Ana Sayfa / Basın / 
05.12.2008
11.07.2008 06:24

Üçüncü seçenek tasfiye edilirken - Haluk Şahin

 

Toz duman ve yalan dolan tufanından başımızı kaldırıp, Ergenekon davasına Türkiye’nin jeopolitik konumu açısından bakacak olursak şu önemli sonuca varırız: Üçüncü seçenek tasfiye ediliyor!

Kuşkusuz bu, büyük uluslararası güçlerin ve Türkiye’deki kilit karar odaklarının onayı ile yapılıyor.

AKP iktidara geldiğinden beri Türkiye’nin önünde üç temel seçeneğin bulunduğunda söz edilmekteydi. Türkiye, birtakım çalkantılardan sonra bunlardan birisini seçmek zorunda kalacaktı:

Birincisi, Avrupa Birliği bağlantılı geleneksel Batıcı seçenek; ikincisi, Ortadoğu bağlantılı ılımlı İslam ülkesi seçeneği; üçüncüsü, her ikisini de reddeden ve özellikle Rusya modeline sempati duyan Asyacı seçenek.

Ergenekon ile tasfiye edilmekte olan, işte bu üçüncü seçenektir. Türkiye’yi, AB ve NATO dahil, geleneksel ittifak bağlarından koparıp, Rusya-İran-Çin üçlüsüyle dirsek teması kurmuş, ‘tam bağımsız’ bir ülke haline dönüştürmek isteyen seçenek.

Bu seçeneğin kökenleri Yön hareketine, Doğan Avcıoğlu’nun görüşlerine kadar gider. Son yıllarda başta Attila İlhan olmak üzere bazı yazarlar tarafından işleniyor, sivil toplum düzeyinde örgütleniyor, bazı askeri kesimlerde ilgi ve heyecan uyandırdığı biliniyordu.

Soruşturma ve infaz sırasında hukuk kuralları açısından yapılan tüm faullere rağmen, Amerika ile AB’nin olanlara ses çıkarmamasının nedeni, bu tasfiyeyi desteklemesi ve belki de teşvik etmiş olmasıdır.

Bunda da şaşılacak bir yan olamaz. Türkiye, en azından bölgedeki enerji kaynakları önemsizleşinceye kadar, ABD için vazgeçilmez bir ülke olmaya devam edecektir. Asyacı seçenek onun açısından fevkâlâde tehlikelidir.

ABD, önümüzdeki 50 yıl için, öbür iki seçeneği kendisi açısından makbul görür. AB’ye demirlenmiş bir Türkiye istikrar güvencelidir; ılımlı İslam ülkesi Türkiye’nin ise, ayrıca, Ortadoğu’ya örnek olmak gibi bir ‘bonus’u da vardır. Ha biri, ha öteki çok fark etmez...

AB için ‘Asya seçeneği’ daha bile korkutucudur. Irak ve Suriye ile komşu olmak istemiyorum diye Türkiye’nin tam üyeliğine ayak direyen Avrupa, sınırlarında bir sabah NATO’dan çıkmış, Rusya ve İran’la ittifak yapmış, söz dinlemeyen bir Türkiye bulsa, korku nöbetleri geçirmez mi?

Asyacı seçeneğin maddi ve manevi olarak bitirilmesi onları da memnun edecek, rahatlatacaktır. 

Tabii, bu arada, ılımlı İslam ülkesi seçeneğinden yana olan odakların da onlarla birlikte sevineceğine şüphe yok. Onların önündeki bazı setler de böylece kalkmış oluyor.

Buraya kadar, kişisel görüşlerimi katmadan, tamamen nesnel bir analiz yapmaya çalıştım. Ulusalcı, Asyacı seçenek konusunda ne düşündüğümü bir kez daha yazayım:

Türkiye’nin Batı’ya entegrasyonu, her şeye rağmen, o kadar ileri boyutlarda ki, tüm romantizmine rağmen, Asyacı senaryoların başarı şansı olamazdı.

Türkiye gibi bir ülkenin blok değiştirmesine dünya savaşı çıkmadan izin vermezler!

Radikal / 11.07.08


YAZICIYA GONDER


December
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31 1 2 3 4