmen patladı (http://direct.msn.com). İnternet devrimini toptan kaçırdı. “İnternet bizim için çok önemli” mektubunu yazdığında takvimler 2002 yılını gösteriyordu (http://getir.net/poy). Tablet PC tutmadı (ben azimle kullanıyorum). Surface adını verdiği konsept firma içinde bile ciddiye alınmadı (http://microsoft.com/surface). Windows95’in heyecanı bir daha asla yakalanamadı. Windows Vista hem kullanıcı algısında hem de satış rakamlarında en derin hayal kırıklığını yarattı. Yani Bill Gates’in en çok sevdiği şey olan ‘başarı’ artık Microsoft içinde eski hikâyelerdeki anılarda kaldı.

Hatta kimileri Gates’in sonrasında firmanın çöküş dönemine geçeceğini iddia ediyor. Yazılım lisansı satışı üstüne bir imparatorluk kuran Microsoft şimdi tamamen internet üstünde çalışan bedava yazılımlar ve işletim sistemlerinin çağında taktik arıyor. Bu dönemin kralı Google’ın en çok zarar verdiği şirket yine o. Bunun da pekâlâ farkında ve fena halde endişeli. Çünkü son dönemin firma kültürüne uygun olarak ‘geç kaldı’ ve çok şey kaybetti. Bill Gates’in emekliliği Nasreddin Hoca’nın “Ben zaten düşecektim” fıkrasını hatırlıyor bana.

Ortaya atılan yeni bir iddia bana da mantıklı geliyor. Gates servetini hedeflediği yeni zafer için feda ediyor: Nobel Barış Ödülü...

Dünyadaki her beyaz yakalıdan ortalama 300 dolar kazanmayı başararak bu gezegenin en zengin insanı haline gelmiş birinin servetini muhtaçlara aktarmasından hayıflanacak değiliz elbette. Konuyla ilgili son cümlem de şu: Sana yürekten teşekkür ederim Bill Gates. Burada bu satırları yazabiliyorsam bunu en çok sana borçluyum. Yardımlarının devamı dileğiyle...

Radikal / 07.07.08


YAZICIYA GONDER


November
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30