Ana Sayfa / Basın / 
05.12.2008
31.07.2008 08:52

Alman basınından özetler

 

Anayasa Mahkemesi'nin Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kapatmama kararı Alman basınında da geniş yer buldu. Alman gazeteleri, AKP kararını ön plana çıkarıyor.

Düsseldorf’un Rheinische Post gazetesi, "Türkiye ferahladı" başlığıyla yayınladığı yorumda, Türkiye’deki siyasi kutuplaşma telikesinin atlatılması gerektiğine işaret ediyor:

“Türkiye’nin krizi atlattığını söylemek için henüz erken. Anayasa Mahkemesi iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kapatılmasını reddettiği için günün galibi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olmuştur. Ancak karar, ucu ucuna çıktı ve tek bir oy devletin selametine yön verdi. Oylama, harbin değil sadece bir muharebenin sonucudur. Türkiye’deki Kemalist ve İslami çevreler arasındaki karşılıklı güvensizlik aşılamadığı takdirde siyasi kutuplaşma artarak devam edecektir. Bir çok şey, silahlı kuvvetlerin karara ve siyasetin mutlak üstünlüğüne saygı duyup duymayacağına bağlı. Son zamanlarda ortaya çıkarılan darbe planları, ordunun güç kaybetmesini herkesin sineye çekemeyeceğini gösteriyor. Artan terör de Türk iç politikasının henüz bütün sorunlarla başedemediğinin kanıtıdır. Türkiye daha kurtulamamıştır.”

Frankfurter Rundschau gazetesi yorumunda, Başbakan Erdoğan’a demokrasiyi güçlendirme görevinin düştüğünü yazıyor:

“AKP kapatılmayacak, Erdoğan bundan böyle de hükümet edebilecek. Ama şimdiye kadarki gibi değil. Karar, beraat anlamına gelmiyor. Yoksa Hazine yardımı azaltılmazdı. Başbakan, 2007 Temmuz’undaki seçim zaferinin sarhoşluğuyla dikkatini daha fazla üzerine kaydırdığı dini acendasını gündeme taşıyamayacak. Erdoğan muarızlarını dinlemeyi ve demokrasi açığının kapatılmasına yardımcı olmayı öğrenmeli. Din hürriyeti ve medeni haklar, Türkiye’deki herkes için geçerli olmalı. Hristiyanlar ve Kürtler için de. Aksi takdirde Avrupa perspektifi ortadan kalkar.”

Mainz’da yayımlanan Allgemeine Zeitung gazetesi, Türkiye’nin Anayasa tarafından konmuş da olsa, yasaklarla yönetilemeyeceği yorumunu yapıyor:

“Anayasa Mahkemesi alınabilecek en az farklı kararla iktidardaki AKP’nin hiç olmazsa şimdilik kapatılmamasına hükmetti. Şimdiye kadar din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması ilkesine bağlılıkta sadece silahlı kuvvetlere geçilen Anayasa Hakimleri acaba değişiyor mu? Yoksa bu karar ülkedeki siyasi tansiyonu düşürmeyi mi amaçlıyordu? Son seçimleri açık farkla kazanmış bir partinin kapatılması seçmen iradesinin hiçe sayılması olurdu. Milyonlarca Türk kadını dini inancını başını örterek de dışa vurmak istemesine, modern Türkiye’nin kurucusu Kemal Atatürk’ün ilkelerine uymadığı için izin verilmiyorsa bu demokrasilerin, gücünü Anayasa’dan da alsa, sonsuza kadar yasaklarla yönetilemeyeceği gerçeğine ters düşer. Dinin sosyal hayattaki ağırlığının saptanmasında Türk toplumunu uzun ve zahmet dolu tartışmalar bekliyor.”

Tagesspiegel gazeteside yer alan değerlendirme ise şöyle:

“Kendini Türkiye Cumhuriyeti’nin kurtarıcısı ilan eden Kemalistler, ideolojik çizgilerinin birleşmesine rağmen Anayasa Mahkemesi’ni Erdoğan’ın partisine karşı istismar edemeyeceklerini anlamalılar. Muhalefet iktidardaki AKP ile Anayasa Mahkemesi’ne başvurarak değil siyaseten mücadele etmelidir. Erdoğan da geçen yılki seçim zaferine rağmen kendi çizgisini, ülkedeki İslamlaşma endişesine kulak asmadan dayattığı eleştirisini hak etmiştir. Bundan böyle adaletin gözlerinin sürekli üzerinde olacağını bilmelidir. Karar, beraat değil tecilli kapatmama olarak algılanmalıdır.”

DW-World / 31.07.08


YAZICIYA GONDER


December
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31 1 2 3 4