Ana Sayfa / Basın / 
13.10.2008
11.07.2008 07:01

Iraklı kadın beş yıldır cehennemi yaşıyor – Seyyar El Cemil

 

20. yüzyılda özgür yaşamlarıyla tanınan Iraklı kadınlar, ABD?işgalinden bu yana ölümle mücadele ediyor. Kadın cinayetlerinin ve intiharlarının arttığı Irak’ın, kendisini barbarlıktan kurtaracak bir projeye ihtiyacı var

Bir saha araştırmasının gözlemi şöyle: ‘Bir Iraklı kadının tutuklanması, 1000 silahlı Iraklı’nın bu kadının şerefi ve saygınlığı için ortaya çıkmasına önemli bir gerekçe veriyor’. Çoğu zaman gizlenen gerçek tabloyu bilmiyoruz ve sadece olayların parlayan yüzü üzerinde duruyoruz. Toplumlarımızda medya, bazılarının toplum veya devlet içinde ortaya çıkmasını istemediği gerçekleri su yüzüne çıkarma noktasında çok kısır. Toplumun yarısı her gün eziliyor; Iraklı kadınlar, hayatın farklı değişimleri karşısında tahayyül edilemeyecek kadar ağır bedeller ödedi. Bütün dünyadan, Iraklı kadınların artan sıkıntılarını bir nebze olsun hafifletmek için bu konuya dikkat çekip çözüm bulmasını bekliyorum. Dünyanın başka kadınlarıyla karşılaştırıldığında, Iraklı kadının her geçen gün artan trajedisinin boyutu anlatılmaz.

Iraklı kadın 20. yüzyılda güç, saygınlık, haklar ve özgürlükten beslenmesiyle bilindi. Hayatın oluşumunda ve erkeklerin eğitiminde bir rolü vardı. Hizmet sektörünün yanı sıra iş dünyasında, akademide, kültürel alanda ve kamu sektöründe eşsiz derecede üretken ve yaratıcı kadınlar ortaya çıktı.

Zayıf devletle despot işgalci el ele...

Despot yönetimler, savaşlar, ambargolar, işgalin saldırıları ve geri kalmış mezhepçi milis güçleri yönetiminin baş göstermesinden bu yana, Iraklı kadının sıkıntıları da görünmeye başladı. Bugün kadın mücadele ediyor, eziliyor, kaçırılıyor, boğazlanıyor, yakılıyor, zehirleniyor, hapse atılıyor, sürülüyor, dul bırakılıyor, baskı görüyor ve intihar ediyor. Iraklı kadın zayıf devlet ve despot işgalci karşısında, yeni barbarların hâkim olduğu toplumda yenilemez, demir bir iradeyle bütün korkunç musibetlere karşılık veriyor.

‘Irak’ın ipekleri’, bütün dünyanın ilgisizliği karşısında umutsuzluk, zorluk ve mahrumiyet içinde. Duygularına korku ve endişe hâkim. Kederli ve umutsuz evlerde veya ölümün kavrulmuş sokaklarında ölümle mücadele ediyorlar. Iraklı kadın yırtıcı hayvanlarla, tutucular ve teröristlerle, katil çeteler ve silahlı gruplarla, nereden geldiklerini hiç kimsenin bilmediği suçlularla dolu bir toplumda şiddet ve barbarlıkla mücadele ediyor. Bu toplumda insanın görüşünü ifade etmesi veya bir hakkı savunması, özgür bir düşünce sunması, dini azınlıkların kendi adetlerini ve örflerini içeren haklarını kullanması mümkün değil. Bu toplum mafyayla, silahlı ölüm timleriyle dolu. Kadın ölümleri ve intiharları artıyor.

İktidarlardan başlayarak mafyaya ve işgal güçlerine kadar herkes bu suça ortak. Parti liderleri, bakanlar ve hatta küçük çocuklar veya üniversite öğrencileri bile... Gerçekten de hayranlık uyandıran bir direniş, tahammül ve karşı koyuş kabiliyeti bulunan kadınlar hakkında bir hayale benzer hikâyeler yaşanıyor. İki gün önce yargıç Zekiye İsmail Hakkı’dan elime bir rapor ulaştı. Haklarında hiçbir soruşturma yapılmaksızın ABD güçlerinin kontrolündeki Kobra tutuklama kampında aylardır tutulan 12 Iraklı kadınla görüşmesinden bahsediyordu. Bu kadınların tamamı iftira ve tuhaf sebeplerden dolayı tutuklanmış. Evli olanları kocalarının veya çocuklarının akıbetini bilmiyor. Serbest bırakılmaları sonrası aileleri tarafından öldürülmekten korkuyorlar.

Zira kadının tutuklanması, aşiret örflerinde affedilmez bir durum. Iraklılar 30 yıldır sorunlara alıştı. Onlar geçmişi gömmeyi ve gelecek inşa etmeyi bekliyorlardı, fakat bugün kendilerini farklı karanlık güçlerce kuşatma altına alınmış halde buldular.

BM’nin Irak’a destek heyetinin 2007 raporu ve Iraklı kadınların şahitlikleri, bizlere sayıları bilinmeyen tutuklu kadınlara neler yapıldığını gösteriyor. Kadınlar Basra sokaklarında toplu halde ve aleni bir biçimde öldürülüyor. Bu hadiseler kuzeye de kaymış durumda. Bakanlığın insan hakları istatistikleri 501 kadının baskıya, Süleymaniye’de de 2005’te 1108 kadının öldürme, yakılma ve kaçırılmaya maruz kaldığını kaydetti. 2004’te 533, 2005’te 289 ve 2006’da 533 kadın intihar etmiş.

Bir rapor Irak’ta her yıl yüzlerce kadının dinsel veya sosyal sebeplerden ötürü öldürüldüğünü, yakıldığını, recmedildiğini, zehirlendiğini, boğazlandığını, bıçaklarla parça parça kesildiğini ifade ediyor.

ABD’nin kısır siyaseti kaos yarattı

Irak toplumu 50 yıl önce böyle bir vahşet yaşamıyordu. Fakat içinden geçtiği korkunç şartların sancıları, bu toplumu ABD’nin kısır siyasetiyle yarattığı kaosu yaşar hale getirdi. Bizler dünyanın, Müslümanların ve Arapların yıllardır zulüm altında yaşayan Iraklı kadınlara karşı onurlu bir duruş sergilemesini talep ediyoruz. Onurlu Iraklılardan Irak’ı trajik şartlardan, bu ilkel güçlerin ve yeni barbarların kabalığından kurtaracak uygar, sivil ve ulusal bir projede bir araya gelmelerini istiyoruz.

(Birleşik Arap Emirlikleri gazetesi Beyan, tarihçi, 2 Temmuz 2008)

Radikal / 11.07.08


YAZICIYA GONDER


October
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
29 30 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31 1 2