Ana Sayfa / Basın / 
05.12.2008
27.07.2008 07:01

ABD güçlü İran’ın mezhep ayrımcılığından memnun - Davud Elşeryan

 

ABD ve İsrail İran’ın gücünü artırıp mezhep farkı üzerinden İslami birliği bölmesinden şikâyetçi değil. Ortadoğu’da İran’la çekişme Filistin sorununun önüne geçti

“İran bugün ABD ve İsrail halklarının dostudur. Dünyada bize düşman bir millet yok. Bu bizim için bir övünç kaynağı.” Bu sözler İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı İsfendiyar Rahim Meşai’ye ait.

İsrail ve ABD’ye yönelik sevgi yeni değil. Açıklanmış bütün ‘nefret’e rağmen Tahran bu ‘sevgi süreci’ni Washington ve Tel Aviv’le bağlantılar ve ilişkiler kurmaya kadar götürdü. Irak’la savaşı sırasında İran, İsrail’le askeri bir anlaşma imzaladı ve askeri destek aldı. Bugünse İran ABD’yle bölgedeki güvenlik düzenlemesiyle ilgili anlaşma yolunda. İran devrimden bu yana siyasi güç merkezlerinin çeşitliliğini kullanarak, bir şeyin hem kendisini hem de zıddını yapmakta başarılı oldu. Tahran siyasi uygulamalarındaki bu çifte standardı meşrulaştırmak için bazı Arapları da, politikalarının siyasi karar almadaki çeşitliliğin yanı sıra hükümetle Devrim Muhafızları arasındaki çekişmeye de boyun eğdiğine ikna etti.

Meşai’nin Tahran’ın İsrail ve ABD’yle dostluğuna dair konuşması yeni bir haber de değil. Zira Washington ve Tel Aviv, İsrail’in güvenliğini ve Washington’ın çıkarlarını koruma stratejisinin parçası olarak İran’ın bölgesel güç olarak kalmasına çalıştı. Fakat İran cumhurbaşkanı yardımcısının sözlerindeki yeni olan şey, İran’ın gücünün korunma sebebini ilk defa açıklaması. Meşai Hayat gazetesine yaptığı özel açıklamada, ‘İran’daki İslam Cumhuriyeti’nin Amerikan talebi’ olduğunu ifade etti.

Gerçekten de İran’daki İslami rejimin Amerikan talebi olduğu kesin. Çünkü İran Ortadoğu’daki İslami gücü parçalama unsurudur. Şah dönemiyle İslam devrimi dönemi arasındaki fark, Şah’ın hedeflerine ulaşmak için Fars milleti söylemini yükseltmesi, yeni döneminse aynı misyonu gerçekleştirmek için dini ve mezhepsel çekişmeleri kullanması. Washington yeni İran yönteminin, İslami güç açısından parçalama ve zayıflık kaynağı oluşturduğunu gördü. Bunun yanı sıra tarih Şah döneminden günümüze dek İran’ın, Arap-İsrail çekişmesiyle fiilen ilgilenmediğini teyit ediyor. Irak ve bölgenin diğer yerlerindeki Amerikan siyaseti, ABD’nin İran’ın varlığını koruma kararlılığını teyit ediyor. Araplar açısından da, İran’ın emellerine karşı koymak İsrail’le çekişmenin yerini almış durumda. (Londra’da Arapça yayımlanan Hayat gazetesi, 22 Temmuz)

Radikal / 27.07.08


YAZICIYA GONDER


December
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31 1 2 3 4