15.07.2008 06:23
İddianame – Türker Alkan
İddianame açıklandı. Vatana millete hayırlı olsun.
Ama benim anlayamadığım şeyler var, sizinle paylaşmak istiyorum.
Birincisi, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek’in yazdığı söylenen ‘Darbe Günlüğü’ ile ilgili. Bu iddia başından beri biraz garip durdu. Koskoca bir oramiralin akşam olunca masaya oturup, ‘Sevgili günlük, bugün de darbe yapamadık, saflarımızı sıklaştırmak için yeni emekli generalleri beklememiz gerekecek!’ türünden şeyler yazacağına pek aklım yatmadı.
Bildiğim kadarıyla tarihte emekli subayların yaptığı başarılı bir darbe örneği yoktur! Bizde de başaracaklarını hiç sanmıyorum.
Bir zamanlar okuduğum ‘Nasıl Darbe Yapılır?’ başlıklı bir kitap vardı. ‘Ergenekon’ örgütünde yer alan kişilerin bir kısmı en kıdemli ve deneyimli askerler olduğuna göre bu kitaba gereksinme duymadan darbe yapmaya kalkışabilirler. Bundan hiç kuşkum yok. Ama anımsadığım kadarıyla o kitapta (ve diğer benzeri kitaplarda) ‘Emekli generallerle nasıl darbe yapılır’ diye bir bölüm yoktu. Üstelik, tam tersine, azgelişmiş ülkelerdeki darbelerin çoğunu yapanlar general bile değildir, albaydır!
Fakat birileri halkımızla fena halde oyun oynuyor gibime geliyor. ‘Ergenekon soruşturması’ kapsamında aylardır en üst kademe subayları hedef alan yayınlar yapıldı. İleri sürülen iddialar gerçek olsaydı buna kimsenin bir diyeceği olamazdı. Ama şimdi bakıyoruz, Özden Örnek Paşa’ya atfedilen ‘Darbe Günlükleri’ soruşturma dışı! Bu günlükte yer alan olaylar ve insanlar gerçek dışı mıdır! ‘Darbe’ iddiasının en ağırlıklı kanıtı ortadan kalkmış gibi gözüküyor.
İnsanda kuşku uyandıran bir diğer husus, tanıklık yapacağı söylenen 20 kişinin kimliğinin gizli kalması. Bu tanıklar ‘tanık koruma’ programında. Mahkemeye çıksalar bile yüzlerinde maske olacakmış! (Kimseyi korkutmak istemem ama, ya seslerinden ve vücut dilinden tanınırlarsa ne olacak?)
Böylesine kritik bir davada kim olduğu belirsiz 20 kişi belirleyici olacak! Bu insanların dürüst ve güvenilir kişiler olduğunun garantisi nedir? Kamuoyu buna nasıl tepki gösterecek, merak ederim doğrusu.
Türkiye’de darbelerin küçümsenemeyecek bir tarihi var. Yalnız Cumhuriyet döneminde değil, Genç Osman’dan İttihat ve Terakki’ye kadar Osmanlı döneminde, 27 Mayıs’tan
12 Eylül’e kadar Cumhuriyet döneminde askeri darbelere tanıklık ettik.
Ama ne uluslararası ortam, ne de ulusal ortam Türkiye’de bir darbeyi haklı gösterecek ve destekleyecek koşulları içeriyor.
Fakat, Amerikan Konsolosluğu baskınından rahip cinayetlerine kadar ülkemizde olup biten dehşet verici olayların tümünü emekli subaylar tarafından kurulduğu söylenen bir örgüte yüklemenin gerçekçi olup olmadığını ve neyi çözeceğini anlayabilmiş değilim.
Bekleyip görelim bakalım!
Radikal / 15.07.08