Ana Sayfa / Basın / 
05.12.2008
09.08.2008 06:43

Gönüllerdeki bombacı - Perihan Mağden

 

Güngören’de biliyorsunuz iğrenç bir bombalama yaşandı (bunun ‘hası’ olmaz, o ayrı) ve önce feci profesyonelce ses bombası patlatıldı ki, daha çok insan toplansın o caddede.

Bakınsınlar, yakınlarını merak etsinler, evlerinden fırlasınlar- Ki, daha çok insanımız ölsün, ölebilsin.

Bomba, yine bir Zamanlama Şaheseri’ydi. Hem gündemi bombalamaya/sarsmaya yönelikti. Hem de mümkün olan en fazla sayıda insanımızı öldürme amaçlı.

Müneccim Boku Yiyenlerin Gastesi (Büyük) Hürriyet ertesi sabah (tam da kendilerinden beklendiği üzre) ‘PKK’nın İŞİ’ vari manşetlemişti Bile.

Bir de tabii ‘halkını’ (varsa öyle oluşumlar) sokağa dökülmeye çağıran Baykal’la, konserinde kırmızı bayraklar (bombalama nedeniyle) dağıtacağını muştulayan Milliyetperver Şarkıcı Kayahan- vardı.

Ve fakat, kimse bu oyunlara gelmedi. Bu toplara girmedi. Milyonlar, belki de yaz tatillerini Ören Yerleri’nde realize etmekle meşgul olduklarından; sokaklara dökülüp ne sessiz, ne de sesli yürüyüşler düzenlemedi.

Post-Ergenekon Zamanlar’da yaşıyoruz. Atatürkçü Düşünce Dernekleri’nin düzenlediği mitinglerin ‘ruhu’ meğer darbeci bir ruhmuş! ‘Çok yazdık/söyledik’ de demeyeceğim. Aklın yolu 1: İngilizcesi ‘it was stating THE obvious’. ‘Ain’t it?)

Artık komplolara doymuş, ‘komplo bağışıklık sistemi’ tavana vurmuş bir ülkede yaşıyoruz. Onun için de Amerikan Konsolosluğu’nun önünde gencecik üç polisimize kast eden saldırıdan, on yedi canımıza mal olan Güngören Bombalaması’na ve ennnn son Selimiye Havan Saldırısı’na muhtelif grupların/Çıkar Efendileri’nin işaret fişekleşmeleri/ tepişmeleri ise bu esracengiz davranışlar- Kendi kapalı dinamikleri içinde kalıyor.Lar. Halk’ta zırnık etki yaratmıyor. Söylemek isterim.

Aynı şekilde Doyumsuz Valimiz Güler’in (Dink Cinayeti’nden sonra inandırıcılığın ‘i’sine dair bi şeyi kalmadığının bilmem O ve Hükümet farkında mı? Bu kadar farkında olmama inadının ARTIK faziletten sayılmadığı hakikati peki? Bu kayıt; yapılamaz mı?) ve İçişleri Bakanımız Gelengideniaratmaz Atalay’ın çıkıp ‘bombacının yakalanmış olduğunu ifade etmeleri’ de ‘davul zurna az, azzz, azzz’ etkisi yarattı.

Evet, pek tabii ki Kalplerdeki Bombacı PKK, yani Silopi’den taze gelmiş bir İntikam PKK’lısı olmalıydı. Şarttı. Çok iyi olurdu. Hatta mükemmel’e vururdu.

Ancak iyi çalışamadılar. Polisimiz, Mutat Valimiz, Tipik İçişleri Bakanımız yani. Zira sanık avukatları tahliye istemleriyle 13. Ağır Ceza’ya başvurdu.

Somut ve yeterli delil yoktu!

Zira bombacı olmakla suçlanan Hüseyin Türeli 5 yıldır bir tekstil atölyesinde çalışıyor. Patronu gidip 13 saat süresince ifade veriyor.

Kuzey Irak’a gidip gelmişliği yok (maalesef) Türeli’nin.

