Ana Sayfa / Basın / 
05.12.2008
05.08.2008 06:30

Yangınla mücadele - Derya Sazak

 

Antalya’da beş günde 10 bin hektar ormanlık alanı kül eden yangınlar, Köprülü Kanyon’dan sonra Olimpos yamaçlarını de tehdit ederken, yaza girilirken alınan önlemlerin yetersizliği nihayet itiraf ediliyor.

Manavgat ve Serik çevresinde orman köylülerinin durumu içler acısı.

Alevlerin yerleşim yerlerine sıçramaması için gece gündüz çukur kazarak oluşturulan yangın hatları, yüzlerce ev ve hayvan barınağının yok olmasını engelleyemedi. 2 kişinin öldüğü, 60’den fazla evin kül olduğu bildiriliyor.

Antalya tarihinin en büyük orman yangınının yol açtığı felaket depremden beter.

Yetkililer, “Yangın söndürme stratejilerini yeniden gözden geçirmemiz gerekiyor” derken, çevre illerden gelen ormancılar ve yangın söndürme ekiplerinin emeği ve karadan güçlükle ilerleyen arozözlerin devreye girmesiyle Toroslar’daki yeşil örtüyü korumaya çalışıyoruz. Elbette yeterli olmuyor!

Oysa Mersin-Gülnar’daki yangın Antalya için tehlike işaretiydi.

Çevre ve Orman Bakanlığı’nın yetersizliği o zaman da ortaya çıkmıştı.

Sezon başındaki hazırlıkların iyi yapılmadığı anlaşıyor.

Tarım Orman-Sen tarafından yapılan açıklama uyarıcıdır:

“Akdeniz ülkeleri arasında orman yangınlarıyla mücadelede en başarılı ülke olduğumuz yönünde atılan hamasi nutuklara rağmen, ne yazık ki ormanlarımız yanmaya devam ediyor. Son yıllarda çıkan orman yangınlarındaki artışın en önemli nedeni AKP hükümetinin uyguladığı orman alanlarının özelleştirmesi politikalarıdır. Yöneticilerin ormanlardan beklenti yaratacak şekilde yaptıkları açıklamalar, özellikle seçim zamanlarında orman yangınlarında artışı beraberinde getirmektedir.

Yangın çıkışını önlemede ve yangın söndürme faaliyetlerinde en önemli etkenlerden biri, yeterli sayıda tecrübeli personel istihdamıdır. Personel yetersizliğinin yanı sıra AKP hükümetince kadrolaşmak için özellikle kritik bölgelerde yapılan atama, sürgün gibi yanlış personel istihdam politikası da bugünkü acı veren tablonun nedenleri arasındadır.”

Mersin ve Antalya gibi Çanakkale ve İzmir çevresinde de yangınların önü alınamadı.

Yangınların çıkış nedeni üzerindeki tartışmalardan daha önemli olan, yayılma hızı ve söndürülmesindeki güçlüklerdir. Zamanında müdahale edilemiyor. Ve havadan söndürme uçak ve helikopterleri dahil, insan gücünün da katılımıyla etkili filolar oluşturulamıyor.

Eğer enerji nakil hatlarının fırtınalı havalarda kopması sonucu yangınlar çıkıyorsa ilgili kuruluşların eşgüdümüyle teknik çözümler üretilebilir. 

2008 yazını da ‘Orman yanar, Türk bakar’ çaresizliğiyle geçiriyoruz.

Milliyet / 05.08.08


YAZICIYA GONDER


December
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31 1 2 3 4