Ve anlaşılan, o gün Güngören’de olduğu dahi şüpheli. Türeli olaydan İKİ GÜN ÖNCE Güngören’de abisini ziyaret etmiş. Mobese kayıtlarına takılmış. İKİ GÜN ÖNCE.

Ama Türeli’nin tanıdığı Kuzey Irak’a gidip gelmiş kişiler, var.

Ve fakat Emniyet sorgulayıp serbest bırakıyor hepsini.

Gönüllerdeki Bombacı Tiplemesi’ne yani; henüz ulaşılmış değil. Bu arada Türeli’yle/onun fotoğraflarıyla/teşhiriyle idare ediliyor.

Zaten tutuklamalar ÖRGÜT ÜYELİĞİNDEN/yardım yataklıktan filan felan yapılıyor. Tutuklananları tanıyanlar ‘içeri alınanların’ olsa olsa olsa ‘PKK Sempatizanı’ olabileceklerini ifade ediyorlar; ki ‘sempatizanlık’ çok çok ‘muğlak’ bir kavram.

Gayretkeş 1 T.C. Savcısı benim de ‘sempatizan’ olduğuma dair on yüz bin baloncuktan oluşan bir iddianame attırabilir. Ve de çok takdir ettiğim bir savcımız “Siz PKK’lı biliniyorsunuz Perihan hanım” diye uyarmıştı beni diyelim.

Bir de tabii Hüseyin Türeli’nin Arzu Edilen Bombacı (kalmadı ağbi, size bu tekstil işçisini verelim) diye içeri alınması, bana kara bir hatıra olarak bomba olmadığı kanıtlanan Mısır Çarşısı Tüp Patlaması akabinde Pınar Selek’in içeri alınıp işkencelerle sakatlanmasını, yıllarca mahkemelerde sürüm sürüm süründürülmesini hatırlattı.

Beyler! Hanımlar! Destan Çocukları! Yıllarca aynı kötü temsili sergileyemezsiniz.

Papaz, pilavı bir kere yer.

Türk Halkları üç-beş-on-on yedi kez yer, yedi diyelim. Ama habire aynı rezil tiyatrolamalar/aynı numerolar/ihtiyaçtan sanık yaratmalar/doğmamış çocuğa don biçmeler/bilmeden etmeden manşet çakmalar’la bu milletin karşısına çıkamazsınız.

Çıkmamalısınız.

Çıkarsanız; artık, dilerim REZİL OLURSUNUZ.

Post-Ergenekon Dünya’da karıştırdığınız haltların 2500 sayfalık hard hard DELİLLERİ var. Google’dan indirme/kitaplardan+dergilerden+gazetelerden kesmece

(üstelik söz dizinleriyle oynayarak vs.) kesmece/biçmece/dil üstünde kaydırmaca değil. Yalçın iddianamelerden- değil yani.

SIKI DELİL! Telefon konuşmaları, belgeler, yazışmalar, iç saçmalamalar. ‘Ayyy, şu konuşmaların saçmalığı’ diyeceğinize, o saçma figürler/o kumandan bozuntuları başımıza musallat edilirken gıkınızın çıkmadığını (hatta için dışın mahkeme baskınlarından filan NE kadar hoşlaştığınızı) düşünün bir! Susurluk Komisyonları’na ifade vermelerini dahi sağlayamamanızdaki aczi ve tabii ki gizli işbirlikçiliği. Düşünün! İmkân dahilindeyse o kapasite.

Gönüllerdeki PKK’lı Bombacı’ya henüz ulaşılamadı. Sanıkların, bombalama günü orda oldukları dahi kanıtlanamadı. Muhtemelen, değillerdi.

Şimdi havan saldırısıyla yeni ‘kör parmağım gözüne’ numaraları. Ergenekon Davası’nda ipin ucunun ne kadar uzun ve nasıl da bırakılmasının sakıncalı olduğunun ‘kanıtı’ olsun.

İpin ucu koyverilmesin Kapatma Davası’nda kurtuldu AK Parti diye.

Bu memleket de safralardan kurtulmayı hak ediyor on yıllardır. Ziyadesiyle.

Radikal / 09.08.08


YAZICIYA GONDER


December
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31 1 2 3 4